Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > SİYASET > Partiler ve Demokratik Kitle Örgütleri > Halk Cephesi

Sol Gazete

Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Halk Cephesi: ANKARA’DA 128 İNSANIMIZI KATLEDEN, YÜZLERCESİNİ YARALAYAN AKP’DİR!
Cevaplar
0
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
638
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 15.Ekim.2015, 07:59   #1
 
Feda Cephesi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Feda Cephesi
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 07.Nisan.2015
Üye No: 52202
Mesajlar: 833
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 480
604 Mesajına 1,585 Teşekkür Aldı
Standart Halk Cephesi: ANKARA’DA 128 İNSANIMIZI KATLEDEN, YÜZLERCESİNİ YARALAYAN AKP’DİR!

Halk Cephesi: ANKARA’DA 128 İNSANIMIZI KATLEDEN, YÜZLERCESİNİ YARALAYAN AKP’DİR!

“Barış” Diye, “Çözüm” Diye Faşizmle Uzlaşmak İsteyenler; Faşizmle Barış Olamayacağını Görmeniz İçin Daha Ne Kadar Kanımızın Akması Gerekiyor?

Ankara Mitinginde Bombayla 128* (resmi rakamlara göre 97) Kişiyi Katleden, 184’ü Ağır 400’ün Üzerinde İnsanımızı Yaralayan AKP İktidarıdır!

Faşist AKP İktidarı; Seninle Uzlaşmayacağız!

Faşist Terörüne Teslim Olmayacağız!

Halkımızın Kanını Dökerek Ömrünüzü Uzatamayacaksınız!

KAN AKITARAK HALKI TESLİM ALAMAYACAKSINIZ!

DÖKTÜĞÜNÜZ HALKIMIZIN KANINDA SİZİ BOĞACAĞIZ!


10 Ekim 2015’de Ankara’da DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin düzenlediği “Emek, Barış, Demokrasi” mitinginde bomba ile 128 kişiyi katleden, 184 kişiyi yaralayan AKP faşizmidir…

AKP faşizmi, Reyhanlı’da 53 kişiyi katletti. Kobane protestolarında 50’ye yakın HDP’liyi katletti. HDP Diyarbakır mitingine bomba koyarak 5 kişiyi katletti. Suruç’ta 33, Cizre’de 27 insanımızı katletti. 7 Haziran seçimi öncesi HDP binalarını bombalattı. Ve bütün bu katliamları, daha önce onlarca katliamda yaptığı gibi, yalan, demagoji ve iftiralarla, alçakca suçunu başkalarının üstüne yıkmaya çalıştı. 128 insanımızın hayatını kaybettiği Ankara mitingi için de aynı alçaklığı yapmaya devam ediyor.

AKP’nin yalanlarının halkımız nezdinde hiçbir inandırıcılığı yoktur…

ANKARA’DA 128 İNSANIMIZI KATLEDEN, YÜZLERCESİNİ YARALAYAN AKP’DİR!

TÜRK-KÜRT TÜM TÜRKİYE HALKLARIMIZA BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUZ. AND OLSUN Kİ, AKP’DEN KATLİAMLARININ HESABINI MUTLAKA SORACAĞIZ!


“İnadına barış” diyenler. Faşizmle barışılmayacağını ne zaman göreceksiniz?..

Zırhlı araçların arkasına bağlanarak cesetlerimiz yerlerde sürükleniyor… Cizre’de ve daha onlarca şehirde delik deşik edilmemiş, kurşun değmeyen tek bir bina kalmadı. Havan toplarıyla, roketlerle saldırdılar… AKP istediği yeri “özel güvenlikli bölge” ilan edip sokağa çıkma yasağı koyarak aylardır katliamlar yapıyor… Bu alçakça saldırılar, katliamlar size AKP faşizminin halka karşı savaşında neleri yapacağını yeteri kadar göstermiyor mu? Faşizm gerçeğinden, sınıflar savaşı gerçeğinden bu kadar mı uzaklaştınız? Oligarşik düzenle uzlaşmak bu kadar mı beyinleri çürüttü?

Faşizm; Bulgaristan devrim önderi Dimitrov’un tanımıyla “tekelci burjuvazinin en gerici, en baskıcı, en kanlı diktatörlüğüdür.”

Sistem, içinde bulunduğu krizden dolayı yönetemez duruma geldiğinde iktidarını ayakta tutabilmek için kandan dökmekten başka politika üretemez…

AKP’nin, faşist bir iktidar olmadığını söyleyen varsa “inadına barış” demeye, “çözüm” demeye, “uzlaşma” demeye, faşizmin parlamentosunu halka çözüm olarak göstermeye devam etsin…

Ancak sizin “inadına barış” demeniz, uzlaşmacı, teslimiyetçi politikalarınız, kanla beslenen AKP’nin halkımızın kanını oluk oluk akıtmasına engel olmuyor, olamayacak…

Faşist AKP, iktidarını ayakta tutabilmek için her seferinde daha fazla kanımızı dökmeye ihtiyaç duyacaktır…

Çünkü AKP, kanla susturmaya, teslim almaya çalışıyor halkımızı…

KATLİAMLARIN NEDENİ TIKANAN “ÇÖZÜM SÜRECİ” DEĞİLDİR!

Kürt halkımız;
AKP için “çözüm süreci” diye bir süreç hiç olmamıştır… AKP’nin amacı “süreç”in başından beri Kürt milliyetçi hareketin silahlı mücadelesini tasfiye etmek ve Kürt halkının direnme dinamiklerini bitirmektir. Kürt halkını teslim almaktır.

Kaldı ki, bu düzen içinde Kürt sorununun asla çözümü yoktur… Bu düzen Kürt sorununun kaynağıdır. Sorunun kaynağını ortadan kaldırmadan Kürt sorunu çözülmez…

AKP, 13 yıllık iktidarı boyunca Kürt sorununu çeşitli biçimlerde oligarşinin krizini hafifletmek için kullanmıştır.

2005 yılında Diyarbakır’da “Kürt sorunu benim sorunum” deyip hemen arkasından “kadında olsa, çocuk da olsa icabına bakılacaktır” diyerek katliam emrini veren Recep Tayyip Erdoğan’dır…

2009 yılında “Kürt açılımı” deyip, referandumla istediği oyları alarak faşist iktidarını güçlendirmek için Anayasadaki ihtiyacı olan değişiklikleri yaptı. Hemen ardından da “Tek millet, tek bayrak, tek din” diyerek Kürt halkını katletmeye başladı. Roboski’de katliam emrini veren bizzat AKP’nin eski başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’dır…

2013 yılında “çözüm süreci”nin başından beri Kürt milliyetçi hareket ile AKP iktidarı arasında bir anlaşma vardı ve ne silahlı eylemler ne de TSK’nın gerillaya yönelik operasyonları olmuyordu… Fakat aynı süreç içinde AKP’nin ne Kürdistan’da Anadolu’nun diğer taraflarında halka yönelik saldırıları hiç durmadı… AKP “çözüm süreci”ni halkın öfkesini ve mücadelesini etkisizleştirmek için tehdit olarak kullandı.

“Çözüm süreci zarar görmesin” diye Kürt milliyetçi hareket de buna ortak oldu. Öyle ki, MİT’in Paris’te katlettiği 3 PKK’linin hesabını sormak yerine üstünü örttü. Katledilen üç PKK’linin cenazeleri dahi AKP’nin çözüm adı altında teslim alma politikalarına hizmet edecek şekilde kullanıldı… Roboski katliamının hesabını sormak bir yana katliam emrini veren Recep Tayyip Erdoğan ile katledilenlerin aileleri iftar yemeğinde biraraya getirildi. AKP’nin yönetememe krizini hafifletmek için Kürt milliyetçi hareket elinden geleni yaptı…

Ancak bu da çare olmadı oligarşinin krizine; Haziran Ayaklanması “çözüm süreci” diye halka en çok sahte umutların pompalandığı bir dönemde patladı…

“Çözüm süreci” var diye AKP’nin halka karşı savaşı hiç durulmadı.

Bu katliamların nedeni “tıkanan çözüm süreci” değil, oligarşinin büyüyen yönetememe krizidir…

Oligarşi tarihinin en büyük yönetememe krizini yaşıyor…

AKP FAŞİZMİ HERGÜN DAHA FAZLA KAN AKITMADAN AYAKTA KALAMAZ!

Nedir yönetememe Krizi?


Emperyalist sistemin içine girdiği dünya çapındaki bunalımın dışında, ülkede ezeni de ezileni de etkileyen bir milli krizdir. Bunu şöyle de ifade edebiliriz: Yönetenlerin yani egemen sınıfların eskisi gibi yönetememesi, yönetilenlerin de yani sömürülenlerin de eskisi gibi yönetilmek istememesidir.

Artık bugün egemenler de, ezilenler de AKP iktidarıyla eskisi gibi yönetilmek istemiyor.

7 Haziran seçimleri oligarşinin yönetememe krizine çözüm olmadı. Kriz daha da derinleşti. Oysa parlamento seçimlerinin amacı oligarşiye derinleşen krizinde nefes borusu olmaktır… Ancak görünen o ki, 1 Kasım seçimlerinde de tablo değişmeyecek; oligarşi AKP’ye alternatif bir düzen partisini yaratamıyor. AKP ise 13 yıllık iktidarında halka karşı o kadar büyük suçlar işledi ki, halka rağmen yönetemiyor.

Halktan korkusu halk düşmanı AKP’ye faşist terörü daha da tırmandırmaktan başka hiçbir seçenek bırakmıyor.

AKP ÖMRÜNÜ UZATABİLMEK İÇİN HER GEÇEN GÜN DAHA FAZLA HALKIN KANINI AKITMAK ZORUNDADIR!

Çünkü AKP’nin halka verebileceği hiçbir şeyi yoktur. Halkın değil, emperyalistlerin ve işbirlikçi tekellerin partisidir AKP. Emperyalistlerin ve işbirlikçi tekellerin çıkarlarını korumak için halka saldırmak zorundadır…

“Tıkanan çözüm süreci açılırsa akan kan durur” diyenler halkı aldatıyor!

Henüz Ankara katliamı yokken; Kongra-Gel Eşbaşkanı Remzi Kartal, KCK’nın “eylemsizlik kararı” açıklayacağını söyleyerek “AKP savaş istiyor, savaş koşullarında seçime gitmek istiyor. Biz hem AKP’yi geriletmek hem de demokrasi güçlerinin elini güçlendirmek için böyle bir karar alıyoruz” dedi…

Halka faşizmin parlamentosunu göstererek AKP’yi geriletemezsiniz. Parlamento AKP’nin faşizmini meşrulaştırdığı yerdir. Faşizmin bu kadar kan döktüğü, pervasızlaştığı bir dönemde oligarşinin parlamentosuna girerek demokrasi güçlerinin elini güçlendiremezsiniz.

Kongra-Gel Eşbaşkanı Remzi Kartal bu açıklamayı yaptığında Ankara’da 128 kişi katledilmemişti henüz. Ancak ülkenin dört bir yanında katliamlar sürüyordu. AKP faşizmine karşı uzlaşmak için değil, dişe diş bir mücadele verilmediği sürece daha büyük katliamlarla karşı karşıya kalacağımız aşikardır.

KCK, “eylemsizlik” kararı ilan ederek halka yine oligarşinin parlamentosunu çözüm olarak gösterdi. Halka ‘çözüm’ diye oligarşinin parlamentosunu göstermek en masum haliyle tarihi yanılgıdır.

Ancak bu Kürt milliyetçi hareket açısından bir yanılgı değil, küçük burjuva milliyetçiliğinin kaçınılmaz sonucudur… Devrim-sosyalizm inancını yitirmiş küçük burjuva milliyetçi hareketler düzenle uzlaşmaya mahkumdur… Oligarşinin parlamentosunu halka “çözüm yeri” olarak göstermek halkı aldatmaktır. Düzenden umudunu kesen, düzene öfke ve kin duyan halkımızı düzene yedeklemektir…

“İnadına barış” diyerek kime neyi ispatlamak istiyorsunuz? Kiminle barışacaksınız? Faşizmle mi barışacaksınız. Faşizmle barışın olmayacağını öğrenmeniz için daha ne kadar kanımızın akmasını istiyorsunuz?

Oligarşinin yönetememe krizi büyüdükçe AKP’nin terörü de büyüyecektir… FAŞİST TÖRÖR KATLİAMLARLA, İŞKENCELERLE, KAÇIRMALARLA, BOMBALAMALAR VE HER TÜRLÜ KONTRA YÖNTEMLERLE DEVAM EDECEKTİR!

HALKIMIZ!

FAŞİZMLE UZLAŞILMAZ! FAŞİZMLE BARIŞ OLMAZ, SAVAŞILIR!


AKP’nin krizini atlatma şansı yoktur ve kriz derinleştikçe faşist terör daha da büyüyecektir. Çünkü AKP, faşist terörle katliamlarla halkı teslim almaya çalışıyor.

AKP’nin faşist terörüne karşı halkımız kendi can güvenliğini almak zorundadır.

Bunun için ne yapacağız?

1- Silahlanmalıyız. AKP’nin faşist terörüne karşı elimiz kolumuz bağlı duramayız. Faşizm insanlığın düşmanıdır, suçtur. Faşizme karşı savaşmak meşrudur… Tüm halkımızı faşizme karşı taşla, sopayla, benzinle, iple, bıçakla tabancayla, tüfekle… silahlanmaya çağırıyoruz…

2- Faşizmin katliamlarına, terörüne karşı halkın direnişini örgütlemeliyiz…

Korkarak, kaçarak, sinerek, uzlaşarak faşizmin saldırılarından kimse kurtulamaz… Sınıflar mücadelesi tarihi bize faşizme karşı direnmekten, savaşmaktan başka yolun olmadığını söylemektedir. Ve yine tarih bize faşizmi yenmenin onurunun sadece devrimcilere, sosyalistlere ait olduğunu söylemektedir.

Kimse umutsuz olmasın; faşizm devrimcilerin öncülüğünde halkın direnişiyle, savaşıyla mutlaka yenilecektir.

4- Hiçbir AKP’liyi seçim propagandası yapmak için mahallelerimize sokmayacağız… Halkımızın döktükleri her damla kanının hesabını soracağız… Mahallelerimizdeki tüm AKP binaları halkın devrimci şiddetinin hedefi olacaktır.

13 yıllık iktidarı boyunca halka zulmeden AKP’nin tüm kadroları bu katliamdan sorunludur ve hesabını soracağız…

5- İşçiler, emekçiler, öğrenciler, öğretmenler, aydınlar, sanatçılar, esnaflar… tüm halkımız… Bu saldırı sizedir.

İş bırakma eylemleriyle, boykotlarla, kepenk kapatmalarıyla, barikatlarla, yol kesmelerle katil AKP’den hesap soralım… Faşist katliamların bizi teslim alamayacağını gösterelim.

AKP, HALKIN KANIYLA ÖMRÜNÜ UZATAMAYACAK!

AKP, HALKIN KANINI AKITARAK HALKI TESLIM ALAMAYACAK!

AKP’Yİ HALKIN KANINDAN BOĞACAĞIZ!


15 Ekim 2015

HALK CEPHESİ

*Ankara Mitinginde hayatın kaybedenlerin sayısı 128 olarak HDP’nin yaptığı ilk açıklamadan alınmıştır. Aynı zaman diliminde resmi kaynaklardan yapılan açıklamalara göre bu sayısı 97’dir.
Feda Cephesi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Çark Dönecek Çekiç Vuracak Sosyalist İktidar Kurulacak!
Saat...


Powered by vBulletin | Hosted by Linode.com