Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > "SF" DÜNYA AJANSI > AMERİKA > Latin Amerika

Sol Gazete

Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Zapata'nın Köylü İsyanı'ndan Obrador'a Yüzyıllık Meksika Devrimci Mücadelesi
Cevaplar
4
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
64
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 04.Temmuz.2018, 22:16   #1
 
Kazcynski - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kazcynski
Emekçi
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 05.Nisan.2008
Üye No: 7057
Bulunduğu yer: Yeryüzü
Mesajlar: 2,403
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 982
834 Mesajına 1,971 Teşekkür Aldı
Standart Zapata'nın Köylü İsyanı'ndan Obrador'a Yüzyıllık Meksika Devrimci Mücadelesi

20. yüzyılın ilk köylü ayaklanmasını yapan Zapata önderliğindeki Meksika devrimci mücadelesinin geçen günlerde seçimleri kazanan Obrador'a kadar yolculuğunu bir başlıkla onurlandırmak lazım.
______________________________________________________
'Şiddet her zaman kötü değildir. Kötü olan şiddete duyulan tutkudur.' Jim Morrison

Kazcynski isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.Temmuz.2018, 22:17   #2
 
Kazcynski - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kazcynski
Emekçi
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 05.Nisan.2008
Üye No: 7057
Bulunduğu yer: Yeryüzü
Mesajlar: 2,403
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 982
834 Mesajına 1,971 Teşekkür Aldı
Standart

35 yıl süre ile Meksika üzerinde feci bir diktatörlük kurmuş olan P. Diaz; Pancho Villa, E. Zapata ve P. Orozco’nun yönetimindeki isyancı köylü orduları tarafından devrilmişti.



Meksika’da1876’da iktidara gelen Diaz, ikinci defa seçilmeye karşı olduğunu duyurmuştu! Diaz, Meksika’yı ABD’den ve Avrupa’dan gelen yabancı sermayeye açtı. Ülke kaynaklarının yağmalamasına katkıda bulunacak olan yeni bir sanayinin oluşup limanların, kara ve demiryollarının inşasına başlandı: Ülke orta bölgelerinde şeker, kuzeyde besicilik, güneyde kahve ve madencilik ve petrol ticareti gelişti.

Yoksul köylüler köle muamelesi görüyordu. Nüfusun yüzde birini oluşturan zenginler, ülke topraklarının yüzde 97’sine el koymuştu. Nüfusun yüzde 96’sı ise toprakların yüzde birini paylaşıyordu! Buna karşı çıkanlara karşı feci baskı uygulanıyordu. 1907’de patlayan bir tekstil grevi (Rio Blanco katliamı diye bilinir) 200 işçinin katledilmesiyle bastırıldı. 1908’de patlak veren birkaç köylü isyanı kanla bastırıldı.

İsyancılara önderlik edenler, radikal bir toprak reformu, köylülerin borçlarının silinmesini, kamu topraklarının ve ekilmeyen toprakların köylülere dağıtılmasını, 8 saatlik iş gününü, çocukların çalıştırılmasının yasaklanması, asgari bir ücretin belirlenmesi, haftada bir günlük tatil gibi istekleri öne sürdüler. Kısaca “toprak ve özgürlük” istiyorlardı.

Diaz 1908’de, 1910 seçiminde aday olmayacağını açıkladı. Morelos bölgesindeki bir toprak ağası, Madera, buna inanıp aday oldu. Madera’nın seçim kampanyası başarılı gidiyordu. Diaz seçim gününden birkaç gün önce Madera’yı tutukladı ve böylece Diaz seçimi yeniden kazandı! Madera bu sonuçları kabul etmeyip firar etti ve 20 Ekim 1910’da ayaklanma çağrısında bulundu. İlk ayaklananlar Pancho Villa önderliğindeki bazı yoksul köylüler ve Orozco önderliğindeki bir grup madenci oldu. Mart 1911’de ise Morelos bölgesindeki yoksul köylüler, Zapata önderliğinde ayaklandı.

21 Mayıs 1911’de Diaz ülkeyi terk edip Paris’e sığınmak zorunda kaldı. 7 Haziranda Madero, başkent Meksiko’ya yerleşti ve 6 Ekim’de yüzde 90 oy alarak cumhurbaşkanı seçildi. Ancak Madero sözünü tutmayıp toprağı köylülere dağıtmadığı için Zapata ve emrindeki köylü ordusu, Madero’ya karşı ayaklandı. Madero, general Huerta yönetimindeki askeri güçleri Zapata’ya karşı kullandı. Sonra da Huerta saf değiştirerek ABD saflarına geçip Madero’yu önce tutukladı sonra da 22 Şubat 1913’te öldürdü. Ardından Huerta, Carranza isimli bir eski Diaz senatörü ABD desteğiyle Huerta’yı devirip, devrimden zarar gören ABD’li ve Meksikalı mülk sahiplerine tazminat ödeyeceğini açıkladı. Ama Carranza da ayaklanan köylü ordularına karşı koyamadı ve Villa ile Zapata orduları 1914 yılı sonunda Meksiko’yu ele geçirdi. Ancak kentlerde işçi sınıfının bir devrimci önderliği olmadığı için bölgelerinde tek başlarına kalan köylü orduları, General Obregon’ın ordularına yenildiler. Obregon, Zapata ve Villa’yı da katlederek 1920’de iktidarı ele geçirdi. 1929’da iktidara gelen General Calles Devrimci Düzen Partisi’ni kurdu ve bu parti, sendika bürokratlarının da desteğiyle iktidarı 20’inci yüzyılın sonuna kadar tekelinde tuttu.

Alıntı: http://www.sinifmucadelesi.net/spip.php?article579
______________________________________________________
'Şiddet her zaman kötü değildir. Kötü olan şiddete duyulan tutkudur.' Jim Morrison

Kazcynski isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.Temmuz.2018, 22:25   #3
 
Kazcynski - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kazcynski
Emekçi
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 05.Nisan.2008
Üye No: 7057
Bulunduğu yer: Yeryüzü
Mesajlar: 2,403
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 982
834 Mesajına 1,971 Teşekkür Aldı
Standart

Meksika'da bir köylü ayaklanması gerçekleşmiş ve getirdiği yeni rejim diğerlerinden daha çok halka dayalı bir yönetim kurmuştu. İhtilalin liderleri ne ABD ve Avrupa'da eğitim görmüş aydınlar ne de halk için halka rağmen özgürlük sloganı ile hareket eden askerlerdi. İhtilalin başında olanlar köylüler, modern okullarda okumamışlar fakat bu okullarda okuyup ta ülkelerini diktatör biçiminde yönetenlere özgürlüğün ne demek olduğunu göstermek istemişlerdi. İsyanın lideri Emiliano Zapata, yaklaşık 10 yıl süren köylü ayaklanmasını yönetmiş, hükümet güçleri ile girdiği savaşı kaybederek söylediği "Diz çökerek yaşamaktansa ölmek yeğdir " sözüne bağlı kalarak 1919'da öldürülmüştü.

1907'de New York borsasının krize girmesi ABD'li yöneticilerin gözünü Meksika'ya dikmelerine neden olmuştu. ABD'lilerin desteğiyle dikta bir yönetim kuran Porfirio Diaz, köylülerin topraklarına el koyarak Amerikan borsasını sübvanse etmeye çalıştı. Bir toprak ağası olan Francisca Modero köylülere topraklarını vereceğini iddia ederek Diaz'a karşı isyanı başlatır. Ellerinden toprakları alınan Zapata ve dört bin arkadaşı isyana katılarak toprakları için savaşırlar. İsyan başarıya ulaşır ve Diaz diktası yıkılır. Modero toprak reformu yapar ama köylülere hak ettiklerinden daha az toprak verir. Zapata, toprakların köylülere ait olduğunu ve topraklara ne ekip ekmeyeceğine köylülerin karar verebileceğini söyleyerek Modero'ya karşı isyanını başlatır. Modero bir askeri darbe ile ile devrilir ve öldürülür. Yerine geçen Carranza'da köylülere toprak vermek niyetinde değildir. Zapat liderliğinde köylüler tekrar ayaklanır, isyan başarıya ulaşır ve başkent Mexico City Zapata liderliğindeki köylülerin eline geçer.

Zapata, amaçlarının devleti ortadan kaldırmak olmadığını yalnız köylülere daha fazla hak verilmesini söyleyerek Anayasalcı hükümete ve orduya dokunmaz. General Carranza Zapata'nın bu hatasını affetmez ve ABD'den aldığı destekle ordusunu güçlendirir ve dört yıllık Zapata idaresine son vererek başkenti tekrar ele geçirmeyi başarır. Zapata yenilgiyi kabul etmez ve Güney Meksika'nın kırsal bölgesine çekilir. Köylülerden oluşan yeni bir ordu kurar. Devlet Başkanı Carranza, Zapata'ya tekrar isyan etmemiesi karşılığında toprakların köylülere verileceğini söyler. Zapata, Cararanza'nın bu teklifini kabul eder, yalnız anayasal bir reform yapılmasını ister ve yeni oluşacak hükümet konseyinin halk temsilcilerinden oluşmasını, hükümet sözünü tutana kadar silahlarını bırakmayacaklarını söyler. Fakat

Carranza sözünü yine tutmaz, Zapata hazırlattığı Ayala Plan taslağına uymaz ve uzlaşma sağlanması için Albay Guajorda'yı görevlendirir. Fakat Guajordo'nun asıl amacı uzlaşmak değil Zapata'yı öldürmektir. 10 Nisan 1919'da bir köyde Zapata'yı öldürmeyi başarır. 20 Kasım 1910'da Zapata ihtilali ölümü ile bittiği sanılırken köylüler tekrar isyan eder ve Carranza'nın muhalifi general Obregun'un güçlerine katılırlar. Obregun, köylülerin desteğiyle Carranza idaresini devirir ve köylülere 1 milyon hektar toprak dağıtır. Fakat Obregun bu toprakları yalnız Zapata'nın etkisi olduğu köylülere dağıtır Kuzeyli köylülere vermez. Köylüler de hiçbir zaman topraklarının gerçek sahibi olamazlar.

Kaynak: Zapata, Meksika'da Köylü Devrimi, Robert. Millon,
______________________________________________________
'Şiddet her zaman kötü değildir. Kötü olan şiddete duyulan tutkudur.' Jim Morrison

Kazcynski isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.Temmuz.2018, 22:32   #4
 
Kazcynski - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kazcynski
Emekçi
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 05.Nisan.2008
Üye No: 7057
Bulunduğu yer: Yeryüzü
Mesajlar: 2,403
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 982
834 Mesajına 1,971 Teşekkür Aldı
Standart

"AMLO": Andrés Manuel López Obrador: Meksika'nın Trump'a meydan okuyan 'düzen karşıtı' yeni lideri...



Meksika'da son yapılan devlet başkanlığı seçimini, sol ittifak partisi National Regeneration Movement'ın (MORENA) adayı Andrés Manuel López Obrador kazandı.

3. kez girdiği seçimi bu kez kazanan kısa adıyla "Amlo", radikal bir dönüşüm ve yolsuzluğu bitirme vaadi verdi.

64 yaşındaki Obrador, heyecan verici popülist söylemleriyle seçim mitinglerine büyük bir kitleyi çekmeyi başardı.

Seçim öncesi yapılan kamuoyu araştırmalarında da öndeydi.
Siyasetle geçen bir yaşam

13 Kasım 1953'te Meksika'nın kırsal Tepetitán kentinde doğan ve esnaf bir ailenin çocuğu Obrador, siyasi kariyerine iktidardaki Kurumsal Devrim Partisi (PRI) için çalışarak başladı.

1986'da hayal kırıklığına uğramış olarak, partiden kopan bir harekete katıldı, bu hareket daha sonra Demokratik Devrim Partisi'ne (PRD) dönüştü.

2000 yılında, PRD'den başkent Meksiko City için belediye başkanı seçildi.

Belediye başkanlığı dönemi, yaşlılar için sosyal refah projeleri ve şehrin altyapısını güçlendirme çalışmalarıyla bilindi.

2006'da devlet başkanlığı için ilk kez adaylığını koydu ve Felipe Calderón'a az bir farkla yenildi. Bu seçim, Meksika'nın modern tarihindeki en tartışmalı seçim olarak kayda geçti çünkü iki rakip arasındaki fark yüzde 0,56'ydı.

Obrador sonuçlara karşı kitlesel protesto gösterileri düzenledi ve seçimlerde hile yapıldığını öne sürdü. Destekçileri başkentte aylarca kamp kurdu ve trafiği bloke etti.

2012'de yeniden seçilmeyi denedi Obrador ama bu kez de PRI adayı Nieto'ya yenildi.

Bu sefer ise kazanan o oldu.



'Kamulaştırma yapmayacağım'

Muhalifleri Andrés Manuel López Obrador'un ülkeyi "Venezuela'ya çevirme" riski olduğunu görüşünde.

Eski Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez'in kamulaştırmalarını hatırlatan muhalifleri, Obrador'un Meksika ekonomisini Venezuela'daki gibi enkaza çevirmesinden endişeli.

"Amlo" ise Venezuela liderleriyle karşılaştırılmayı reddediyor, kamulaştırma yapmayacağını, görev süresi bittikten sonra yeniden aday olmayacağını söylüyor.


Destekçileri başkent Mexico City sokaklarına dökülerek seçim zaferini kutladı

Andrés Manuel López Obrador bununla birlikte, görev süresi dolan Devlet Başkanı Enrique Pena Nieto döneminde devlete ait petrol şirketi Pemex'in şirketlerle yaptığı anlaşmalarda yolsuzluk yapılıp yapılmadığını gözden geçireceğini söylemişti.

Seçildikten sonra yaptığı ilk açıklamalardan biri de bu oldu.

Obrador, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, petrol anlaşmalarını "tek tek" gözden geçireceğini söyledi.

Yenilenme mesajı, yolsuzluktan, suçtan ve ekonomik zorluklardan bıkmış olan seçmenlerde yankı buldu,

Obrador ekonomik büyüme, iş ve sosyal kalkınma programları vaadetti.

Bir seçim mitingi sırasında, "Barışçıl bir dönüşüm gerçekleştireceğiz, düzenli ama kökten, hatta radikal" dedi ve "yolsuz rejimi kökünden temizleme" sözü verdi.

'Güç mafyası'na muhalif

Kendisini mevcut düzene karşı bir aday olarak tanıtan Obrador, en büyük eleştirisini, Meksika'yı on yıllardır yöneten, "güç mafyası" olarak tanımladığı yöneticilere yöneltti.

Vaatleri arasında gençler için burs, yaşlılar için sosyal yardım imkanlarını artırmak da vardı.

'Meksika'nın sahibi gibi davranmakla" suçladığı ülkenin önde gelen iş insanlarıyla girdiği laf dalaşının ardındansa zeytin dalı uzatarak, özel sektörle iyi ilişkiler istediğini söyledi Obrador.

'Uyuşturucu savaşı'na son vermek istiyor

Solcu lider, Meksika'da uyuşturucu kartellerinin birbirleriyle mücadelesi neticesinde cinayet oranının zirve yaptığı bir zamanda, "barışı getirme ve savaşa son verme" sözü de verdi.

Şimdiki Devlet Başkanı Nieto ve selefi Felipe Calderón gibi uyuşturucuya karşı ordu öncülüğündeki savaş stratejisine devam etmeyeceğini açıklasa da, kendi güvenlik stratejisi netlik kazanmış değil.

Suçlulara af tanınması önerisini ortaya attığında eleştiriyle karşılaştı, hatta dalga konusu oldu.

Pazar günü yapılan yeni devlet başkanılığı ile genel ve yerel seçimler öncesi 100'den fazla siyasetçi öldürüldü.

'Trump, Meksika'yı şamar oğlanı yapamayacak'

ABD Başkanı Donald Trump'ın Meksika'ya yönelik düşmanca tutumuna Obrador, gururlu bir şekilde meydan okudu.

Meksika'yı Trump'ın "şamar oğlanı" haline getirmesine izin vermeyeceğini söyledi ancak ABD ile "arkadaşlık" ve "karşılıklı saygı" istediğini de kaydetti. Herhangi bir ticaret savaşına girmekten kaçınacağını da sözlerine ekledi.

Obrador, Trump'ın göçmen karşıtı politikalarını ise "sorumsuz" ve "ırkçı" olarak nitelendirmişti.

BBC Türkçe
______________________________________________________
'Şiddet her zaman kötü değildir. Kötü olan şiddete duyulan tutkudur.' Jim Morrison

Kazcynski isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.Temmuz.2018, 22:41   #5
 
Kazcynski - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kazcynski
Emekçi
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 05.Nisan.2008
Üye No: 7057
Bulunduğu yer: Yeryüzü
Mesajlar: 2,403
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 982
834 Mesajına 1,971 Teşekkür Aldı
Standart

Obrador: Koruma istemiyorum, halk beni korur

Meksika'nın uzun yıllar sonra iktidara getirdiği ilk solcu Devlet Başkanı Andrés Manuel López Obrador, yakın koruma kabul etmeyeceğini, başkanlık sarayına yerleşmeyeceğini ve maaşında indrime gideceğini söyledi. Obrador ''Koruma istemiyorum, yurttaşlar bana sahip çıkar, beni korur'' diye konuştu.

Meksika'da 2006'dan beri girdiği başkanlık seçimlerini üçüncü seferde açık ara farkla kazanan solcu siyasetçi Andrés Manuel López Obrador, kısaca AMLO, ''Yalan söylemeyeceğiz, çalmayacağız, halka ihanet etmeyeceğiz. Çok yaşa Meksika'' sloganı uyarınca başkanlık sarayını ve koruma kalkanını reddetti.

Meksika, sağcı devlet başkanlarının uyuşturucuya savaş ilan edip orduyu bu savaşa sokmasından beri 10 yılda 200 binden fazla kurban verdi. Bu şiddet bataklığı devletteki yolsuzluk ve toplumsal yozlaşmayı da içinden çıkılmaz hale getirdi. Ancak Meksika'nın uzun yıllar sonra iktidara getirdiği ilk solcu lider olan Amlo, yakın koruma kabul etmeyeceğini, çünkü halka yakın olmak istediğini duyurdu.

Sputnik'teki habere göre, mitinglerinde ''Korumalarla çevrelenmiş halde dolaşmak istemiyorum. İstiyorum ki siz beni gözetin, istiyorum ki halk bana sahip çıksın'' diye konuşan 64 yaşındaki solcu lider, seçim zaferini takiben koltuktaki Enrique Peña Nieto ile görüşmesinin ardından basına açıklama yaptı. Ve yine ''Koruma istemiyorum, yurttaşlar bana sahip çıkar, beni korur'' dedi.

'BAŞKANLIK SARAYI SANAT MERKEZİ OLACAK'

Başkent Meksiko'da bulunan 19. yüzyıldan kalma devasa ve şatafatlı başkanlık sarayında (Los Pinos) yaşamayacağını belirtti. Meksiko'nun varoşlarında düzenlediği mitinglerde ''Hiçbir türden malikanede yaşamayacağım'' diye konuşurken başkanlık sarayını 'Meksika halkı için bir sanat merkezine dönüştürmekten' söz etti.

'BAŞKANLIK UÇAĞI SATILACAK'

Başkanlık uçağını satacağını ve üst düzey yetkililerin ülkenin bir yerinden diğerine özel uçak ve helikopterle gitmelerini yasaklayacağını söyledi. ''Tüm bunlar sona erecek, halk yoksulken hükümet zengin olamaz'' dedi.

'DEVLETİN TEPESİNDEKİLERİN MAAŞLARI DÜŞECEK'

Hem başkanlık maaşını hem de 'altın bürokrasi' diye niteleiği bürokratik yetkililerin yüksek maaşlarında indirime gideceğini söyledi. Yolsuzluk skandallarıyla lekelenen selefi Peña Nieto'nun aldığı maaşın yarısını alacağı sözünü verirken ''En tepedekilerin maaşlarını azaltacağız ki en alttakilerin maaşlarını arttırabilelim'' vurgusu yaptı. ''Öğretmenler, hemşireler, doktorlar, temizlik işçileri, polisler, askerler, denizciler, tarım işçileri… Hepsi daha fazla kazanacak'' vaadinde bulundu.
______________________________________________________
'Şiddet her zaman kötü değildir. Kötü olan şiddete duyulan tutkudur.' Jim Morrison

Kazcynski isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Çark Dönecek Çekiç Vuracak Sosyalist İktidar Kurulacak!
Saat...


Powered by vBulletin | Hosted by Linode.com