Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > HAKLILAR BİRLİĞİ MANİFESTOSU - KOMÜNİST PARTİ MANİFESTOSU > Haklılar Birliği Manifestosu

Sol Gazete

Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Devrimci-Diktatörlük anlamı ve marks-izm
Cevaplar
32
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
2761
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 06.Ocak.2018, 10:07   #26
 
Hasan Karataş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hasan Karataş
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Kasım.2009
Üye No: 26927
Mesajlar: 2,588
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,563
833 Mesajına 1,563 Teşekkür Aldı
Standart

"Bize göre komünizm, ne yaratılması gereken bir durum, ne de gerçeğin kendisine göre düzenlemek zorunda olacağı bir ülküdür. Biz bugünkü durumu ortadan kaldıracak gerçek hareke komünizm diyoruz." Marks ve Engels Alman ideolojisi

“ Kapitalist toplum ile komünist toplum arasında, birinden ötekine devrimci dönüşüm dönemi yer alır. Buna da bir siyasal geçiş dönemi tekabül eder ki, burada, devlet proletaryanın devrimci diktatörlüğünden başka bir şey olamaz.

Program ne şimdiki devleti ne de komünist toplumdaki geleceğin devletini ele almıştır.” Marks Gotha Programının Eleştirisi

***

Marks Gotha programı eleştirisinde proletarya diktatörlüğünü geçiş dönemi olarak tanımlamıştır. Yani PD komünizmin kendisi değil, komünizme geçiştir demektedir. Kapitalizm ile komünizm arasında bir köprüdür.

Kapitalizmden komünizme geçiş doğrudan mümkün değil midir? Marks Alman ideolojisinde de buna da açıklık getirmiştir. Marks bugünkü durumu ortadan kaldıracak gerçek harekete komünizm diyor. Bugünkü durumu ortadan kaldıracak gerçek harekete komünizm diyor.

Marks PD yi kapitalizmi ortadan kaldıracak gerçek hareket olarak görmektedir. Zira PD için devrimci dönüşümler dönemi demiştir. Devrimci dönüşümler yaftası, gerçekte bugünkü durumun ortadan kaldırdığını anlatmaktadır. Marks neden gerçek hareket diyor? Gerçek hareket, devrimci harekettir. Hem devrimci bir tarzla ve hem de bugünkü durumu ortadan kaldırdığı için PD komünizmdir. PD devletli komünizmdir ve kendi başına toplumsal bir formasyon değildir. PD komünizm kapsamı içindedir.

Komünizme geçiş, devrimci tarzda olacak demiştir. Bunun da adı PD dir demiştir. Silgikafa arkadaş ısrarla PD yi komünizmden ayırmak istemektedir. Alman ideolojisinde bugünkü durumu ortadan kaldıracak gerçek harekete komünizm diyor. Gotha programında da bu hareketin adının PD olduğunu söylemektedir. Yani Marks PD için geçiş dönemi demekle birlikte PD için komünizmdir de demektedir. Örneğin. Yine Gotha programı eleştirisinde şunları demektedir. “Program ne şimdiki devleti ne de komünist toplumdaki geleceğin devletini ele almıştır.” Marks komünist toplumdaki devletten söz etmektedir. Marks tabi ki “devlet insana aykırı ilişkilerin tezahürüdür” diyecektir. Ayrıca komünist toplumdaki devlet tabirinden sözediyorsa işte bu devlet PD den başka bir biçim değildir. Sonuç olarak, Marks PD yi hem devlet olarak nitelemiş ve hem de komünist model olarak nitelemiştir.
______________________________________________________
"Docendo discitur"
Hasan Karataş isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06.Ocak.2018, 22:49   #27
 
Silgikafa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Silgikafa
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 16.Ağustos.2007
Üye No: 1667
Mesajlar: 297
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 1
13 Mesajına 24 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
v-for-Raperîn Nickli Üyeden Alıntı
Silgikafa: Devletin olduğu yerde sınıf vardır. Devlet aygıtı sınıflı toplumlar ile vardır.

ben: baskı aracının eklemişim , aslında insana aykırı ilişkilerin tezahüdür demen de aynı kapıya çıkar.

sınıflar var ise devlet var. devlet var ise sınıflar var , kel hasan ile hasanın kelliği.
Yani bu konuya çok girmek istememiştim. Ama küçük bir tesadüf eseri değinelim o halde.

Leninistler, devleti bir baskı aracı olarak tarif ettikten sonra; eğer devleti biz ele geçirirsek o halde biz ''onları'' baskı altında tutarız varsayımına gelir ve devleti işçi sınıfının elinde - aslında kendi elinde güzellemiş olur. Bir sürü süslü lafları, oradan buradan alıntıları yahut uzun uzun paragraflarının altında hep bu gerçek vardır: Devlet aygıtını biz ele geçirelim sonra biz ''öncü güç'' olarak komünizmi kurarız.

Bu sebepten dolayıdır ki ben doğrudan devletin bir baskı aracı karakterini vurgulamadan önce devletin sınıflı toplumlara ait bir aygıt olduğunu belirtmek isterim. Bir baskı aracı olsun olmasın bu durum benim için ikinci sınıftır. Aslolan onun sınıflı toplumlara ait olmasıdır.

saygılarımla,
Silgikafa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06.Ocak.2018, 22:57   #28
 
v-for-Raperîn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
v-for-Raperîn
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 04.Mart.2014
Üye No: 49566
Bulunduğu yer: minnacık mavi gezegen
Mesajlar: 1,102
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 238
479 Mesajına 907 Teşekkür Aldı
Standart

ben , suyu nasıl buharlaştıracağını ve yöntemini sordum. sorumu es geçip takışmaya yönelik sorularla geliyorsun. konuyu özünden saptırıp kişiselleştimye çalışıyorsun gibi geldi. yanılıyor olabilirim ama bu yanılgıyıda senin izah etmen gerek.

güzelleme falan yok.
yöntem sordum. sihirli değneğinin neler yapacağın sordum ve nasıl yapacağını sordum.

yani sanki birde siz marxı anladınız da lenin anlamamış gibi anlatıyorsun. en başından yazdım herkez kendi algısına göre yorumlar, ve konuya yorumlama ile bakılmaması gerektiğini ve gerçekliğin üzertinden somutla açıklanması gerektiğini anlatmaya çalıştım birde video koydum ki ardında dedim ki binlerce yılın kalıntısını bir anda nasıl yok edeceksin.

varsa yanıtın yaz.
benim pd ci olup olmadığım değil konu.
v-for-Raperîn isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06.Ocak.2018, 23:19   #29
 
thkctuzla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
thkctuzla
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 06.Mart.2017
Üye No: 55226
Mesajlar: 96
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 17
13 Mesajına 19 Teşekkür Aldı
Standart

banımı kaldırırmısınız
thkctuzla isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
thkctuzla Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 07.Ocak.2018, 04:35   #30
 
Hasan Karataş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hasan Karataş
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Kasım.2009
Üye No: 26927
Mesajlar: 2,588
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,563
833 Mesajına 1,563 Teşekkür Aldı
Standart

Devletlerin kökü burjuva toplumlardır. Bu kök devletleri ilerletir. Eski sosyalizm ilerleyen devletlerdir. O halde eski sosyalizm için net bir biçimde burjuva toplumdur diyebilir miyiz? Evet, net bir biçimde burjuva toplumdur diyebiliriz. Zira sermaye üreten tüm toplumlar burjuva toplumlardır. Bunlara antik çağların uygar devletlerini de dâhil edebiliriz.

Burjuva toplumlar sınıflı toplum olmakla birlikte gerçekte sermaye üreten toplumlardır. Eski sosyalist siyasileri eleştirmek çok anlamlı olmuyor. Zira o devletlerin kökleri burjuva toplumların derinliğinden çıkarılmamıştır.

Bugün, dünya boyut, devletlerin kökleri burjuva toplumların içerisinde midir? Bugün burjuva toplumlar ölüp gitmektedir. Bugünün toplumları burjuva toplum değildir. Resmi daha net görebilmek için şöyle düşünelim. Eski sosyalizm burjuva toplumdur. Bu zamanın toplumsal işleyişi burjuva toplum değildir.

Devletlerin kökleri eski toplumda, yeni toplumsal biçimler ise devletleri ilerletmiyor. Tersine yeni toplumsal biçimlerle, devletler çatışmaktadır. Devletlerin kökleri boşlukta kalmıştır. Devletler, bu zamanda radikal dönüşümlerle köklerine hayat aramaktadırlar. Eski sosyalizmin radikal biçimde terk edilmesi, gerçekte sosyalist devletlerin kurtuluşudur. Yine ayni biçimde ABD’nin radikal dönüşümü, yani Trump'ın yeni emperyalist siyaseti, gerçekte Amerikan devletinin kurtuluşu siyasetidir.

Bu yazdıklarım, tartışma konumuzu aşan bir derinlik muhteva etmektedir. Asıl tartışmamızla ilgili bir iki laf ederek kapatayım. Yeni sosyalizmin devletli olması mümkün değildir. Zaten sosyalizmin kendi doğası da devletli değildir. Devletli sosyalizm öz biçim çelişkili sosyalizmdir. Yeni sosyalizm bu çelişkiyi ortadan kaldıracaktır. Kolay anlaşılsın diye örnek vereyim; sosyalist cumhuriyet önermeleri komünist ufkun gölgesinde bile yer alamaz.
______________________________________________________
"Docendo discitur"
Hasan Karataş isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07.Ocak.2018, 23:58   #31
 
Silgikafa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Silgikafa
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 16.Ağustos.2007
Üye No: 1667
Mesajlar: 297
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 1
13 Mesajına 24 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Yeni sosyalizmin devletli olması mümkün değildir. Zaten sosyalizmin kendi doğası da devletli değildir. Devletli sosyalizm öz biçim çelişkili sosyalizmdir. Yeni sosyalizm bu çelişkiyi ortadan kaldıracaktır. Kolay anlaşılsın diye örnek vereyim; sosyalist cumhuriyet önermeleri komünist ufkun gölgesinde bile yer alamaz.
Hasan Karataş beyden alıntıdır.

Merhaba,

Alıntı yaptığım kısımın altına belki bir kaç kelime haricinde imzamı atarım. Onun üstünde yazdıklarınızı açıkçası çok anlayamadım, kusuruma bakmayın. İşçi sınıfının bu boyuttaki geri çekilmişliği karşısında aslında ne tartışsak boş gibi duruyor fakat devletli/devletsiz tartışması yahut PD sosyalizm mi değil mi tartışması gibi elzem konular, işçi sınıfının bu derin dinlenme sürecinde ilerisi için faydalı olacaktır.

Cumhuriyet diye adlandırdığımız kavram daha çok demokratik bir devlet düzenine aittir. Yani en baştan Cumhuriyeti kabul etmek devletin bir biçimini onaylamak ve devleti kabul etmektir. Bir devletsiz teori olarak sosyalizm ile cumhuriyet kavramları aslında biri diğerinin karşıtı iki benzemez gibidir.

Sosyalizm insana aykırı sistemin reddiyesidir. İnsana aykırı ilişkilerin eleştirisidir. Fakat cumhuriyet, insana aykırı ilişkilerin sonucu olarak yani tarih öncesi zihni uçuk insan faaliyetleri sonucu yaratılmış ve dönüp kendi yaratıcısını tahakkümü altına almış devlet aygıtının bir değişik ve bir çok modelinden biridir.

Sosyalist cumhuriyet bir leninist teori olarak ''devlet ve devrim'' tandanslı politik açılımdır. Sosyalist cumhuriyet denilerek anlatılmak istenen devletleştirilmiş üretim araçlarıdır, laikleştirilmiş insanlardır, kanun önünde eşit yurttaşlardır. Sosyalist cumhuriyet sosyal adalet istemi ile göz kırpılan kemalistler, laikler vs. gibi kesimlerdir.

Bu kadar sığ bir politik açılım ile koca kurtuluş teorisini tahrif ediyorlar.

saygılarımla,
Silgikafa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Silgikafa Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 15.Ocak.2018, 08:44   #32
 
Tripoli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tripoli
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 17.Aralık.2015
Üye No: 54383
Mesajlar: 304
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2
80 Mesajına 132 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Silgikafa Nickli Üyeden Alıntı


Kendi kendilerini yönetmek isteyen dünya insanlarının birbiri arkasına patlattıkları devrimler çağını düşünelim; mahalle mahalle, sokak sokak, fabrika fabrika, AVM AVM, hastane hastane kurulmuş konseyleri düşünelim. Bu konseyler öncelikli karşısına çıkan her insana aykırı ilişkiyi paramparça edecek. Ben bundan bahsediyorum.

saygılarımla,
silgikafa
Anlatım güzel de ben mesela AVM konseylerinin, ne bileyim bir Amerikan F-16 filosunun saldırısına karşı tam olarak nasıl şifa olacağını anlamadım. Ya da selefi bir intihar bombacısına.

Ülkelerindeki İslamizasyon ve radikal dinci eğilimlerin artışı yüzünden katledilme, sürülme korkusuyla yaşayan insanlara sunacağımız çözüm, kapitalizmin "cennet" ülkelerindeki kardeşlerinin bir dünya devrimi fikrine ikna olmasını beklemeleri mi? Aldığı ücretle barınma, ısınma ve beslenme ihtiyaçlarını ucu ucuna karşılayan işçilere sunacağımız çözüm, reel gelirleri kendilerinin 20 katı olan diğer ülkelerdeki işçi kardeşlerinin bir devrime ikna olmasını beklemeleri mi?

Sosyalist devlet fikrinin reddiyesi söylem olarak güzeldir ama bir aygıtın reddiyesi, o aygıtı zorunlu kılan faktörler, reddiyeyle birlikte ortadan kalkmayacaksa bir anlam ifade eder mi? O aygıtı zorunlu kılan faktörlere karşı gerçek alternatifler ortaya koymayan fikirlerin, 80 yıldır dünyadaki toplumsal mücadelelerde dış kapının mandalı konumunda olması şaşılacak bir şey midir?
Tripoli isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15.Ocak.2018, 08:57   #33
 
Tripoli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tripoli
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 17.Aralık.2015
Üye No: 54383
Mesajlar: 304
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2
80 Mesajına 132 Teşekkür Aldı
Standart

Cumhuriyet, laiklik, demokrasi, hukuk devleti...

-Bu yasal düzenlemeler, hukuk devleti ilkesinin açık ihlali, bu maddeler kabul edilirse yargı tamamen iktidarın emrine girecek.
-Hukuk zaten iktidarın fahişesidir. Sanki şimdi çok mu bağımsız?

-Bu adımlar direk laikliği hedef alan adımlar. Net olarak karşı duruş sergilemek gerekir.
-Aman sanki gerçek anlamda laiklik var da bu ülkede! Diyanetin olduğu bir ülkede laiklik olabilir mi? Kemalist misin sen? O laik Kemalsitler zamanında...

-Cumhuriyetin kazanımları tehdit altında. Adamlar resmen cumhuriyeti tasviye ediyor.
-Hangi cumhuriyet? Ne kazanımları varmış! Kapitalist cumhuriyeti savunmak sana mı kaldı?

-Abi nereye?
-Burada artık ne inancımız yüzünden can güvenliğimiz var, ne hukuki olarak kendimizi savunabilme şansımız var ne de demokratik alanda faaliyet gösterme imkanımız var. Ben Avrupaya kaçıyorum.
Tripoli isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Çark Dönecek Çekiç Vuracak Sosyalist İktidar Kurulacak!
Saat...


Powered by vBulletin | Hosted by Linode.com