Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > SİYASET > Diğerleri

Sol Gazete

Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
DHKP-C
Cevaplar
239
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
133135
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 10.Eylül.2007, 19:46   #26
 
cerevs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cerevs
Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 05.Eylül.2007
Üye No: 2428
Mesajlar: 3
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Standart özür

Alıntı:
İLERİ Nickli Üyeden Alıntı
kardeş yavaş gel biraz ulu orta
ama höc hakkında forumda sana yardım edebilecek arkadaşlar var
Ya kusura bakmayın.başka yol bulamadım.tabi böyle nasıl olcak bilmiyorum.Polis de olabilir demişler.Doğru dikkat etmek lazım.Ben en azından Gençlik Derneği ya da HÖC'ün eskişehirde nerede olduğunu öğrenebilir miyim?Burada sormasam Yürüyüş dergisini aldığım kitapçıya soracaktım artık.Bir türlü iletişim kuramıyorum.Eski TKP üyesiyim.Uzun süredir Yürüyüş takip ediyorum.
cerevs isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11.Eylül.2007, 01:20   #27
 
devrimcikurtulus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
devrimcikurtulus
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 30.Ağustos.2007
Üye No: 2242
Mesajlar: 32
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Standart

eğerki höc le iletişim kurmak istiryorsan ö.m. la msn yolla ama dhkc ile kurmak istiyorsan ne halin varsa gör yardım edemem ne de olsa höc başka bir örgüt dhkc başka
devrimcikurtulus isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11.Eylül.2007, 01:31   #28
 
Delâl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Delâl
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 13.Temmuz.2007
Üye No: 5
Mesajlar: 480
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
2 Mesajına 3 Teşekkür Aldı
Standart

Bütün web sitelerinde telefon numaraları mevcut. Ankara Temel Haklar Derneğinin telefonlarından öğrenebilirsiniz mesela.

http://www.ankaratemelhaklar.org/


Meşrutiyet Caddesi Çanakkale apt. 36/24 Çankaya/ANKARA

Telefon: 0-312-431-13-73
Faks: 0-312-431-13-73
______________________________________________________
şimdi artık savaş zamanıdır
bırakıp sevdamızı kadife tenli zamanlara
ellerimiz ellerimizin sıcaklığını kaybetmeden
sarılıp silahın soğuk tenine
o kutsal ateşin sıcaklığını
hissetmeliyiz tüm benliğimizde

SİNAN KUKUL
Delâl isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11.Eylül.2007, 01:33   #29
 
Delâl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Delâl
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 13.Temmuz.2007
Üye No: 5
Mesajlar: 480
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
2 Mesajına 3 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
devrimcikurtulus Nickli Üyeden Alıntı
ama dhkc ile kurmak istiyorsan ne halin varsa gör yardım edemem ne de olsa höc başka bir örgüt dhkc başka
Komik... Bir de acınası.
______________________________________________________
şimdi artık savaş zamanıdır
bırakıp sevdamızı kadife tenli zamanlara
ellerimiz ellerimizin sıcaklığını kaybetmeden
sarılıp silahın soğuk tenine
o kutsal ateşin sıcaklığını
hissetmeliyiz tüm benliğimizde

SİNAN KUKUL
Delâl isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 26.Eylül.2007, 19:31   #30
 
mehmet64 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
mehmet64
Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 31.Ağustos.2007
Üye No: 2282
Mesajlar: 8
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Standart

yaşasın PARTİ CEPHE !
kurtuluş kavgada zafer CEPHEDE!
umudun adı DHKP-C!
eğer uşakta dernekle iletisim kurmak isteyen arkadaşlar varsa yardımcı olabilirim
mehmet64 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.Ekim.2007, 02:12   #31
 
Genc_Komunist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Genc_Komunist
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 02.Ekim.2007
Üye No: 3066
Mesajlar: 29
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Standart

"Partimiz, Marksist-Leninist dünya görüşünü benimsemiş ve bunun için savaşan bir partidir. Nihai hedefi, sınıfsız, sömürüsüz bir düzen ve bir dünya yaratmaktır. Ancak bugünkü hedefi bu olmayıp, Emperyalizme ve Oligarşiye karşı tüm halk güçlerinin iktidarı olan Devrimci Halk İktidarı?dır."

Bu kısmı açıklar mısınız ?? (amacım eleştiri değil. gerçekten kafama takıldı. nasıl yani ya?)
Genc_Komunist isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.Ekim.2007, 12:51   #32
 
celali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
celali
Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 22.Temmuz.2007
Üye No: 500
Mesajlar: 5
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Standart

Sevgili Yoldaşlar öncelikle Sizleri Devrimciliğimin Olanca Ateşiyle Selamliyorum...................düşünceleriniz çok Ilgimi Cekiyor Ama Sizinle Nasil Bağlanti Kuracağimi Biemiyorum .yardimci Olursaniz Sevinirim.yaşasin Devrimci Dayanişmabiji Azadiya Kurdan
celali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 16.Ekim.2007, 03:51   #33
 
Delâl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Delâl
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 13.Temmuz.2007
Üye No: 5
Mesajlar: 480
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
2 Mesajına 3 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Genc_Komunist Nickli Üyeden Alıntı
"Partimiz, Marksist-Leninist dünya görüşünü benimsemiş ve bunun için savaşan bir partidir. Nihai hedefi, sınıfsız, sömürüsüz bir düzen ve bir dünya yaratmaktır. Ancak bugünkü hedefi bu olmayıp, Emperyalizme ve Oligarşiye karşı tüm halk güçlerinin iktidarı olan Devrimci Halk İktidarı?dır."

Bu kısmı açıklar mısınız ?? (amacım eleştiri değil. gerçekten kafama takıldı. nasıl yani ya?)
"Halkın silahlı savaşı, Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi'nin öncülüğünde şehirde ve kırda silahlı propagandanın, gerilla savaşının geliştirilmesi, yaygınlaşıp güçlenerek gerilla ordusuna varılmasıyla artan halk hareketleri ve yöresel ayaklanmalarla birlikte Halk Ordusu'nun oluşması ve en nihayet topyekün ayaklanmayla Oligarşik Devleti yıkarak Devrimci Halk İktidarı'nı kurar. Partimiz, Halk Savaşı'nın ilk evresini silahlı propaganda temelinde şekillenen Öncü Gerilla Savaşı olarak kavrar."

Yeterince açık mı? Daha açmamıza gerek var mı?
______________________________________________________
şimdi artık savaş zamanıdır
bırakıp sevdamızı kadife tenli zamanlara
ellerimiz ellerimizin sıcaklığını kaybetmeden
sarılıp silahın soğuk tenine
o kutsal ateşin sıcaklığını
hissetmeliyiz tüm benliğimizde

SİNAN KUKUL
Delâl isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22.Ekim.2007, 17:00   #34
 
Genc_Komunist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Genc_Komunist
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 02.Ekim.2007
Üye No: 3066
Mesajlar: 29
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Standart

Sorum o değildi. Neden "nihai amacınız"dan önce bugün ki hedefiniz böyle orjinal bir fikir? Yani beni provakatör bir başka örgütten biri sanmayın. Araştıran genç bir komünistim sadece. Anlamadığım Marksizm Leninizm yolu göstermemiş midir? Proletarya diktatörlüğü ve silahlı halk devrimi değil midir asıl olan? Öncü gerilla savaşı ya da halk iktidarı ile amacınız sosyalizme ulaşmak sanırsam.. ama bunu daha önce hiç bir kitapda okumamıştım... ondan soruyorum. Alıntı değil de, açıklama yaparsanız sevinirim...
Genc_Komunist isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01.Kasım.2007, 03:56   #35
 
dimitar1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dimitar1
Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 31.Ekim.2007
Üye No: 3703
Mesajlar: 13
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Genc_Komunist Nickli Üyeden Alıntı
Sorum o değildi. Neden "nihai amacınız"dan önce bugün ki hedefiniz böyle orjinal bir fikir? Yani beni provakatör bir başka örgütten biri sanmayın. Araştıran genç bir komünistim sadece. Anlamadığım Marksizm Leninizm yolu göstermemiş midir? Proletarya diktatörlüğü ve silahlı halk devrimi değil midir asıl olan? Öncü gerilla savaşı ya da halk iktidarı ile amacınız sosyalizme ulaşmak sanırsam.. ama bunu daha önce hiç bir kitapda okumamıştım... ondan soruyorum. Alıntı değil de, açıklama yaparsanız sevinirim...
DHKP-C'nin nihai amacı, Mahir Çayan'ın Kesintisiz Devrim I - II - III yazılarında belirttiği ülke koşullarıyla, anti oligarşik - anti emperyalist silahlı mücadele ile Demokratik Halk İktidarı'nın kurulması ve Kesintisiz olarak Sosyalist Devrime geçilmesini ön görür.

Buna göre nihai amaç Sosyalizm'dir.

Aşamalı olarak Anti Emperyalist-Anti Oligarşik halk devrimi gerçekleştirilerek Devrimci Halk İktidarı kurulur, demokratik devrim ile halk diktatoryası kurulduktan sonra kesintisiz olarak sosyalist devrim sürdürülür ve proleterya diktatoryası kurulur.

Bu aşamalarda Politikleşmiş Askeri Savaş Stratejisi (PASS) kullanılır.

( Mahir Çayan Kesintisiz Devrim yazılarına ulaşmak için )

http://www.ozgurluk.org/kitaplik/pdf/ButunYazilar.pdf
dimitar1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 26.Nisan.2008, 01:52   #36
 
Siyah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Siyah
Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 26.Nisan.2008
Üye No: 7692
Mesajlar: 13
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Standart

THKP-C ile DHKP-C arasında teoride/pratikte herhangi bir birlik varmıdır..? bikaç videoda dhkpc'nin mahir çayan vs. videosu kullandigini gördüm neden thkp-c bünyesinde değillerde ayrı bir örgütler..
Siyah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23.Mayıs.2008, 05:36   #37
 
tekyoldevrim... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
tekyoldevrim...
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 17.Kasım.2007
Üye No: 4030
Mesajlar: 67
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Standart

thkp-c var olmayan bir örgüttür thkğ-c bünyesinde yer almasıda bu sebeble imkansızdır DHKP-C Mahir ÇAYAN ı önder olarak görür ve THKP-C çizgisini savunur
______________________________________________________
...
tekyoldevrim... isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06.Haziran.2008, 20:11   #38
 
Uur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Uur
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 02.Eylül.2007
Üye No: 2348
Bulunduğu yer: kocaeli
Mesajlar: 102
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Uur - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

selam dhkp-c kocaelinde temsil ediliyormu? ediliyorsa irtibata geçmek istiyorum ilgili arkadaşlardan ö.m. bekliyorum...
______________________________________________________
TEK YOL DEVRİM!!
Uur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06.Haziran.2008, 23:29   #39
 
mira - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
mira
Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 06.Ocak.2008
Üye No: 4735
Mesajlar: 15
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Standart

Ben D.bakırdayım ama halen göremedim dhkp-c'li dostları
mira isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.Haziran.2008, 23:14   #40
 
-. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
-.
Okuyucu
Kullanıcı Profili
Üye No:
Mesajlar: n/a
Teşekkür Grafikleri
Standart

Bir gerillayı görmekde zor zanaat zaten
  Alıntı ile Cevapla
Alt 13.Haziran.2008, 23:43   #41
 
İntifada - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İntifada
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 12.Mart.2008
Üye No: 6213
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 272
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Standart

Arkadaşlar Kocaeli'de DHKP-C var mı, demişsiniz. Kocaeli Gençlik Derneği'ni bulabilirsiniz. Yalnız DHKP-C'yi boşuna aramayın, bulamazsınız Amedli arkadaş sen de Dicle Gençlik Derneği'yle irtibata geçebilirsin. Fakat örgüt ismini çok sık kullanmasanız iyi edersiniz. DHKP-C ismini unutun, HÖC ismini hatırlayın.

Sevgilerle...
______________________________________________________
Öndere Selam, Savaşa Devam!
İntifada isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 31.Temmuz.2008, 22:52   #42
 
PARTİZAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
PARTİZAN
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 17.Temmuz.2007
Üye No: 681
Mesajlar: 481
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
1 Mesajına 2 Teşekkür Aldı
Standart

11. Sitemizde mevcut olan yapıların, Partiler ve Demokratik Kitle Örgütleri bölümleri partilerin propogandasını yapmak ve sepatizanlarına bilgi vermek içindir. Bunun dışındaki politik eleştiri dahi olan yazılar direk silinecektir. Partilerin politik eleştirilerinin yapılacağı kısım Güncel Haberler ve Politik Gündemdir.

Bu kural son noktadır...
Dava adamı arkadaş da küçük bir tatile ayrılmıştır.
Geldiğinde kavramları doğru yerde kullanmayı öğrenir umarım.
Zira küçük burjuva ağızlarla yapılan söylemler burada geçersizdir.
Hele hele burada Devrimci bir örgüte ' devrimci -ahlaktan- yoksundur' hiç diyemezsiniz!...
______________________________________________________
PARTİZAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.Kasım.2008, 03:29   #43
 
partizan_92 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
partizan_92
Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 08.Kasım.2008
Üye No: 14568
Mesajlar: 4
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Standart

ben izmirde bulamıyorum dhkp-c yi ki babam benim cepeli ceza evinde tavsiyem tayad ile bağlantı kurmanız devrimci düsüncelerinizin gelismisligine göre yonlendirilicegimizi düsünüyorum
partizan_92 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09.Ocak.2009, 04:07   #44
 
İntifada - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İntifada
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 12.Mart.2008
Üye No: 6213
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 272
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Standart DHKP-C Davası Yeniden Temyiz'de

Belçika’da sürmekte olan DHKP-C davası dördüncü kez görülmek üzere yeniden başlıyor.

7 Ocak 2009, Çarşamba günü Brüksel Temyiz Mahkemesi’ndeki duruşmada, yargılamanın 25 Mayıs tarihinde tekrar başlayacağı ve oturumların aralıksız süreceğine karar verildi.

10 yıldır devam eden dava 2 kez Temyiz Mahkemesi tarafından olmak üzere, 3 kez görüldü ve 2 kez Yargıtay mahkemesi tarafından bozuldu.

11 kişinin yargılandığı davada ilk karar 28 Şubat 2006 tarihinde Bruges Ceza Mahkemesi’nin, 4 ile 6 yıl arasında hapis cezaları vermesiyle sona ermişti. Temyize giden davada Gent Temyiz Mahkemesi, 7 Kasım 2006'da bu cezaları onadı.

Bu kararlar üzerine Yargıtay'a başvurulmasıyla verilen kararların tümü Yargıtay tarafından bozuldu ve 19 Nisan 2007 tarihinde tüm tutuklular serbest bırakıldı.

Ardından dava Anvers Temyiz Mahkemesi’nce ele alındı. 7 Şubat 2008 tarihinde verilen Anvers kararında ise daha önceki kararların tersine, DHKP-C "terör örgütü" olarak nitelendirilmedi ve tüm sanıklar serbest bırakıldı.

Bunun devamında Federal Savcılığın itirazda bulunmasıyla, Yargıtay mahkemesi kararı bozdu ve davayı Brüksel Temyiz Mahkemesi'ne bıraktı. 25 Mayıs 2009 tarihinde Brükselli hakimler bakacaklar bu kez davaya.

DHKP-C davası Belçika basınında “karışık ve uzun “ olarak nitelendirilirken, kamuoyunun da dikkatini çekmeye devam ediyor. 7 Ocak günü Brüksel adliye sarayı önünde CLEA’nın çağrısı üzerine yaklaşık 100 kişi toplandı. Anti-terör yasalarını eleştiren ve kaldırılmasını talep eden göstericiler arasında Yeşiller Partisi Senatörü Josy Dubie, Sosyalist Sendika FGTB yöneticilerinden Stephan Galon ve ULB Üniversitesi tarih profesörü Anne Morelli de yer aldı.

Adliye Sarayı önünde yapılan gösteride CLEA (İfade ve Örgütlenme Özgürlük Komitesi) sözcüsü Daniel Flinker bir konuşma yaparak yıllardır süren bir sahiplenme sürecinin ardından bir kez daha bir arada olmanın önemine dikkat çekti ve siyasi gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Flinker şunları söyledi: “ Faşist barbarlık her gün, kan ve gazap içinde kendini dünyaya gösteriyor. Haber bültenleri bize trajik bir şekilde ‘devlet terörü’ kelimelerinin şiddetini gözler önüne seriyor. Kendini rahatsız edenlerden kurtulmak için İsrail dava açmıyor ; siyonist devlet Gazze’de terör estiriyor, bombalıyor, katlediyor... (...) Belçika devleti Gazze’ye saldırı başlamadan kısa bir süre önce İsrail ile ilişkilerin geliştirilmesine karar verdi. Türkiye devletinin siyasi cinayet işlemesine rağmen Belçika polisi Türk meslektaşlarıyla yeni işbirliği anlaşmaları imzaladı.

Aslında ülkemiz çoktan tarafını seçmiştir; Belçika halklara zulüm uygulayan devletlerin yanında yer almıştır. Bu devlet, ABD, İsrail ve Türkiye gibi ülkelerin istekleri doğrultusunda, tüm imkanlarını kullanarak, emperyalizme ve baskılara karşı çıkanları fişlemektedir. Belçika, İsrail’i değil muhalif örgütleri terör listesine alıyor.”

Flinker konuşmasında, direnişin meşruluğunu ve ortak mücadelenin anlamını verdiği, Engin Çeber, Ferhat Gerçek, Yunanistan ayaklanmaları, Fransa’da yaşanan baskılar gibi örneklerle dile getirdi.

Flinker DHKP-C davasından çıkacak kararın önemine vurgu yaparak, davanın başka ülkelerde süren mücadeleleri desteklemenin suç olup olmadığını göstereceğini belirtti ve “bu nedenle, burada devrimcilerin, daha önce Bruges ve Gent mahkemelerinin yaptığı gibi terörist olarak nitelendirilmesine karşı çıkmak için toplandık” dedi.

Flinker son olarak gelecek ay anti-terör yasalarını gözden geçirecek olan milletvekillerine seslenerek, sadece reform ile yetinmemeleri gerektiğini belirtti. CLEA olarak anti-terör yasalarının tamamiyle kaldırılması yönünde çalışmalarının olacağını duyuran Flinker konuşmasını, “Brüksel’den Gazze’ye, Fransa’dan Irak’a, Atina’dan Ankara’ya, hepimiz devlet terörüne karşı mücadele içinde olalım” çağrısıyla bitirdi.



HALKINSESİ
______________________________________________________
Öndere Selam, Savaşa Devam!
İntifada isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09.Ocak.2009, 12:14   #45
 
-- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
--
Okuyucu
Kullanıcı Profili
Üye No:
Mesajlar: n/a
Teşekkür Grafikleri
Standart Cevap: D H K P / C

Dhkc yi bulamazsın da höcü bulursundostlar hepimiz kendimde dahil özeleştiri vermek gerekirse çok fazla illgal örgüt ismi kullanıyoruz ve internetlerin izlendiğini bile bile mütiş bi rahatlık içindeyiz.bu bana doğru gelmiyo dstlar.biraz daha dikkatli olalım devrimci selamlar
  Alıntı ile Cevapla
Alt 19.Ocak.2009, 05:34   #46
 
kızıl melek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kızıl melek
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 07.Aralık.2008
Üye No: 15913
Mesajlar: 181
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Standart Cevap: D H K P / C

DHKC Açıklama 376 Devrimci Halk Kurtuluş Cephesi, basın bürosu tarafından 15 Ocak 2009 tarihinde yayınlanan 376 sayılı açıklama:


Kontrgerilla
Ancak DEVRİMLE Dağıtılır



• İbrahim Şahinler'i görevlendiren 'devlet'tir

• Susurluklar, Ergenekonlar, Kontrgerilla, ancak devletle birlikte varolabilir.

• Faşist devlete karşı çıkmayan hiçbir güç, kontrgerillayı tasfiye edemez, ondan hesap soramaz.


Oligarşi içi iktidar savaşının bir biçimi olarak sürmekte olan Ergenekon Operasyonu'nun son aşamasında kontrgerilla şeflerinden İbrahim Şahin'in gözaltına alınıp tutuklanması, ardından bazı yerlerde cephanelikler bulunması, çeşitli kesimler tarafından Ergenekon Operasyonu'nda bir “dönüm noktası” olarak değerlendirildi. Bu kesimler, bu kez kontrgerillanın (Gladio'nun) tasfiye edileceği beklentisine girdiler.

Bunlar düzen içi düşünmenin sonucu olarak ortaya çıkan yanlış beklentilerdir.

Yaşadığımız bütün tecrübelere rağmen, hala faşizmin kendi kendine veya faşist, gerici partiler aracılığıyla demokratikleşebileceği düşünceleri bu yanılgıları beslemeye devam etmektedir.

İbrahim Şahinler yeni ortaya çıkmış, yeraltındaki silah depolarından yeni haberdar olunmuş, yıllardır bilinen gerçekler yeni öğrenilmiş gibi, sansasyon yaratıp, ortalığı bulandırarak sürdürülüyor operasyon. Oligarşi içi hemen her it dalaşında olduğu gibi, her vesileyle devrimcilere karşı karalama ve şaibelendirmeyi amaçlayan bir psikolojik savaş da başından beri söz konusu operasyona eşlik ediyor.


Ergenekon operasyonu, hala oligarşi içi iktidar savaşı olarak devam etmektedir. İbrahim Şahin'in tutuklanmış olması, Ergenekon'u oligarşi içi iktidar savaşı olmaktan çıkarmaz. İbrahim Şahin'in tutuklanmış olması iktidar için “karanlığın üzerine gitme kararlılığı”nın göstergesi değildir. Sorulması gereken soru; İbrahim Şahin'e bugüne kadar niye dokunulmadığıdır?.. AKP; Ergenekon'un “oligarşi içi iktidar savaşı” olduğunu perdelemek ve böylece oligarşi içi iktidar savaşında çeşitli çevreleri kendisine yedekleyebilmek için manevralar yapıyor... Deşifre olmuş, etkisizleşmiş kontrgerilla unsurlarını küçük-burjuva aydın çevrelerin önüne atarak, onları “kontrgerillaya karşı mücadele ettiğine” inandırmak istiyor. İbrahim Şahinler'in suçları cezalandırılacaksa, “kayıp silahlar” aranıyorsa, binlerce faili meçhulün hesabı sorulacaksa, çalınacak kapılar bellidir. Ama o kapıları çalmıyor iktidarın polisi ve savcıları.


Kontrgerillayı kendi istedikleri gibi tartıştırmak istiyorlar.

Çizdikleri bu tartışma çerçevesinde, devlet yoktur, hükümetler yoktur, emperyalizm yoktur, tekelci burjuvazi ve onların çıkarları yoktur; sadece kişiler ve o kişilerin “başına buyruk” örgütlenmeleri, eylemleri vardır. Halka kontrgerillayı böyle bir ucube olarak sunmak istemektedirler. Kontrgerilla ne böyle kurulmuş, ne de halka karşı eylemlerini başına buyruk biçimde gerçekleştirmiştir. Eğer kontrgerilla tasfiye edilecekse, işledikleri suçların hesabı sorulacaksa, o hesaplaşmanın hedefinde en başta devlet, hükümetler, emperyalizm ve tekelci burjuvazi olmak durumundadır. Ama bizden kontrgerillanın bunların dışında bir organizasyon olduğuna, on bini aşkın faili meçhulün, binlerce infazın, yüzlerce kayıpın, kitle katliamlarının, provokasyonların, psikojik savaşın bu bir avuç “çetecinin” kararı ve organizasyonuyla gerçekleştirildiğine inanmamız isteniyor. Hayır, kontrgerilla her şeyden önce devlettir. Dünyanın tüm ülkelerinde kontrgerilla devletlerle birlikte varolmuştur.


Yoldaşlarımızın katili, halk düşmanı, oligarşinin maşası İbrahim Şahin:

AKP iktidarının ve yalakalarının yarattığı havaya bakılırsa, İbrahim Şahin'in neler yaptığı adeta yeni keşfedilmiş, bu ülkede toprağa gömülü binlerce silah olduğu da yeni öğrenilmiştir. İbrahim Şahin'in kim olduğu, neler yaptığı yıllardır biliniyor. Biz onu 17 Nisan 1992'den beri çok yakından tanıyoruz. Yoldaşlarımızın ölüm mangalarıyla saatlerce çatışıp şehit düştüğü Çiftehavuzlar'da, onu “gözden gezden arpacıktan” bakacak kadar yakından tanıdık. Yoldaşlarımıza sıktığı kurşunlardan tanıdık. Yoldaşlarımızı katleden ölüm mangalarının başındakilerden biriydi. İsmi resmi olarak dava dosyalarında geçmese de, örgütümüze yönelik sayısız infaz operasyonunda yer aldığı muhakkaktır.

Şeflerinden birinin İbrahim Şahin olduğu Ölüm Mangaları, devrimci ve ulusal mücadelenin gelişmesi karşısında, 1980'lerin sonunda, oligarşinin merkezi kurumlarının kararıyla kurulmuştur. Kurulduklarından itibaren de sayısız infaz gerçekleştirmişlerdir. Herkes hafızasını biraz zorladığında hatırlayacaktır ki, ev ve işyeri baskınlarında, sokak ortasında sürdürülen infazlar, belli başlı büyük şehirlerde kurulan ölüm mangaları tarafından gerçekleştiriliyordu. Başlarında Mehmet Ağar vardı, Özel Harekatçılardan oluşan timlerin başına da İbrahim Şahin atanmıştı.

Her infazdan sonra, katillerin gözlerinden öpülüyor, infazlara yönelik eleştiriler, bizzat en üst düzeyde Başbakanlar, Cumhurbaşkanları tarafından cevaplanıyor, “polisimizin elini soğutmayın” denilerek, İbrahim Şahinler'e “devam edin” deniyordu. Ölüm mangaları, altın saatlerle ödüllendirilmekten “gazanız mübarek olsun” diye kutlamaya kadar, en üst düzeyde teşvik ve himayeye mazhardılar. İçişleri Bakanı İsmet Sezgin gibi, İnsan Haklarından(!) Sorumlu bakan Mehmet Kahraman gibi, bakanlar bizzat gidip yerinde infazları seyrediyor ve infaz sonrasında alkışlayıp katillerin başını tebrik ediyorlardı. Şahinler'e “devam edin, devam edin...” diyen iktidarların bakanları arasında bugün AKP iktidarında en üst düzeyde yer alan Abdülkadir Aksular, Cemil Çiçekler de vardı. Ölüm mangaları bu sahiplenme ve teşvikle öylesine pervasızlaşmışlardı ki, karşılarındakinin kim olduğunu dahi bilmeden katlediyorlardı artık. Bu infazlardan dolayı hiçbir ölüm mangası üyesi, hiçbir “özel timci” ceza almamıştır. Halka, devrimcilere, Kürt yurtseverlerine karşı faşist politikaların sürdürücüsü olan AKP de İbrahim Şahinler'e bu infazların, kitle katliamlarının hesabını sormayacaktır. AKP iktidarı, İbrahim Şahin'in “Danıştay saldırısında kullanılan silahı satmış olması”nın peşindedir.

Düşünün, onlarca, belki yüzlerce infazda, katliamda imzası, damgası, emri olan bir kontrgerilla şefi, suçlana suçlana bununla suçlanmaktadır. Bu da AKP'nin derdinin oligarşi içi iktidar savaşı olduğunun bir başka kanıtıdır.

İbrahim Şahinlerden sorulacak hesabımız var elbette; bu hesabı AKP'nin sormayacağı açıktır. Ölüm mangalarından hesabı kendimiz soracağız.

Burada şunu da ekleyelim ki; örgütümüzün adı, bu kez de İbrahim Şahin'i ait olduğu iddia edilen cephaneliklerde çıkan lav silahlarından hareketle Ergenekoncularla, kontrgerillacılarla yan yana getirilmeye çalışılmaktadır. Sanki yeryüzünde lav silahı bir tek o kazılan yerlerde ve bir de örgütümüzde görülmüştür! Örgütümüzü kontrgerillacılarla yan yana getirme gayretleri, mantıksızdır, saçmadır, ama ülkemizde devrimcilere karşı psikolojik savaş zaten böyle yürütülmektedir. AKP'nin savcıları, AKP yalakası medya, her fırsatta devrimci harekete karşı zehirlerini kusmaktadırlar. Ama pisliklerini bize bulaştırmaları mümkün değildir. Örgütümüze yönelttikleri her iftira, karalama, yalnızca onların pisliklerinin, iftiracılıklarının ve alçaklıklarının kanıtı olarak ge?ktir tarihe.


Ergenekon'u, Susurluk'u, kontrgerillayı devletin dışında arayan, hiçbir şey bulamaz:

Ülkemizde en azından 6-7 Eylül 1955'ten bu yana, kontrgerilla tarafından örgütlü, sistemli, planlı bir şekilde provokasyonlar, sabotajlar, katliamlar, işkenceler, infazlar gerçekleştirilmektedir ve neredeyse 60 yıldır sürmekte olan bir politikanın sorumlularının ve uygulayıcılarının Veli Küçükler, İbrahim Şahinler, Levent Ersözler'den ibaret olamayacağı açıktır.

Sorun kaç general, kaç muvazzaf subayın tutuklanıp tutuklanmadığında değildir. Ülkemizdeki kontrgerilla örgütlenmesinde ordunun belirleyici güç olduğu açıktır. Fakat ordu da bunu “kendi başına” yapmamaktadır. Ordu, bu örgütlenmeyi emperyalizm ve tekelci burjuvazinin politikalarını hayata geçirmek için oluşturmuştur, kontrgerilla yöntemlerine bunun için başvurmaktadır.

Emperyalizm ve oligarşik diktatörlük izin vermeden cunta da yapamazlar, böyle devasa bir kontrgerilla örgütlenmesi de oluşturamazlar.

Kontrgerillayı gerçek anlamda tasfiye etme amacı ve niyeti bulunmayan AKP iktidarı bu nedenle, Ergenekon'u devletin dışında gösterirken, onu adeta geçmişte kalan bir organizasyon olarak sunmaktadır. Bu anlamda, ikide bir ortaya atılan “1 Numara” gibi safsatalar, Ergenekon'daki bu oyunu sürdürmek içindir. Ergenekon, Susurluk, Kontrgerilla, herhangi bir “1 Numara”ya bağlanamaz. Ama eğer kişilerden sözetmek gerekiyorsa, yukarıdan aşağıya faşizmin inşa edildiği ve NATO-CİA organizasyonuyla kontrgerilla örgütlenmesinin oluşturulduğu 1950 başlarından bu güne kadar ki, bütün hükümetler, Genelkurmay başkanları, kuvvet komutanları, bütün Milli Güvenlik Kurulu üyeleri, Özel harp dairesinin, MİT'in, polisin bütün yöneticileri, hepsi kontrgerilla üyeliğinden ve halka karşı kontrgerilla politikalarının uygulanmasından sorgulanıp yargılanmalıdır. Bu kapsamda ele alınmadıkça, kontrgerillayla hesaplaşılmış ve kontrgerilla tasfiye edilmiş olmaz.


Neden sorun düzen içinde çözülemez? Neden Devrim?

Kontrgerilla sadece orduya, sadece MİT'e, polise, mafyaya, sivil faşist harekete bağlı olarak varolan bir örgütlenme değildir. Bunların hepsini birden içerir, ancak bunların hepsinin kapsayabileceğinden daha geniş ve daha üst bir yapılanmadır. Onu daha üstte bir yapı haline getiren doğrudan emperyalizm ve oligarşik diktatörlük tarafından örgütlenmiş olmasıdır. Bu anlamdadır ki, yukarıdan aşağıya örgütlenen bu yapı, sistemin kendisiyle, devletle bütünleşmiştir. Sadece dar bir örgütlenme olmanın ötesinde, oligarşinin kesintisiz sürdürdüğü bir politikanın adı olmuştur. Bizim gibi ülkelerde kontrgerillanın tasfiyesi, işte bu nedenle, mevcut faşist devlet mekanizmasının parçalanmasıyla özdeşleşmiştir. Hiçbir düzen partisi iktidarı bunu yapmayacağı ve yapamayacağı içindir ki, kontrgerilladan kurtulmak, bir devrim sorunudur.

Başından itibaren belirttiğimiz gibi, kontrgerillayı açığa çıkartmak, yargılamak demek, 50 yılı, yani yarım asrı aşan bir sürecin halka karşı işlenen suçlarını ortaya dökmek demektir. Bunun içinde 1 Mayıs 1977'den Maraş'a, Gazi'ye uzanan onlarca kitle katliamı, onlarca aydının suikastlarla katledilmesi, binlerce devrimcinin işkencelerde, infazlarda katledilmesi vardır. Yüzlerce insanın kaybedilmesi vardır. Bunun içinde sayısız provokasyon sabotaj, komplo vardır. Kesintisiz sürdürülen bir psikolojik savaş vardır.

Susurluk, bir grup özel timciye indirgenmişti; Ergenekon da Veli Küçüklerle İbrahim Şahinlerle sürdürülüyor. Ortak noktaları, halka karşı işlenen suçlar yoktur ortada.


Aydınlara, halkımıza, ilerici demokrat kesimlere bu noktadaki uyarımız şudur:

Aldanmayın ve aldatmayın; Oyalanmayın ve oyalamayın.


Kontrgerilla politikalarını sürdüren, kontrgerilla örgütlenmesini kendine bağlı olarak yeniden şekillendiren AKP iktidarı, “çetelere açığa çıkarıyoruz” iddiasıyla Ergenekon davasını, oligarşi içi iktidar kavgasında etkili bir şekilde kullanmaktadır. Veli Küçük, İbrahim Şahin gibi tescilli kontrgerilla elemanlarının davaya dahil edilmesi, AKP'nin oligarşi içi iktidar savaşına meşruluk kazandırma amaçlı olup, doğrudan kontrgerillayla bir hesaplaşma anlayışı söz konusu değildir. Bu çatışmada bağımsızlık için dövüşen de, demokrasi için vuruşan da yoktur. Ve bu iki hedef de sadece ve sadece devrimci mücadeleye kalmıştır.

Bütün bunların sonucu olarak bir kez daha belirtiriz ki; AKP'yle Genelkurmay ve düzenin bazı kesimleri arasında sürmekte olan bu mücadele, demokrasi mücadelesi değildir, halkın mücadelesi değildir. Bu mücadelede taraf olmak, şu veya bu şekilde egemen sınıfların saflaşmasında yeralmaktır.

Bir kez daha görülecektir ki, tüm bu sansasyona, kuru gürültüye rağmen, kontrgerilla devam edecektir. “Türkiye bağırsaklarını temizliyor”, “artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” tesbitlerinin arkası nasıl derin bir hayal kırıklığı olduysa, bugün Şahin gibi birkaç kontra şefinin tutuklanmasıyla aynı hayalleri görmeye başlayanlar da aynı hayal kırıklığına uğrayacaktır.

Bütün bu gelişmeler bir kez daha “Susurluk devlettir!” tesbitini doğrulanmasıyla sonuçlanacaktır. Susurluk devlettir ve elbet, Susurluk devletini tasfiye edebilecek tek güç de devrimdir. DEVRİMCİ HALK KURTULUŞ CEPHESİ
kızıl melek isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19.Ocak.2009, 14:59   #47
 
Bome_Munzur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bome_Munzur
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 14.Temmuz.2007
Üye No: 26
Mesajlar: 1,273
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
4 Mesajına 7 Teşekkür Aldı
Standart Cevap: D H K P / C

Alıntı:
Uur Nickli Üyeden Alıntı
selam dhkp-c kocaelinde temsil ediliyormu? ediliyorsa irtibata geçmek istiyorum ilgili arkadaşlardan ö.m. bekliyorum...
izmit merkezde yuruyus yolu ustunde dernek var Höc un.
Bome_Munzur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25.Ocak.2009, 18:49   #48
 
ahmed_35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ahmed_35
Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 24.Ocak.2009
Üye No: 17512
Mesajlar: 1
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Standart Cevap: D H K P / C

yav arkadas napayım tum yolları denedım yok adamlar eskısı gıbıde faal deıller artık polısını molıusını dusunmuyorum yanı
ahmed_35 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25.Ocak.2009, 19:45   #49
 
İBO'CU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İBO'CU
HAY-MAT-LOS
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 27.Eylül.2007
Üye No: 2996
Bulunduğu yer: DÜNYANIN HER YERİ
Mesajlar: 5,775
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,143
1,993 Mesajına 5,120 Teşekkür Aldı
Standart Cevap: D H K P / C

Gerçi bana düşmez ama; burası Bir forum.
Sosyalist insanların birlikte çeşitli konuları tartıştıkları bir yer.

Burada İlegal oluşumlara nasıl katılırım diye soru soran biri; ya çok cahil yada polis olabilir ancak.

Lütfen nerede ne yazılacağını bilerek, ve sorumluluklarımızın bilinciyle hareket edelim.

İlk yazdığın mesajda böylesi cahilce bir soru sorman özellikle çok ilginç.

______________________________________________________

TAA SPARTAKÜSTEN BİZE MİRAS KALAN; BİR SEVDA UĞRUNADIR.
DAĞLARIN DORUKLARINDA TÜKETİLEN ZAMAN.
DAYAMIŞ OMUZUNA SİLAHI, BİLİNMEZ NE DÜŞÜNÜR,
KİMBİLİR NERESİNDE SEVDANIN,
SEVİŞİRKEN GÖZLERİ ÇOBAN YILDIZIYLA;
HENÜZ NAMLUSU SOĞUMAMIŞ,
NÖBETÇİ PARTİZAN.

İBO'CU isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.Mart.2009, 15:43   #50
 
Delâl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Delâl
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 13.Temmuz.2007
Üye No: 5
Mesajlar: 480
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
2 Mesajına 3 Teşekkür Aldı
Standart Cevap: D H K P / C

Alıntı:
-YURTSEVER- Nickli Üyeden Alıntı
Bir gerillayı görmekde zor zanaat zaten
Çok zor olmasa gerek ya... Devrime adanmış bir ömür, sosyalizm bilinci, keskin bir irade ve kararlılık...

Ha bir de, adalet ile bütünleşmek...

Sanırım bunları katarsa insan ömrüne görmek istediklerinin yanında bile olabilir...
______________________________________________________
şimdi artık savaş zamanıdır
bırakıp sevdamızı kadife tenli zamanlara
ellerimiz ellerimizin sıcaklığını kaybetmeden
sarılıp silahın soğuk tenine
o kutsal ateşin sıcaklığını
hissetmeliyiz tüm benliğimizde

SİNAN KUKUL
Delâl isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Çark Dönecek Çekiç Vuracak Sosyalist İktidar Kurulacak!
Saat...


Powered by vBulletin | Hosted by Linode.com