Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > SİYASET > Bizden Makaleler

Sol Gazete

Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Biçimlendirirken Biçimlenen İnsanlık
Cevaplar
29
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
965
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 17.Ocak.2018, 11:37   #26
 
Hasan Karataş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hasan Karataş
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Kasım.2009
Üye No: 26927
Mesajlar: 2,598
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,570
837 Mesajına 1,572 Teşekkür Aldı
Standart

Partizan arkadaş


Yazdıklarınız yazdıklarıma yanıt olmuyor.

Sanki “işçi sınıfının modern köle olma durumunu savunuyormuşuz ve bundan dolayı ABD başkanını kutluyormuşuz” gibi anlatıyorsun. Oysa yazılarım çok farklı içerikler anlatıyor.

Köle isyanları oldu ancak bu isyanlar özgürlüğe gidemezdi ve gitmedi.
Kölecilikten, modern proletaryaya geçiş bir devrimdir. Yani tasmanın genişletilmesi veya gevşetilmesi değildir.


Kölecilikten işçi sınıfına geçiş ABD koşullarında yaşandı. Özgün bir durumdur. Afrika’nın kölesi ABD’nin kapitalisti ile makineli üretim koşullarında buluşmuştur.


Üretim güçleri ile üretim ilişkileri uyuşmuyordu. Bu çelişki, devrimci bir tarzda ve kısa bir zamanda çözümlendi. Köle sınıfı, modern işçi sınıfı konumuna evrildi. Makineli üretimin kölelerle devam etmesi mümkün değildi.


Kapitalist üretim kölelerle devam edemezdi. Bu üretim, tüketimle sonlanmadığında devam edilebilir değildi. Kölelerin satın alma güçleri yoktu. O zamanki kapitalizm, kendisi içinde bir açılıma muhtaçtı.

Kölelerin proleterleşmesi, kapitalizminde önünü açıyordu. Marks burada farklı bir şey görüyordu. Yeni bir evreye geçen köleler artık yeni bir ufukla buluşacaktı. Bu ufuk proleter devrimdi.

Bir önceki yazımda size yazmış olduğum bu 5 paragraf neleri anlatıyor. Bunlara karşılık yazman gerekirken bana şunları anlatıyorsun: “Kendi halinde bir insan var(şimdikinden katbekat özgür)ben,keyfi çıkarlarım için onu kölem yapıyorum(Zincirlere vurup binlerce kmden getiriyorum).Ev işlerimi görüyor,sonra basit ev aleti çıkıyor(köle üretimidir),yapması gerekenler azalıyor.Sonra diyorumki sevgi paylaşma gibi kavramlar var! buda insan bari nisbeten hakkı olsun;İşçileştiriyorum sigortasını yapıp kendi evi barkı olsun,azad ediyorum.Her halükarda gelip yarım gün kadar benim arzularımın giderilmesi için çalışacak,ne kadar da yufka yürekliymiş Bay lincoln!.İnsanlık size çok şey borçlu!”

Bunları yazman, gerek yazdıklarıma gerek Marks’ın mektubuna karşılık olmuyor. Bak Marks, yazdığı mektubunda“Anti köleci savaşın ABD işçi sınıfının yükselişini getireceğinden Avrupalı işçiler emindir” demektedir.

Marks Avrupa işçi sınıfına devasa bir müttefik aramaktadır. Bunları anlatıyorum.

Her nedense İşçi sınıfını ya da modern köleciliği kabul ettiğimizi yansıtmaya çalışıyorsun.

Bu tarz doğru değil. Kölecilikten modern köleciliğe geçişin devasa bir devrim potansiyeli getireceğini anlatıyoruz. Yoksa köle işçi olmuş bizde amacımıza ulaşmış. Partizan arkadaşımızda bize diyecek ki aralarında çok önemli bir fark yok. Bunun için Lincoln’e mektup yazmak gerekmezdi.


Marks’ın ölümünden hemen sonra ABD işçi sınıfının ayaklanması dünyaya 8 saatlik iş gününü getirmiştir. Her yıl kutladığımız 1 Mayıs işçileşen ABD li kölelerin eseridir.

Marks senin bu anlattıklarını bilmeyecek kadar sığ birisi değildi. İşçi sınıfını modern köle olarak dünyaya tanıtanın Marks olduğunu bildiğiniz halde Marks’ı işçi köle ayrımını bilmemekle itham ediyorsunuz. Partizan arkadaşım böylesi sığ bir tartışma olmuyor.
______________________________________________________
"Docendo discitur"
Hasan Karataş isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Hasan Karataş Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 18.Ocak.2018, 01:31   #27
 
Gudrun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gudrun
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 03.Ocak.2009
Üye No: 16650
Mesajlar: 1,760
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 497
375 Mesajına 1,023 Teşekkür Aldı
Standart

1529 25m
1532 16.8m
1548 6.3m
1568 2.6m
1580 1.9m
1635 1m

Kaynak: Fernand Braduel

Bu rakamlar köleleşmeyi reddetmiş dolayısıyla işçileşmemiş insanların katledilme sayılarıdır.Orta amerika nın ortasıyla bugünkü Birleşik haramilerin ortasına kadar coğrafyada ki, katledip seyrekleştirdikkten sonra ortaya çıkan veridir.

Köle isyanları tabi oldu,ancak birde KÖLELEŞMİYENLERİN isyanı vardı bu es geçiliyor.Özgürlerin, dahi kölelerin başarıya ulaşmalarının gördüğünüz üzere tabi ki mümkünat seviyesi azdı,modern proleteryanın rahmi ve sevgili anası sayılan hegemonlar,zamanla "mutlak doğacak"işçi sınıfı öncülüğündeki proleter devrim için bu katliamları yaptı.

Birleşik haramileri boşver arkadaş onun öncesinde ki halklar batı avrupa merkezli haramiliği ihraçmı ettiler.Yani native halklar çadırlarından ve kuş tüyü bereleridnen sıkılıp şöylemi dediler.Muhterem avrupa biz ilerleyeceğiz lütfen bizi önce köleleştirin,sonra işçileştirin!

Diyorsun ki modern proleteryaya geçiş devrimdir,bende diyorum ki köleliği kabullenirsen modern proleterya tabiri cazipleşir, kabullenirsin.Birleşik haramilerin işçi sınıfı yoktur,bunun olması için uğraşılmış, reddetmiş kabullenmiyen halklar vardır.Prangalara vurulup getirilen köleler vardır,getiren gaspçı çeteler yani modern burjuvazinin iradi olarak,işçileştirdiği
kitle vardır.Dayatma ve zapturapt endeksli "işçi sınıfı" inşaası var.Özgür üretim koşullarından zincirli koşullara mahkum edilmişler,burdanda 8saatlik "gönüllü"mahkumiyeti başarı sayılmaktadır.

Marx özünden koparılıp,şehirlere tıkılıp makinelere zincirlenmiş işçi sınfına müttetik arıyor!Aynı kaderi Amerika da yaşamalı öyle ya bu bir tarihsel zorunluluk meselesi!Bakınız güncel duruma, USA proleteryası ve AB proleteryası çok sıkı müttefik olacaklar, maddi"insani" gereksinimlerini sağladıkları takdirde.
Gudrun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18.Ocak.2018, 11:57   #28
 
Hasan Karataş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hasan Karataş
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Kasım.2009
Üye No: 26927
Mesajlar: 2,598
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,570
837 Mesajına 1,572 Teşekkür Aldı
Standart

Tarihçiler şöyle anlatıyor: ABD ye getirilen 4 milyon köle için 100 milyon insan katledilmiştir. Yani milyonlarca ölüm köle olmayı ret eden ve gemilerde telef olanlardır.

Afrika’dan Amerika’ya getirilen köleler zorla ve çeşitli oyunlarla getirilmiştir. Ki bunlar Amerika’ya geçmeden önce belli bir eğitim aldıktan sonra Amerika’ya getiriliyordu.

Tartışma konumuz, Amerika’daki köleciliğin son bulması ile ilgilidir. Afrika’daki özgür insanın köleleştirilmesini tartışmıyoruz. Köle olmuş, yani zincire vurularak kapitalizmin işletmelerinde üretime alınmış olanların, bu koşullardan yani fiziki zincirden kurtulmasını tartışıyoruz.

Zincirli köleden, ücretli köleye dönüşüm bir devrimdir. Diyorum.

Köle olmayı ret eden halklar varmış. Afrika halkları da gönüllü köle olmamışlar. Onlar da tuzaklarla ve yalanlarla köle olmak zorunda kalmışlar. Diğer halklar kendilerine köleliği yakıştırmıyor da Afrika halkı mı yakıştırıyor? Burada Afrika halkına hakaret ediyorsun.

16.yy köle çağı değildir. Afrika’nın zencisi, Amerika’nın kızıl derisi içinde geçerlidir. Bu Amerika’daki kapitalist üretimin kendi açılımı ile ilgilidir. Yani kölecilik üzerinden kendisine ufuk bulmuştur. Müthiş bir sermaye birikimi elde etmiştir. O zamanın köle sömürüsü binlerce ton altına eş değer bir sermaye olarak ekonomiye katılmıştır.

Marks kölelere kurtuluş yolu çiziyor. Marksizm özünde insani kurtuluşun teorisidir. Zincirli kölelere bir yol görünmüştü. Zincirli kölenin zincirsizleşmesi, ücretli köleye dönüşmesi, hak hukuk sistemine dâhil olması anlamına geliyordu.

Zincirli köleye bir ufuk doğuyordu. Sonrası için emek kavgasına dahil olabilecekti. Tarihin en devrimci, en haklı ve en güçlü sınıfının içine dâhil olacak ve tarihin en haklı kavgasının neferi olacaktı. Marks’ın istediği de tam da böyledir.

Siz ne isterdiniz? Söyleyin bakalım. 1863 te köleciliğin kaldırılmasına karşılık o köleler adına siz ne isterdiniz? Mümkün olunca edebiyat yapmadan söylemenizi rica ediyorum. Zira yukarıdaki yazınızda köle olmak istemeyen halklar demişsiniz. (bu edebiyattır)
______________________________________________________
"Docendo discitur"
Hasan Karataş isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Hasan Karataş Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 18.Ocak.2018, 12:44   #29
 
turgut_fatsa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
turgut_fatsa
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 20.Nisan.2013
Üye No: 48375
Mesajlar: 2,873
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 1,271
821 Mesajına 1,338 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Hasan Karataş Nickli Üyeden Alıntı

Siz ne isterdiniz? Söyleyin bakalım. 1863 te köleciliğin kaldırılmasına karşılık o köleler adına siz ne isterdiniz? Mümkün olunca edebiyat yapmadan söylemenizi rica ediyorum. Zira yukarıdaki yazınızda köle olmak istemeyen halklar demişsiniz. (bu edebiyattır)
Nacizane düşümcemle isense istense ''Sosyalist Devrim'' İstenir. Bu nasıl devrim olacağını bende bilmiyorum.Ama sovyetlerin başına gelenden daha beter olabileceğini düşünüyorum.

Toplumsal değişimlerde Sosyalist devrim birey bilincine ihtiyaç duyar. Bu yoksa o ülkede sosyalist toplumsal yaşam kurulması çok zor ve meşakatlidir .Çok ince hesaplara,tahammüller ve genişliğe dayanmalıdır.Elbette ipin ucunu kaçırmadan . Yoksa bir anda irade kendi dışında herkesi ajan,karşı devrimci,hain ilan edebilir ki bu yol kızılkemerler yolu olur.

Bu durum da ise eğer sosyalist toplumsala geçmek için İrade müdehaleciliğin öne çıktığı ve toplumu ikna etmenin büyükçe,ağırlıkla çaba gerektireceği durumla karşı karşıya gelinir. Sovyetler bunu yaşamış,yaşamak zorunda kalmışlar ve ters tepmesi olasalığının ciddi anlamda sürecin de olduğu dönemdir.

Bu, gelişmiş bir kapitalist ülkenin sosyalist toplumsalığa geçişi ile karşılaştırılmamalı ,o toplumlarda İradecilik daha az yer kapsar. Çünkü toplumsal ilişki birey bilincini geliştirmiş ,hata bunu bulaşıklaştırmış,bataklığa çevirmiştir. Yani bu toplumsal ilişkilerde Sosyalist (toplumsal birlik) daha kolay sağlanır.

Tekrar edeyim daha anlaşılır olur sanırım. Bizim gibi ülkerde ise birinci koşul geçerli (yani iadeciiğin öne çıktığı ama sabrın tahamüllün ,genişliğin olması gerektiği)ve daha zorlu süreci kapsar. Yani toplum içi kavgalar daha yoğun olur. Çünkü birey bu toplumlarda bireysel bilince erişmemiş ,erişebilecek koşulları tam olarak oluşmamış,aile ,kimlik ,mezhep, hatta köy,şehir,bölge vs tipi örgütlülük veya dayanışmalar(hemşerilik)aidiyatları varlığını sürdürmekte ve bunlarda sınıflar dışında ama özünde sınıfar içinde bi taraf olarak toplumsal kavgada ,çıkarlar (ekonomik siyasal) ,çekmemzlikte,bencilikte, kıskanmada gibi nedenlerle yer alırlar.

Türkiye siyasal devrimi içinde söz konusu olmuş bu geri tepme olayı ile 40 yıl yaşanmış ve bugün Türkiye siyasal devrimine tepki olarak gelişen süreçte 80 sonrasınde ve 90 2000 yılardında işte iktidara AKP gibi partiyi iktidara taşımıştır.

Bugün AKP nin 15 yıldır yapmak istediği siyasal islamist bir devrimdir. Ancak toplumsal dirençler buna kısıtlı imkan tanıdığından en sonunda iradeyi (KHK)öne çıkarak yoluna devam etmek istemektedir.

Kölecilikten,köylü toplumunda sosyalist toplumsallığa direk sıkıntısız ve dertsiz ,cingarlar yaşamadan geçemezsiniz. Bu ütopik sosyalistlerinin ve bunlardan etkilenen sosyalistlerin düşünceleridir .Bilimsel değildir. Toplumların tıpkı bir insanın gelişmesi gibi evreleri vardır . Bilimde bunu arar bulur ortaya koyar. Bilimin dışında ,farazi ,olabilecek diye düşünülen şeyler yada görntüde böyle görünür olmak o iş olur demek değildir.
______________________________________________________
Önümüzdeki daha zorlu ve çetin geçecek mücadelenin ihtiyaçlarına yanıt verecek birleşik bir direnme zeminini ve seçeneğini hep birlikte inşa etmeliyiz. Eğer bu yaratılamazsa devrimci direniş imkanının umutsuzluk içerisinde boğulmasının önüne de geçilemeyecektir.
turgut_fatsa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
turgut_fatsa Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 18.Ocak.2018, 13:58   #30
 
İ.Seçil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İ.Seçil
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 27.Mart.2011
Üye No: 35150
Mesajlar: 1,590
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 258
500 Mesajına 832 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Anarko-primitivist Nickli Üyeden Alıntı
@ i seçil,
İnsanın doğanın aklı olduğunu söylemişsin.
İnsan beyni anca kontrol ettiği bedenlerle ilgilidir.
Doğanın aklı oldunu ve nasıl olduğunu biraz açar mısın!
Evet insan doğanın aklı diye söyledim. Alevi Bektaşiler Tanrı insandır der Halaç ı Mansur Tanrıyı aradım aradığım yerde kendimi buldum(-Enel Hak-ben tanrıda tanrı bende) der. Yani insanın doğanın aklı olduğunu sadece ben söylemiyorum MS 900 yıllarından bu yana söylenen sözdür.


İnsan diğer doğal canlılardan farklıdır O doğal canlılar doğayı değiştirmez değiştirmeyi düşünmez onlar doğaya uyum sağlar. Ama insan doğayı yönetmek ister onu değiştirir değiştirirken zarar da verir. Bir aracı yöneten o aracın aklıdır İnsanda doğayı yönetir yönetmek hükmetmek ister.
İnsan beyni kotrol ettiği bedenlere ilgilendiği doğrudur ama bu insan beynine yetmez daha fazla bedenlere hükmetmek ister insan hayali cok geniştir gördüğü görmek istediği her şeyi kontrol etmek ister.

İşte insan uzayda koloni kurmak istiyor bunun için araçlar geliştiriyor hayal ediyor.

İnsan göremediği yerin derinliklerine iniyor atmosferden enerji transfer etmek istiyor güneşi kontrol edip onun ateşini kullanıyor rüzgarı kontrol ediyor ondan faydalanıyor.
Bulutların yönünü değiştiriyor. Bunları insandan başka hiç bir canlı yapamıyor.


Konu aslında İŞÇİ SINIFI ve KOMÜNİSTLER. doğanın aklı burada da çıkıyor İşçi sınıfı üretimin doğal aktörleri Komünistler se özgür bireyler. Her ikisinin birbirine ihtiyacı var. Biri olmadan diğerinin başarı elde etmesi mümkün değil.
Komünistlerin ideali olan komünizm, İşçi sınıfının ihtiyacıdır. İşçi sınıfı komünizm e ulaştığında kölelikten kurtulacak, özgürleşecek. Komünistlerse ideallerine ulaşacak.
Onun için birbirlerine muhtaçtır.
İ.Seçil isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Çark Dönecek Çekiç Vuracak Sosyalist İktidar Kurulacak!
Saat...


Powered by vBulletin | Hosted by Linode.com