Tekil Mesaj gösterimi
Alt 04.Mart.2014, 12:44   #1
 
Hasan Karataş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hasan Karataş
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Kasım.2009
Üye No: 26927
Mesajlar: 2,598
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,570
837 Mesajına 1,572 Teşekkür Aldı
Standart Kayseri'den aile faciası

Bilinç boşalması ile ilgili hep bir şeyler yazmayı ve de sürekli gündemde tutmaya gayret ediyorum. Bilinç boşalması sonucu bireylere imkânları yardımcı olur. Şayet bireyin kendisine yardımcı olacak imkânları yoksa, birey uçuk davranışlar sergilemek zorunda kalmaktadır. Egemen sistem hem bilincini hem de imkânlarını yok ettiği zaman bireyler cinnet hali yaşayabiliyor. Günümüzde bunun örnekleri çoktur. Ancak bunun çok azını ve çok göze çarpanı medya da görebiliyoruz.

Dün internet de gezinirken bir haber dikkatimi çekti. Kayseri’de bir baba önce eşini, sonra 3 çocuğunu bıçakla öldürmüş, ardından 4. Çocuğun okuldan gelmesini beklemiş, çocuğu evin dışında karşılamış ve 11. Kata çıkarmış, ardından oğluna sarılarak ikisi bir boşluğa atlamış ve ölmüşler. Baba 3 gün önce sosyal yardım kurumuna çıkmış ve yardım talebinde bulunmuş.

Şimdi bu olayın üzerine gidelim ve olayı masaya yatıralım.1- Baba kafayı kırmıştır veya borcu vardır diyerek geçiştirmeyi kimse düşünmesin.2- En az kadın cinayetleri kadar ciddi bir olaydır. 3- devletin topluma yaklaşımı düşmancadır. Benzer olayda olduğu gibi, sırtında çocuğunun ölüsünü taşımak zorunda bıraktığı gibi, hassasiyet göstermemiş. 4- babayı canilikle itham etmemeliyiz, zira kendisini de öldürdüğü gibi, çocuklar kendisine aitti, o nedenle çocukları öldürürken hissettiği acıyı tasavvur etmek mümkün değildir.

Burada bilinç birinci faktör olarak öne çıkmaktadır. Babanın imkânları çocukları ile birlikte toplumsal kurallar dairesinde yaşamak için yeterli gelmemiştir. İmkânların yetersiz olunca yaşamsal sorunların çözümüne bilinç yardımcı olur. Baba koşullarını aşarak kurallar dışı yaşamı göze alacak bilinci taşımıyor olmalı ki bu yolu seçmiyor. Baba burada sorunu çözmek için devlete gidiyor ve yardım istiyor. Baba devletin ve kuralların dışında yaşamı kurgulayacak bilinci taşımıyor. Devletten yardım alamayan baba, lanet olsun bu dünyaya diyerek ailesiyle birlikte yaşamdan çekiliyor.

Gerçekte baba hem topluma, hem devlete isyan etmiştir. İsyan anlaşılmıyor. Toplum insan değildir, zira o toplumun içinde bireyler böylesine acı bir şekilde ölmek durumunda kalıyor. Devlet insan değildir. Sonuçlarının ne olacağını hiç düşünmeden, bireylerin hem bilincinin, hem sermayesinin elinden alınması için gerekli tüm koşulları yaratmaktadır.

Devrimciler olarak parasız yaşamak zorunda kalan bireylere bilinç yönünden yardımcı olmalıyız. Parasızlar için dönüşüm sektörüne kâğıt ve naylon toplamalarını doğru bulmuyorum. Orada insani kırılma yaşanıyor. Ayni kedi köpek gibi çöplüklerden yaşıyor insanlar. Parasız yaşam için toplumsal düzeyde büyük çalışmalar yapmak günümüze ait devrimci görevdir diye düşünüyorum.

Kayseri’deki olayın detaylarında farklılıklar olabilir. Zira ben bunu bir internet sitesinden aldım. Önemli olan sonuçtur. Bu sonuçlar bizim gibi toplumlarda çokça yaşanmaktadır. Kayseri’deki birey cahil veya gerici olabilir, bizler açısından hiç önemli değil, bizler gerçek insanız, insanın acısından biz anlarız.
______________________________________________________
"Docendo discitur"
Hasan Karataş isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla