Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > SİYASET > Devrimci Gençlik Örgütleri > İDG

İDG İlerici Devrimci Gençlik örgütü hakkında bilgi, makale paylaşımı ve propaganda alanı.

Sol Gazete

Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi "Ben yazar Suat Derviş'im, kimsenin karısı olarak yad edilemem!"
Cevaplar
0
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
1080
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 22.Nisan.2014, 01:10   #1
 
Deniz Yoldaş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Deniz Yoldaş
EDİTÖR
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 04.Ekim.2013
Üye No: 47815
Bulunduğu yer: Balıkesir / İzmir
Mesajlar: 3,613
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 4,923
1,416 Mesajına 3,805 Teşekkür Aldı
Deniz Yoldaş - AİM üzeri Mesaj gönder
Standart "Ben yazar Suat Derviş'im, kimsenin karısı olarak yad edilemem!"

O, SADECE TKP SEKRETERİ REŞAT FUAT BARANER'İN EŞİ DEĞİL, İŞÇİ SINIFININ, SAVAŞ YOLUNDA YÜRÜYEN VE KADIN HAREKETİNİN SUAT DERVİŞ'İYDİ.

Suat Derviş, Osmanlı aristokrasisine bağlı bir ailenin, çok iyi eğitim almış kızı olarak işçi sınıfının yanında yer almış, Marksizmi savunmuş, gazeteci-yazar kimliğiyle öne çıkmış, komünist olması nedeniyle yapıtları görmezden gelinmiş ve dönemin siyasi erki tarafından sürekli izlenmiştir.
Suat Derviş, Hatice Saadet adıyla varlıklı bir ailenin ortanca çocuğu olarak 1903 yılında dünyaya gelir.
Babası ünlü tıp profesörü İsmail Vehbi Derviş, annesi Abdülmecid'in mabeyncilerinden Kamil Bey'in kızı Hesna Hanım'dır.
Osmanlı'da Telefon İdaresi'nde çalışmaya başlayan ilk kadınlar arasında yer alan Hamiyet Hanım da kardeşi olur.
Burjuva kültürüyle yetişen Suat Derviş, evde aldığı Fransızca, Almanca, edebiyat, müzik ve temel bilimler eğitimini 1914'de Kadıköy Numune Rüştiyesi'nde sürdürür.
Önce çocukluk arkadaşı, sonra sırdaşı ve TKP'de yoldaşı olan Nazım Hikmet, ''Başı Eğilmez''diye tanımladığı Suat Derviş'in hayatının bütün dönemlerinde yanında olacaktır. ''Nazım'ın Hezeyan''isimli şiirini Alemdar Gazetesinde yayınlatması kaderini değiştirir ve Babıali ile tanışır.
"Ağlasa da gizliyor gözlerinin yaşını
Bir kere eğemedim bu kadının başını" Nazım Hikmet
İlk romanı olan Kara Kitap 1920 yılında basıldığında 16 yaşındadır.
Yazıları İleri, Alemdar, Ümid ve İkdam dergilerinde yayınlanır. Berlin Sternisches Konservatuarı'n da ses eğitimi alır. Daha sonra Edebiyat Fakültesi'ne başlar, ama bitirmeden ayrılır ve Almanya'da ve birçok Avrupa ülkesinde kitapları yayınlanır, gazete ve dergilere makale, fıkra ve öyküler yazar. 1932 yılında Hitler'in iktidara gelmesiyle Türkiye'ye döner.
1930'lara kadar kadın kahramanları, bireysel acıları ve aşkları yazan Suat Derviş, 1930 sonrası toplumsal gerçekci çizgide yazmaya başlar. 1936 yılından itibaren çalışmaya başladığı Tan gazetesinde ise kadın sorunlarına değinir ve dış siyaset olayları ile ilgili haberler yapar.
1936 yılında Montrö Konferansı'nı izlemeye gider ve böylece yurtdışına giden ilk kadın gazeteci olur.
1937 yılında Sovyetler Birliği'ne gider ve döndüğünde kızıl bir''komunist''olarak damgalanır.
1940 yılında TKP Genel Sekreteri, Spartakis hareketine katılan, Reşat Fuat Baraner ile evlenir.
Baranerler olarak ''Yeni Edebiyat Dergisi''ni çıkarırlar, ancak askeri mahkemede yargılanırlar. 1944'de yazdığı, ''Neden Sovyetler Birliğinin dostuyum?''adlı kitabı, Sovyet düşmanı propogandayı gemlemede önemli işlev görür ama uzun yıllar iş bulmasını zorlaştırır.
1944 TKP tutuklamalarında Reşat Fuat Baraner'i sakladığı ve yasadışı Türkiye Komunist Partisi'ne üye olduğu gerekçesiyle bir yıl hapse mahkum olur.
Ayrıca aynı yıl bir sorgu sırasında çocuğunu düşürür. Hapisten çıktıktan sonra kendisine karşı 'şüpheli' yaklaşım nedeniyle iş bulması da çok güç olur.
1951 TKP tutuklamalarında Reşat Fuat içerdeyken iş bulamayan Suat Derviş Avrupa'ya gider ve o yıllarda en en tanınmış eserleri olan Fosforlu Cevriye gibi romanlarını yazar. Fransa'da Fransız Komunist Partisi ile ilişki içinde olur ve Maksim Gorki, Virginia Woolf ve Aragon ile aynı sayfalarda eserleri yayınlanır.
1963 yılında Türkiye'ye döner ve Reşat Fuat'ın 1968'de vefatıyla, yazımla uğraşır. 1970 yılında on yedi arkadaşıyla birlikte ''Türkiye Devrimci Kadınlar Derneğini'' kurar ve 7 Mart 1971 günü ise Dünya Demokratik Kadınlar Gecesi'nde açılış konuşması yapar.
1971 yılında solcu gençleri evinde saklamaktan dolayı, yani ölümünden bir yıl önce yine tutuklanmıştır
Aldığı burjuva kültüre rağmen, feminist ideolojiden uzakö işçi sınıfının aydın bir kadını olan Suat Derviş 23 Temmuz 1972 yılında İstanbul'da yaşama gözlerini kapatır.
Suat Dervişlerin savaşçı geleneğini devralan İlerici Devrimci Kadınlar olarak anısı önünde saygıyla eğilmeyi borç biliriz.

______________________________________________________
Seni düşünüyorum yoldaş ve son sözlerini...
Beni öldürecekler, adım Mustafa Hayrullahoğlu,
bir adım daha var düşmana vermediğim, TKP Merkez Komitesi üyesi Deniz...

Son sözlerin en güçlü dayanaktır savaşan militana!

Sana söz yoldaş;
komünist onuru kirletmeyeceğiz,
yere düşürmediğin kızıl sancağı daha da yükselteceğiz,
TKP, senin uğruna yaşamını verdiğin partin kazanacaktır...
Deniz Yoldaş isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Deniz Yoldaş Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 4 Kisi:
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Çark Dönecek Çekiç Vuracak Sosyalist İktidar Kurulacak!
Saat...


Powered by vBulletin | Hosted by Linode.com