Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > SİYASET > Dünya Ekonomisi ve Krizleri

Dünya Ekonomisi ve Krizleri Dünya kapitalist ekonomisi haberleri

Sol Gazete

Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Yaklaşan Kapitalist Sistem Krizi
Cevaplar
45
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
3711
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 08.Haziran.2017, 02:18   #1
 
İbrahim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İbrahim
TROÇKİST
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 19.Mart.2017
Üye No: 55239
Mesajlar: 97
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 130
32 Mesajına 45 Teşekkür Aldı
Exclamation Yaklaşan Kapitalist Sistem Krizi



Bildiğiniz gibi kapitalizmin kâr oranlarının düşme eğilimi adı altında bir çelişkisi vardır. Ayrıca yine kapitalizmde kâr oranlarının eşitlenmesi gibi bir eğilim vardır, bu bir çelişki değildir fakat kâr oranlarının düşme eğiliminin bütün diğer iş kollarında ve bu iş kollarında çalışan bütün kapitalist işletmelerde kendisini göstermesini sağlar.

İkisini sırayla açıklamak gerekirse:

1-
Alıntı:
S (Artı değer) / (C (Sabit sermaye) + V (Değişken sermaye)) formülü bize o süreç içerisindeki kâr oranını verir. Ve biz biliyoruz ki rekabet koşullarında bir kapitalist sürekli olarak sabit sermayisini emek verimliliğini arttırmak amacıyla büyütecektir çünkü bir ürün onun üretilmesi için gerekli olan toplumsal emek değeri ile satıldığı için ve emek verimliliği arttırıldığı takdirde aynı üretim daha az işçi ile yapılabildiği için ürünlerin toplam ücreti aynı kalırken işçilere ödenen toplam ücret azaldığı için bundan ek bir kazanç elde edecektir. Fakat belli bir süre sonra diğer kapitalistler de rekabet içindeki konumlarını korumak için sabit sermayelerini büyütmeye başlayacak ve bu nedenle o ürünün üretilmesi için gerekli olan toplumsal emek miktarı düşecek, bu ek kazanç da ortadan kalkacaktır. Ve biz biliyoruz ki bütün bunların sonucunda sabit sermaye büyümüş olacak, artı değer miktarı yine de kapitalizmde sömürü oranlarının artması gibi bir eğilim bulunduğu için artacaktır fakat uzun vadede sabit sermaye artı değer miktarına baskın gelecek ve elimizdeki formüle göre kar oranı da düşecektir.
2-
Alıntı:
Sırasıyla aynı iş kolunda çalışan kapitalist işletmeler arasındaki kâr oranlarının eşitlenmesi ve farklı iş kollarındaki kâr oranlarının eşitlenmesi olarak iki kademesi vardır. Birinci kademe: Bilindiği gibi aynı alanda üretim yapan işletmelerden bir veya birkaç tanesi çeşitli yollardan emek verimliliğini arttırdıkları için diğerlerinden daha fazla kâr elde ediyor olabilirler. Bu durumda az kâr eden işletmeler, aynı şekilde emek verimliliğini arttırmaya çalışarak farkı kapatmaya çalışırlar ve kapatırlar. Böylece aynı üretim alanında yatırım yapmış olan kapitalistler aynı oranda kâr elde ederler. İkinci kademe: Farklı alanlarda yatırım yapmış olan işletmelerin rekabetleriyle gerçekleşir. Gerçekten, çeşitli alanlar arasındaki kâr oranları çok farklı olabilir. Bu durumda, az kârlı alanlardaki sermayelerin bir kısmı oradan çekilip çok kârlı alanlara yatırılır. Ayrıca yeni yatırımlarda çok kârlı alanlara akar. Böylece, çok kârlı alanlarda üretim artar ve fiyatlar düşer. Fiyatların düşmesi kârları düşürür. Az kârlı alanlarda bunun tersi olur. Üretim azalır ve fiyatlarla kârlar yükselir. Bu iki taraflı haraket sonucunda bütün üretim alanlarında elde edilen kâr oranları birbirine yaklaşır ve ortalama kâr oranında eşitleşirler.
Şimdiyse grafiğe gelelim. Grafiğimiz bize 1965 ile 2009 yılları arası değişen kâr oranlarını gösteriyor. Göründüğü gibi benim bahsettiğim bu yasalardan kaynaklanan genel bir düşüş eğilimi var. Eğer bu böyle giderse kapitalist işletmelerin gelirleri giderlerinden daha az olacak bir biçimde düşecek ve bu nedenle tahminen 2020'li yıllarda dünyamızı devasa bir ekonomik kriz bekleyecektir. Marx bu düşme eğiliminin kapitalizmi bitirecek nihai yasa olduğunu söyledi. Ben de üstüne imzamı atarım. Bir dünya devrimini öngörüyorum. Ne düşünüyorsunuz?

______________________________________________________
--

DÜNYANIN BÜTÜN EZİLEN SINIF VE HALKLARI, BİRLEŞİN!
İbrahim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
İbrahim Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 3 Kisi:
Alt 08.Haziran.2017, 15:15   #2
 
BORGA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BORGA
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 08.Şubat.2011
Üye No: 34310
Mesajlar: 5,015
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,293
1,186 Mesajına 3,181 Teşekkür Aldı
Standart

İşte Marksizm bu. Katıksız, net ekonomizm. Hani şu Leninin lanetlediği akım. Hani devrim şuurunun, bunun dışından gelebileceğini, buradan devrim şuurunun oluşmayacağını söylediği akım.

Burada farkında olmadan İNSAN aşağılanıyor. Onu aş bulamayan kurt gibi zannediyor. Demiri, şirketi vesaireyi de aş zannediyor. Buna dair sıfat bulmaya çalışmayacağım. Midemi bulandırıyor. Bu bana yeter.

Patronlar kar edemezse, işçiler isyan eder. Yiyim sizin denkleminizi. Sürüdeki inek ne kadar isyankarsa, para yüzünden işçi de işte o kadar isyankar olur. Para yüzünden isyan edenin elindeki iktidar da aha şu rezil iktidarlardan daha tehlikelidir. Ünsiyeti ve dostluğu yok eder. De ki bürokrasi üretmedi, homili gırtlak üretir.

Değer kavramını dünyada burjuvazi yere yıktı, Marksistler de üstünde tepiniyor.

İşçiysen zaten krizdesin, işsizsen bir daha krizdesin, şehirdeysen bir daha, metropolisteysen bir daha, megapolisteysen bir daha krizdesin.

Hapishane, senin isyan etmeden yaşamanın istendiği bir yer. Sistemin işi bu. Esir almış ve bunu sürdürüyor. Egemenlik bu demek zaten.

Yok efendim onlar üretim aracının sahibi de o nedenle devlet oldular. Yersen.

Böyle oluşmuş bir tane bile devlet yok. İddianın ispatı diye bir sorumluluk yok mu sizde.

Şimdi bir yanlışlama göstereyim, İSPATLI !

Hegel-Marks ; ikisinde de tarihli-tarihsiz ayrımı var. Ama Kautsky ve ondan devralan ML de bu ayrım yok. İşin garibi her milletin önünde bir İLERLEME görevi var.

ML de Millet ve Milliyet tanımları var. Bu tanıma göre ; Millet olmak için de Milliyet olmak için de önce Dil Birliği gerekli. Burda duralım :

Milli yani Burjuva Demokratik Devrimini yapamayan milliyet kalır. Millet olamaz. Bu yaklaşım da bu akıma ait. Lenin, "müthiş" dediğine göre, o da buna dahil.

Soralım bakalım, onlar bu mevzuyu yazar çizerken dünyada kaç tane milliyet vardı. Yani kaç tane milliyet, milli devrimini yapacaktı.

Hegel-Marks bir kısmına tarihsiz dedi vaziyeti kurtardı. ML bu argümanı yuttu, sümen altı etti aldı başına belayı. O vakit 10 binin üstünde milliyet vardı. Şu an hilafsız 5 binin üstünde milliyet var.

Yani millet olamamış nice milliyet. Aşağılayın durun.

Kanun uyduran, dönüyor kendini sorgulayacağına, o kanunla tarihi ve günü sorguluyor.

Para olarak karşında okey oynadığın işçiye istediğin kadar had bildir, aşağıla, bişey olmaz. Paraya ve Parasızlığa küfret. Gerçekleri konuşuyorsun çünki. Mesela o arkadaşın Çerkezmiş. Hadi biraz da Çerkezliği aşağılasana, bakalım yiyor musun kafana istakayı.

Bunca farklı insanı, bir çit ile çevirip zaptediyor, oyalıyor, yaşatıyor ; sistem bu. Bu durum krizin kendisi değil, kriz aha şu istatistik diyen ne yapmış oluyor.

Sürünün önüne yem koyarsan gıkı çıkmaz ; İŞTE BUNU SÖYLÜYORSUNUZ İNSANA !

İlerleyelim Baylar !
______________________________________________________
Ni Dieu, Ni Maitre !
Ne Tanrı, Ne Efendi !

rağmen yaşa

BOLŞEVÎZM WÊSERKEWE
Bolşevizm Tekrar Kazanacak !
BORGA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
BORGA Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 08.Haziran.2017, 16:08   #3
 
İbrahim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İbrahim
TROÇKİST
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 19.Mart.2017
Üye No: 55239
Mesajlar: 97
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 130
32 Mesajına 45 Teşekkür Aldı
Standart

BORGA yoldaş, tarih boyunca bir insanın faaliyetleri ekonomik faaliyetlerden ayrı düşmemiştir. Ekonomik faaliyetler tarihin işleyişinde belirleyici unsur olmuştur. Örneğin bu nedenle de tarihte belirli bir coğrafyanın belirli bir döneminin analizni tarihi materyalist bir bakış açısından yapılması için öncelikle o coğrafyada o döneme hakim olan üretim biçiminin teşhisi yapılmalıdır.

Bugün bu değişmiştir. Artık insan faaliyetleri ekonomik faaliyetlerden ayrılmıştır. Bunun nedeni de üretim güçlerinin belli bir mertebeye kadar gelişmiş olmasıdır. Bu ayrılış ekonomi biliminin doğmasına neden olmuştur. Fakat biz baktığımızda görürüz ki gerçekleştirdiğimiz bütün sosyal ve kültürel faaliyetler ekonomik faaliyetlerimizden sonra gelir ve onların oluşumda yine bu ekonomik faaliyetler etkilidir. Bu nedenle ekonomi hâlâ insanlığın gelişimde en temel belirleyici etkendir. Anlayacağın olması gereken bu.
______________________________________________________
--

DÜNYANIN BÜTÜN EZİLEN SINIF VE HALKLARI, BİRLEŞİN!
İbrahim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.Haziran.2017, 16:42   #4
 
BORGA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BORGA
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 08.Şubat.2011
Üye No: 34310
Mesajlar: 5,015
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,293
1,186 Mesajına 3,181 Teşekkür Aldı
Standart

Devlet denen örgüt, kollarını, vantuzlarını ne kadar artırırsa yani haramiliği ne kadar yayar ve gasp periyodunu artırırsa o kadar gelişmiş olur, İç. Dışardan ne kadar insan gaspedebilir, çekebilir ve diğerlerine karşı kendini koruyabilirse o kadar da güçlü olur, Dış. Ve bunlar birbirini tetikler.

Konu devrim hatta dünya devrimi, bunu sen yazmışsın İbrahim Arkadaş.

Konuya dahiller gerekli olanlardan seçilmeli. Gereksizler, dışarı çıkarılmalı. Yani gerekenler, efrad içeri, gereksizler, ağyar dışarı. Bu konuda senin efradına camin ile ağyarına manin benle bir değil.

Ekonomi demişsin. Burdaki -nomi ; Nomosdan geliyor. Pay etme. Eko ; ev-yakın çevreden geliyor.

Kapitalizm, ekonomi değildir. Ekonomi kelimesi gaspedilmeden yada sahteleştirilmeden, kapitalist ekonomi kavramı kullanılamaz.

İktisat kavramı da öyle. Belli bir amaçla, o amaç için yol yürümek.

Biz bunları kullanırken olsa olsa ekonomi-politik kavramını kullanabiliriz. Onunla da hangi politiği kastettiğimiz bilinmelidir.

Ev iktisadından, şehri ayakta tutmaya başkalaşmış şeye ekonomi-politik diyebiliriz. Politika, şehir devleti anlamındadır. Onu da ilerletip modern devlete gelebiliriz ve bunun iktisadına bir isim verebiliriz. De bu iş niye bize düşüyor. Biz bu manada ekonomi-politiği yok etmek zorundayız.

Kar edemezlerse yok olurlar demek, kar ederlerse var olurlar demektir.

Neden, devlete çete diyemiyorsun. Neden Çete Bütçesinden bahsederken buna ekonomi demek durumunda kalıyorsun. Böyle eksik sorgulama olur mu. Seni düşmanın minderine çıkmaya zorlayan ne. Kendine sor ; Neden Bizim Mevzularımız Yerine Onların Mevzularını Esas Alıyorum
______________________________________________________
Ni Dieu, Ni Maitre !
Ne Tanrı, Ne Efendi !

rağmen yaşa

BOLŞEVÎZM WÊSERKEWE
Bolşevizm Tekrar Kazanacak !
BORGA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
BORGA Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 08.Haziran.2017, 17:56   #5
 
İbrahim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İbrahim
TROÇKİST
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 19.Mart.2017
Üye No: 55239
Mesajlar: 97
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 130
32 Mesajına 45 Teşekkür Aldı
Standart

BORGA'cım, ne saçmaladığını bir anlasam sana cevap verebileceğim. Dediklerine bakılırsa sanırım Apdullah Öcalan'ın düşüncelerini takip ediyorsun. Benim de onunla hemfikir olduğum konular var fakat nihayetinde Öcalan materyalizmden idealizme sapmış, ve hatta bu nedenle sınıf mücadelesini reddedip kapitalizmin kendisini yenileyebileceğini iddia edip sosyalizmi bir insan ideali yapmıştır. Kısaca Öcalan bir revizyonisttir. Büyük ihtimalle sen de öylesin. Hâl öyleyken ben seninle nasıl tartışıyım?
______________________________________________________
--

DÜNYANIN BÜTÜN EZİLEN SINIF VE HALKLARI, BİRLEŞİN!
İbrahim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.Haziran.2017, 17:59   #6
 
cometa1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cometa1
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 16.Aralık.2016
Üye No: 55167
Mesajlar: 39
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 77
19 Mesajına 25 Teşekkür Aldı
Standart

Patronlar kar edemezse, işçiler isyan eder. Yiyim sizin denkleminizi. Sürüdeki inek ne kadar isyankarsa, para yüzünden işçi de işte o kadar isyankar olur.

Borganın trol olduğunu düşünmeye başladım...Hangi dünyada yaşıyor bu herif.Kimi örgütleyecek onuda merak etmekteyim.İşçilerin%99,999999 dediğin şekilde ki doğal olan bu neyin kafasını yaşıyon anlamıyomki.
cometa1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
cometa1 Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 08.Haziran.2017, 18:14   #7
 
İbrahim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İbrahim
TROÇKİST
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 19.Mart.2017
Üye No: 55239
Mesajlar: 97
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 130
32 Mesajına 45 Teşekkür Aldı
Standart

Ayrıca ben bu başlığı ekonomik bir krizi ve doğuracağı sonuçları tartışmak için açtım. Konuyu başka yönlere saptırıyorsun. Eğer Marksizm hakkında tartışmak istiyorsan git başka bir konu aç veya "Marx Neden Yanılmıyor?" adlı konuda tartış.
______________________________________________________
--

DÜNYANIN BÜTÜN EZİLEN SINIF VE HALKLARI, BİRLEŞİN!
İbrahim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
İbrahim Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 08.Haziran.2017, 19:28   #8
 
BORGA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BORGA
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 08.Şubat.2011
Üye No: 34310
Mesajlar: 5,015
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,293
1,186 Mesajına 3,181 Teşekkür Aldı
Standart

İki çocuk konuşuyor ; burası benim diyor. Öbürü nasıl aldın sen çocuksun diyor. Miras kaldı.

Ataları toprak gaspetmiş, miras yoluyla devretmiş. Miras yolu, devlet yolu.

Birileri de kavramları-kelimeleri gaspetmiş. Artık manası şudur demiş. Gaspetmek gerekiyormuş, başarmışlar. Mektepleri medyaları bu yönde çalışmış.

Devlet sayesinde toprağın da kelimelerin anlamlarının da gaspçısı olmuşlar.

Bizim çocuklar ne hikmetse buna uyum sağlamış. İbrahim Arkadaş da mana gaspına eşlik ediyor. Hoop diyor. Artık bu kelimelerin manası budur. Sana ne aslından. Arkasında yanlış bilinç üretim araçları var. Bunlara sırtını dayama. Komünizm öksüz-yetim değildir. Binlerce yıldan süzülür.

Ne Marksı şusu busu. Kullandığın Ekonomi kavramına aslına dayanarak itiraz ettim. İktisat kavramı ile takas etmeyesin diye de yolunu kestim.

Soru sordum, çünki insanlarımızı düşmanın minderinde bırakmamak gerekiyor. Yine sorayım :

Neden, devlete çete diyemiyorsun. Neden Çete Bütçesinden bahsederken buna ekonomi demek durumunda kalıyorsun. Böyle eksik sorgulama olur mu. Seni düşmanın minderine çıkmaya zorlayan ne. Kendine sor ; Neden Bizim Mevzularımız Yerine Onların Mevzularını Esas Alıyorum

Bütçe kavramı zaten onların. Madem onları konuşacaksınız Ekonomi yerine Bütçe kullanın. Budgetten gelir. Budge nin bu coğrafyada söyleniş şekli Bütce. Kapitalizmin beşiği dediğiniz İngilterede gelişmiş bir kelime.

Ekoloji derken Eko ile çevreyi kastedeyim ama Ekonomi deyince gaspçıların verdikleri anlam geçerli olsun diyorsun. Mülkiyet hırsızlıktır, gaspçılıktır ama kelimeler de gaspedilir, çalınır. Çalıntı malı kullanan da çalana uyum sağlamış olur.

Kelimeler olmadan nasıl oluşacak bilinç. Onların gaspına göz yuman, kimin diliyle konuşacak. Yada yanlış bilincin nasıl önüne geçecek.

Hala Ekonomik Kriz diyorsun ve bundan egemen sınıfın ekonomik krizini kastediyorsun. Bu dile, esastan itiraz ediyorum.

cometa1, ekonomizm konusunda ne yazdıysam Leninden. Senin gibi kafalar böyle kavramlardan (Lenin) anlar. Aynen ekonomistler de ona sen neyin kafasını yaşıyorsun diyordu, merak etme yalnız değilsin. Sendekine Nesnel Akıl diyor Lenin.
______________________________________________________
Ni Dieu, Ni Maitre !
Ne Tanrı, Ne Efendi !

rağmen yaşa

BOLŞEVÎZM WÊSERKEWE
Bolşevizm Tekrar Kazanacak !
BORGA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
BORGA Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 08.Haziran.2017, 19:52   #9
 
Hasan Karataş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hasan Karataş
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Kasım.2009
Üye No: 26927
Mesajlar: 2,598
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,571
837 Mesajına 1,573 Teşekkür Aldı
Standart

İbrahim arkadaş, anlattığınız durumun ötesinde bir durum yaşıyoruz. Bugün dünya üzerinde olup bitenleri sadece kâr oranlarının düşme eğilimi yasası ile açıklayamayız. Bugün dünya üzerinde, ayni zamanda kâr oranlarının çok yükseldiği şirketler bulunmaktadır. Örneğin Türkiye’de dolar milyarderi sayısı 5-10 yıl öncesine kıyasla fazlalaşmıştır. Bunlar, kâr oranları yükselen şirketlerin sahipleridir.

Kâr oranlarının düşme eğilimi yasası, değişen sermayenin, sabit sermayeyi taşıyamama durumunu doğurmaktadır. Dünya uzun zamandır bu durumu yaşamaktadır. Daha net bir ifade ile ve sizin grafikte de görüldüğü gibi 1965 den bu yana bu durumu yaşamaktadır. Ancak bunun siyasette yansıması 1990 sonrası ilk önce sosyalist ülkelerde görüldü. Ekonomi patronu sosyalist devletler finanse edilemez oldular. Yani ilk önce sosyalizm çözülmeye başladı.

Kapitalizm genişletilmiş yeniden üretim demektir. Tepeye yerleşmiş soyguncu dev şirketler ve dev devletler dünya üzerinde üretilen toplam artı değerlere el koymaktadır. Bu durumun tezahürü genişletilmiş yeniden üretimin gerçekleştirilmesini sekteye uğratmaktadır. Böylesi bir ekonomik işleyişe kapitalizm diyemeyiz. Dolayısıyla ayni zamanda sosyalist çözülme ile birlikte kapitalizmde de çözülmeler başlamıştır. Bunun tezahürü sosyal demokrasi tarih olmuş ve alt ülkelerde de demokrasi tarih olmaya başlamıştır.

Kâr oranlarının düşme eğilimi yasası en sonu bilişimsel teknolojik devrimle noktalanmış ve sonuçta emek yoğun üretim terk edilmiş ve bilgi teknolojili üretim baskın olmuştur. Bu üretim tarzı artı değer üretmediği için, dünya ekonomisi, değişim devrelerinde gerçekleşen soygunlar üzerinden işlemeye başlamıştır. Artık bu durum kapitalizm ile ifade edilecek bir durum değildir. İşte bu süreçte küresel işleyiş başladı. Sonuçta dünya üzerinde küresel ekonomi ve bunun tezahürü küresel hegomanya belirdi. Artık tek ülkede devrim söz konusu olamazdı. O nedenle komünistler 21.yy ile birlikte küresel devrim demeye başladı.

Küresel ekonomi, 2017 ile birlikte çözülmeye başlamıştır. Dünyanın en büyük devi ABD diğer devlerle olan ortak hareketini geri çekmiştir. Gümrük duvarları, yüksek faizler, güvensiz bölgeler, sermayelerin ABD’ye çekilmesi için öne çıkan gerekçeler olmuştu. ABD 2017 ile birlikte dünyanın tepesine geçti ve diğer devleri yalnız bıraktı. Bu durum, ABD içinde devrim nedenlerini geriye itmiş AB içinde ise devrim nedenlerini öne çıkarmıştır.

Çin ve Rusya’da ise devrim çelişkileri öne çıkmıyor. Sosyalist çözülmenin duraksamasını getirmektedir. Alt ve orta ülkelerde ise yani bizim gibi ülkelerde tek tek devrim olabilir mi? Bizim gibi ülkelerde şöyle bir çelişki hasıl olmuştur. Bu ilkeler ya demokrasiye geçecek ya da kırılacaktır. Kimi sosyalist arkadaşların dedikleri gibi devrim ve karşı devrim ikilemi ile karşı karşıya değiliz. Ya demokrasi ya da kırılma ile karşı karşıyayız. Buradan devrim çıkar mı? Tartışılır.

Dünya ekonomi politiği üzerinden bir fotoğraf vermeye çalıştım. Bu fotoğraf dünya devrimini çok ta öne çıkarmasa da dünya devrimini ret eden bir anlayışa da destek olmuyor. Ayrıca yeni devrimlerin öncülleri kimler olacaktır? Bu soru üzerine de çok fazla argümanlar gelişecektir.
______________________________________________________
"Docendo discitur"
Hasan Karataş isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Hasan Karataş Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 08.Haziran.2017, 23:14   #10
 
İbrahim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İbrahim
TROÇKİST
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 19.Mart.2017
Üye No: 55239
Mesajlar: 97
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 130
32 Mesajına 45 Teşekkür Aldı
Standart

Hasan Ağabey, öncelikle bu soygun düzenini açıklamamız gerekli ki bunun üstünden günümüzde gerçekleşen olayları yorumlayabilip ipin ucunun nereye çıktığını bulabilelim:

Alıntı:
SOYGUN DÜZENİ

Bir malın değerini bize c (sabit sermaye) + v (değişken sermaye) + s (artı değer) formülü verir. Anladığım kadarıyla kapitalist işletmeler kâr oranlarının düşmesi eğilimi yüzünden bu formüle ek bir nicelik daha ekliyorlar veya daha doğrusu varlıklarını sürdürebilmek için eklemek zorunda kalıyorlar. Biz bu niceliğe "sahte kâr" diyelim çünkü esasında ürünün değerine yaratılmamış bir değer katılıyor. Ve buna bakarak diyebiliriz ki malın değer formülü c + v + s + s2 (sahte kâr) olacak bir şekilde değişiyor. Kapitalist bir toplumda tüketim mallarının yanısıra üretim araçları da dahil olmak üzere her meta pazarlarda satılır fakat ürünler artık benim bahsettiğim nedenden ötürü gerçek değerlerinden daha büyük değerler ile satıldıkları için sonuç olarak o pazar üzerinde bulunan küçük ve orta sermayeler eriyor (sizin deyiminizle soyuluyor) ve büyük sermayelere (sizin deyiminizle soygun şebekeleri) akıyor.
Bu soygun düzeni bize gösteriyor ki kapitalizmin çelişkileri doruk noktasına çoktan ulaştı ve bugün yaşadığımız bu olaylar kapitalizm aşırı çelişkiler yüzünden gerçekleşiyor. Şimdi bu soygun düzeninin yarattığı çelişkileri incelememiz gerekli ki günümüze bir yorum getirebilelim. Şimdi buradaki en açık ve temel çelişki şudur ki dünyada sınırlı sayıda küçük ve orta sermaye vardır. Bunlar eninde sonunda tükenecek ve tekrar bir ekonomik kriz ile karşı karşıya kalacağız. ABD'nin korumacılığa geçmesinin nedeni de zaten dışarıdaki sermayelerin çoğunun tükenmiş olması ve bu nedenle de ekonominin çökmemesi için soygunun içeride yürütülmesi kararı alınmasıdır. Hatta ve hatta şimdiden ABD'nin iç pazarında bulunan kapitalist işletmeler bu nedenle çok büyük miktarlarda zarara uğradılar (şu an haberin adresini hatırlamıyorum fakat aklıma gelince burayı düzenleyip eklerim). Tahminen diyorum ki aynı şekilde diğer emperyalist ülkeler de yakın bir zaman içinde soygunu iç pazarlarında devam ettirmek için korumacılığa geçeceklerdir. Fakat benim bahsettiğim bu çelişki iç pazarlarda da etkisini göstermeye başlayınca ekonomik kriz kaçınılmaz olacaktır. Kapitalizmin nihai çöküşü bu noktada başlayacaktır.

Ayrıca şöyle ikinci bir çelişki daha fark ettim ki kâr oranları düştükçe toplam sahte kâr miktarları öncekiyle aynı oranda kâr elde edilmesi amacıyla arttırılacak, yâni soygun daha hızlı gerçekleşecek ve ekonomik krize daha hızlı yol alacağız. Bu benim 2020'li yıllarda bir buhran ile karşılaşıcağımız iddiasını doğruluyor.

Dünya devrimi kaçınılmazdır. Kaçınılmaz değilse bile böyle büyük bir ekonomik kriz üçüncü bir dünya savaşını doğuracaktır. Doğurmaz demeyelim, batmak üzere olan sermayedarların neler yapabileceğini/yaptırabileceğini bilemeyiz. Ama unutmayalım, birinci dünya savaşının sonunda sovyetler birliği kuruldu ve ikinci dünya savaşının sonunda dünya iki kutuplu bir hâle gelmişti. Peki ya üçüncü bir dünya savaşının sonunda sizce ne olacaktır?
______________________________________________________
--

DÜNYANIN BÜTÜN EZİLEN SINIF VE HALKLARI, BİRLEŞİN!
İbrahim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
İbrahim Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 09.Haziran.2017, 00:44   #11
 
Apé Che - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Apé Che
İŞÇİ...
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 13.Temmuz.2007
Üye No: 4
Mesajlar: 8,183
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 6,368
2,072 Mesajına 5,893 Teşekkür Aldı
Standart

Finans kapital "krizden" çıkmanın yolunu bir şekilde bulur merak etmeyin.

Konu başından beridir tartışılan "Kapitalizmin krizi" olayını sanırım bundan 50 yıl kadar önce çok kalın (Aslında 15-20 sayfalık bir broşür) bir eserde okumuştum.
Yazarı Harun Karadeniz.
Dünyaları sığdırdığı,ciltler dolusu kitaplara on basan eserinde örneklediği 5 ada da (Sanırım sayısı bu kadar) kapitalizmi ve "yenilmezliğini" o kadar sade biçimde anlatmıştı ki; Döngünün sonu silah,silahın başlangıcı gıda ve barınma oluyordu.

Boşuna anlatmayın kapitalizmin krizini çünki kapitalizm dediğiniz sistem,aynı zamanda kendi kendini tamir edebilen "doktor balıklar" gibidir.

Hani diyorsunuz ya; "Dünya Devrimi kaçınılmazdır" 1930-31 ekonomik krizinde nerdeydiniz "devrimciler"?

Kapitalist sistemi okumak,dönüp bir daha okumak ve bundan fayda sağlamak iyide "Devrim çıkarmak" nasıl birşey?
Ya da şöyle sorayım; Kapitalizmin ekonomik krizinden doğan bir tane Devrim gösterebilirmisiniz?

Kapitalizme karşı Sosyalist Devrim ama işçi sınıfının öncülüğünde olmalı,ne de olsa işçi sınıfı kapitalist ekonominin parçası ve bu parça arıza yaptığında sistem çökecek.
Elin Rus'u anarşistleri,Mujikleri,kadınları,papazları,kilisel er ahalisini ve dahi sokak serserilerini örgütleyerek savaşa soktu, Devrim yaptı. Hiçbir şey vaat etmeden.

Yaptığı Devrimin adına ne dedik? (Diyeceğimizi dedik) Marksizme ihanet Devrimi çünki Mujiiklerle yapılan ve onların adıyla anılan şey; İşçi sınıfı mücadelesine ihanetti.

Devrimi yapan zaten revizyonistin allahıydı. (Hasan Karataş Leninistim demez niye? Çünki Kautsky kadar Marksizmi bilen biri)
Öncü gücün pratik savaşçılar olacağını ve bu savaşçıların gerçekten zincirlerinden başka kaybedecekleri bir şeyleri olmayanlar" olacağını biliyordu.

Hani Apo'ya da revizyonist diyorsunuz ya? Apo'nunda Lenin'den aşağı kalır tarafı yok,hak ediyor.
Zaten Apo'nun örgütü de dünyada gelmiş geçmiş tüm örgütler içinde en baba revizyonist örgüttür. pratiği ve bağlı teorisini Revize ede ede bu duruma gelmiştir.

Revizyon kötü birşey değildir, yeterki "düşmanına" cepheden bakabilesin demek istedim.
Keşke sizlerde revize olup kapitalizmin arenasından çıkıpta karşı cepheye geçebilseniz.
Keşke kapitalistin çaldıklarını "hangi yöntemle çaldı,nereden girdi,nasıl çıkardı,kaç kişiyle götürdü" yerine hırsıza ilk verilebilen tepkiyle pratik anlamda ortaya koyabilseniz.
Yani cehenneme yani cehennemin magmasına yani pratik savaş alanına,karşı cephede neler olup bittiğinin dedikodusunu yapmadan işinize baksanız.
Elin Kürdü "Revizyonist" önderlerinin çaktığı kıvılcımla babalar gibi girdikleri her yerde halk meclislerini kurup milleti Komünleşmeye yöneltiyor.

Ya siz...?

Her mahallede iki cami varsa, temelinde Materyalizm (Dünyayı önşartsız kabul) olan Devriminizi Norveç'de yapacaksınız kardeşim.

Anadolu'da küllenmiş durumdaki Komün yaşamı tekrar harlamanın, ete kemiğe büründürmenin yolu kapitalizmi anlatmakla değil,toplumu geçmişiyle tekrar tanıştırmaktan geçer.

Mücadele esnasında müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz.
Bu da kitaplarda yazmaz.

Yakın geçmişte,ufukta görünen ve kendini fazlasıyla hissetiren "Kapitalizmin krizini" kendisi hemencecik aşıverdi.
Baharlar baharlar diyerek,az da sizlere "Aha dünya Devrimi oluyor" memesini emzirerek

Rahmetli Harun Karadeniz'in ciltler dolusu eserine bir kere daha dönersek; Eserin sonunda söylediği şuydu.
"Tüm adalar gıda,giyim barınma vb şeylere doyduğunda (Kapitalim krize girdi gözünüz aydın) fabrika sahipleri (Siz buna kapitalizm diyorsunuz) kundura,giyim vb fabrikalarını silah fabrikalarına dönüştürüp adalar arasında nifak sokarak savaş çıkartır.

Sonra?
"Baharı bekleyen kumrular gibi"
Kapitalizm krize girecek de bizim Marksistler Devrim yapacak.

Hadi "kapitalizm krizde" ?





______________________________________________________


TARİHTE ZORUN ROLÜNÜ EN DOĞRU OLARAK KAVRAYARAK DEVRİMCİ ŞİDDETİ PROLETARYANIN HİZMETİNE ÖRGÜTLÜ OLARAK VERENLERİZ.

Bu büyük devrimci komünistin çalışma biçimini zamanımızın sınıflar mücadelesine en uygun ve en doğru cevabı olarak kabul ettiğimiz için BİLİMSEL SOSYALİZMin kurucuları tarafından da tastik edildiği için

Bizler
BLANQUİST Devrimci Komünistleriz !




Apé Che isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Apé Che Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 2 Kisi:
Alt 09.Haziran.2017, 02:01   #12
 
İbrahim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İbrahim
TROÇKİST
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 19.Mart.2017
Üye No: 55239
Mesajlar: 97
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 130
32 Mesajına 45 Teşekkür Aldı
Standart

Merhaba, yanlış anlaşılmasın ama acaba sizinle tartışmaya çalışırsam forumdan uzaklaştırılır mıyım?
______________________________________________________
--

DÜNYANIN BÜTÜN EZİLEN SINIF VE HALKLARI, BİRLEŞİN!
İbrahim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
İbrahim Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 09.Haziran.2017, 02:45   #13
 
Apé Che - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Apé Che
İŞÇİ...
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 13.Temmuz.2007
Üye No: 4
Mesajlar: 8,183
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 6,368
2,072 Mesajına 5,893 Teşekkür Aldı
Standart

"'cım" la tartışmaya çalışırsan bilesinki bende malzeme çok. buyur...


______________________________________________________


TARİHTE ZORUN ROLÜNÜ EN DOĞRU OLARAK KAVRAYARAK DEVRİMCİ ŞİDDETİ PROLETARYANIN HİZMETİNE ÖRGÜTLÜ OLARAK VERENLERİZ.

Bu büyük devrimci komünistin çalışma biçimini zamanımızın sınıflar mücadelesine en uygun ve en doğru cevabı olarak kabul ettiğimiz için BİLİMSEL SOSYALİZMin kurucuları tarafından da tastik edildiği için

Bizler
BLANQUİST Devrimci Komünistleriz !




Apé Che isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Apé Che Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 09.Haziran.2017, 07:02   #14
 
Hasan Karataş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hasan Karataş
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Kasım.2009
Üye No: 26927
Mesajlar: 2,598
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,571
837 Mesajına 1,573 Teşekkür Aldı
Standart

İbrahim arkadaş, sahte değer tanımına katılmıyorum. Zira Pazar sahte değeri kabul etmez. Her ürüne ödenen para gerçek değeri ifade eder. Ancak kimi ürünler vardır ki gerçek değerlerinin çok üzerinden fiyatla değer elde ederler. Bu fazladan elde edilen değerler, gerçek değer taşıyan ürünlerin fiyatlarındaki eksilme sayesinde gerçekleşmektedir. Yani pazarda değer hırsızlığı gerçekleşmektedir. Örneğin petrolün gerçek değeri varil başı 7 dolar. Petrol 50 dolara satılıyorsa pazardaki diğer ürünlerden varil başı 43 dolar çalmış demektir. O gün bin varil petrol satılmışsa bu petrol 43.000$ diğer ürünlerden değer çalmış demektir. Pazara sahte değer gelmez. Değersiz mal gelir, değerli mallardan değer çalar ve değerli mal olarak pazardan ayrılır. Değerli mallar da değersizleşerek pazardan ayrılır. Bazen değersizleşmeyi çok açık görürüz. Yola dökülen köylü ürünleri buna işaret eder. Köylüler ve emek yoğun üretim yapan alt ve orta sermaye gurupları bu şekilde sermayelerini kaybederler. Domates cep telefonunun yanında caka satamaz. Değer kaybeder. Cep telefonu ise değer yüklenir. Cep telf daki bu değer sahte değildir. Gerçek bir değerdir, bu değer domatesin taşıdığı ve sonradan çaldırdığı gerçek bir değerdir.
______________________________________________________
"Docendo discitur"
Hasan Karataş isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Hasan Karataş Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 09.Haziran.2017, 09:27   #15
 
Hasan Karataş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hasan Karataş
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Kasım.2009
Üye No: 26927
Mesajlar: 2,598
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,571
837 Mesajına 1,573 Teşekkür Aldı
Standart

Finans kapital "krizden" çıkmanın yolunu bir şekilde bulur merak etmeyin. Ape çhe

Bak bunu 2009 da yazmıştım. Ekonomi hiçbir zaman açılım bulmayacaktır. Yazı forumda asılı duruyor. Siz veya sizin değer verdiğiniz siyasiler ve profesörler neler diyordu? Krizler kapitalizm de yapısaldır ve devreseldir. Bugün kapitalizmin canı çıkmış ve hala yapısaldır diyorlar. Sözün kısası Mars’a uzay aracı gönderenler ekonomik krize çözüm bulamıyor. Yani anlayacağın merak etmiyoruz. Zaten biz bunu yıllar önce söylemişiz. Bence siz merak edin biz yalancı çıkacak mıyız yoksa çıkmayacak mıyız? Acaba şahsınızın önem verdiği şahsiyetler 2009 yılında neler yazıyorlardı? O yazılanları buraya taşı birlikte tartışalım. Bizim o zamanki sözlerimiz bugünkü hayatın merkezinde sizin o zamanki sözleriniz bugünki hayatın neresinde?

Boşuna anlatmayın kapitalizmin krizini çünki kapitalizm dediğiniz sistem, aynı zamanda kendi kendini tamir edebilen "doktor balıklar" gibidir. Ape çhe

Bu doktor balıklar her nedense her geçen gün daha büyük açmazlara düşüyorlar. Her attıkları adım kendi sonlarını daha da hızlandırmaktadır. Bak küreselleşmiş dünyadan birbirlerine düşmüş dünyaya doğru adım atılmaktadır. Doktor balıklar ne kadar bir zaman da kendini tedavi ediyor? Bir yanlışlık olmasın, bak bizim doktor balıklar (kapitalistler) hiç kendini tedavi edemiyor.

Hani diyorsunuz ya; "Dünya Devrimi kaçınılmazdır" 1930-31 ekonomik krizinde nerdeydiniz "devrimciler"? Ape che

1931 krizinden sonra birbirlerine düştüler. Büyük bir Çin devrimi çıktı. Bir de doğu Avrupa da birçok ülke Sovyet desteği ile devrim yaptı. Demek ki devrimciler işi biliyor.

Kapitalist sistemi okumak, dönüp bir daha okumak ve bundan fayda sağlamak iyide "Devrim çıkarmak" nasıl birşey?
Ya da şöyle sorayım; Kapitalizmin ekonomik krizinden doğan bir tane Devrim gösterebilir misiniz?
Ape che


Sovyet devrimi, kapitalizmin ekonomik krizinden çıkmıştır. Rus sermayesi, kapitalizmde kendisine açılım bulamıyordu. Lenin’e teslim olmuştur. Görüldüğü üzere Rus krizinden büyük ekim devrimi doğmuştur.

Devrimi yapan zaten revizyonistin allahıydı. (Hasan Karataş Leninistim demez niye? Çünki Kautsky kadar Marksizmi bilen biri)
Öncü gücün pratik savaşçılar olacağını ve bu savaşçıların gerçekten zincirlerinden başka kaybedecekleri bir şeyleri olmayanlar" olacağını biliyordu.
Ape che


Lenin’e hiçbir zaman yanlış demedim. Ayni şekilde Kautsky ile de yan yana hiçbir zaman gelmedim ve gelmem de. Lenin tarihe müdahale etmiş ve kestirme yola çevirmiştir. O anlamda Leninciyim. Ancak 21. Yy da yaşıyoruz. Düşüncelerimiz 21. Yy gerçekleri üzerinden tezahür etmektedir.

Elin Kürdü "Revizyonist" önderlerinin çaktığı kıvılcımla babalar gibi girdikleri her yerde halk meclislerini kurup milleti Komünleşmeye yöneltiyor. Ape che

Girdikleri yerlerde kooperatif kuruyorlar. Diğer kapitalist ülkeler Biz de neden kooperatif kuranlar yok diyerek Türkiye'yi kıskanıyor. Bu da Türkiye’nin şansı, her yerde böyle kooperatif kuranlar olmuyor. Kooperatifler sayesinde köylülerin eli para görüyor onlar da cep telefonu alıyor.

Anadolu'da küllenmiş durumdaki Komün yaşamı tekrar harlamanın, ete kemiğe büründürmenin yolu kapitalizmi anlatmakla değil, toplumu geçmişiyle tekrar tanıştırmaktan geçer. Ape che

Anlaşıldı siz eski çağlara geçmek istiyorsunuz. Eskiden kürt erkekleri beyaz entari giyerdi. Şimdi giydir bakalım giydirebilecek misin? (bizim dedelerimiz giyerdi)

Baharlar baharlar diyerek,az da sizlere "Aha dünya Devrimi oluyor" memesini emzirerek Ape che


Bir yanlışın var. Arap baharında ağzımızın suyu akmadı. Ağzının suyu akanlar sizlerle beraber açılım bekliyordu, unuttun mu o günleri… Baharı bekleyen kumrular gibiydiniz. (DSİP li arkadaşlarla) Bahar beklediniz olmadı. 2013 Nevrozunda yazmıştım. Hatırlaman gerekir. Sizdeki bahar umutları ise yeni yeni sönmeye başladı.

Kapitalizm krize girecek de bizim Marksistler Devrim yapacak. Hadi "kapitalizm krizde" ?
Ape che


Acele etme, her istenilen zaman da devrim olmaz. Çağımızdaki devrimlerin nasıl bir devrim olacağı henüz netleşmiş değil. Öncelikle ben günümüz devrimlerinin daha toplumsal olacağını, yani sınıfsal ve ulusal ögelerin geriye düşeceğini ön görüyorum. Gezi bu toplumsallığın örnek modelidir. Göreceğiz, bu günler çok uzak günler değildir.
______________________________________________________
"Docendo discitur"
Hasan Karataş isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Hasan Karataş Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 4 Kisi:
Alt 09.Haziran.2017, 09:47   #16
 
cometa1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cometa1
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 16.Aralık.2016
Üye No: 55167
Mesajlar: 39
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 77
19 Mesajına 25 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Apé Che Nickli Üyeden Alıntı
Finans kapital "krizden" çıkmanın yolunu bir şekilde bulur merak etmeyin.

Konu başından beridir tartışılan "Kapitalizmin krizi" olayını sanırım bundan 50 yıl kadar önce çok kalın (Aslında 15-20 sayfalık bir broşür) bir eserde okumuştum.
Yazarı Harun Karadeniz.
Dünyaları sığdırdığı,ciltler dolusu kitaplara on basan eserinde örneklediği 5 ada da (Sanırım sayısı bu kadar) kapitalizmi ve "yenilmezliğini" o kadar sade biçimde anlatmıştı ki; Döngünün sonu silah,silahın başlangıcı gıda ve barınma oluyordu.

Boşuna anlatmayın kapitalizmin krizini çünki kapitalizm dediğiniz sistem,aynı zamanda kendi kendini tamir edebilen "doktor balıklar" gibidir.

Hani diyorsunuz ya; "Dünya Devrimi kaçınılmazdır" 1930-31 ekonomik krizinde nerdeydiniz "devrimciler"?

Kapitalist sistemi okumak,dönüp bir daha okumak ve bundan fayda sağlamak iyide "Devrim çıkarmak" nasıl birşey?
Ya da şöyle sorayım; Kapitalizmin ekonomik krizinden doğan bir tane Devrim gösterebilirmisiniz?

Kapitalizme karşı Sosyalist Devrim ama işçi sınıfının öncülüğünde olmalı,ne de olsa işçi sınıfı kapitalist ekonominin parçası ve bu parça arıza yaptığında sistem çökecek.
Elin Rus'u anarşistleri,Mujikleri,kadınları,papazları,kilisel er ahalisini ve dahi sokak serserilerini örgütleyerek savaşa soktu, Devrim yaptı. Hiçbir şey vaat etmeden.

Yaptığı Devrimin adına ne dedik? (Diyeceğimizi dedik) Marksizme ihanet Devrimi çünki Mujiiklerle yapılan ve onların adıyla anılan şey; İşçi sınıfı mücadelesine ihanetti.

Devrimi yapan zaten revizyonistin allahıydı. (Hasan Karataş Leninistim demez niye? Çünki Kautsky kadar Marksizmi bilen biri)
Öncü gücün pratik savaşçılar olacağını ve bu savaşçıların gerçekten zincirlerinden başka kaybedecekleri bir şeyleri olmayanlar" olacağını biliyordu.

Hani Apo'ya da revizyonist diyorsunuz ya? Apo'nunda Lenin'den aşağı kalır tarafı yok,hak ediyor.
Zaten Apo'nun örgütü de dünyada gelmiş geçmiş tüm örgütler içinde en baba revizyonist örgüttür. pratiği ve bağlı teorisini Revize ede ede bu duruma gelmiştir.

Revizyon kötü birşey değildir, yeterki "düşmanına" cepheden bakabilesin demek istedim.
Keşke sizlerde revize olup kapitalizmin arenasından çıkıpta karşı cepheye geçebilseniz.
Keşke kapitalistin çaldıklarını "hangi yöntemle çaldı,nereden girdi,nasıl çıkardı,kaç kişiyle götürdü" yerine hırsıza ilk verilebilen tepkiyle pratik anlamda ortaya koyabilseniz.
Yani cehenneme yani cehennemin magmasına yani pratik savaş alanına,karşı cephede neler olup bittiğinin dedikodusunu yapmadan işinize baksanız.
Elin Kürdü "Revizyonist" önderlerinin çaktığı kıvılcımla babalar gibi girdikleri her yerde halk meclislerini kurup milleti Komünleşmeye yöneltiyor.

Ya siz...?

Her mahallede iki cami varsa, temelinde Materyalizm (Dünyayı önşartsız kabul) olan Devriminizi Norveç'de yapacaksınız kardeşim.

Anadolu'da küllenmiş durumdaki Komün yaşamı tekrar harlamanın, ete kemiğe büründürmenin yolu kapitalizmi anlatmakla değil,toplumu geçmişiyle tekrar tanıştırmaktan geçer.

Mücadele esnasında müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz.
Bu da kitaplarda yazmaz.

Yakın geçmişte,ufukta görünen ve kendini fazlasıyla hissetiren "Kapitalizmin krizini" kendisi hemencecik aşıverdi.
Baharlar baharlar diyerek,az da sizlere "Aha dünya Devrimi oluyor" memesini emzirerek

Rahmetli Harun Karadeniz'in ciltler dolusu eserine bir kere daha dönersek; Eserin sonunda söylediği şuydu.
"Tüm adalar gıda,giyim barınma vb şeylere doyduğunda (Kapitalim krize girdi gözünüz aydın) fabrika sahipleri (Siz buna kapitalizm diyorsunuz) kundura,giyim vb fabrikalarını silah fabrikalarına dönüştürüp adalar arasında nifak sokarak savaş çıkartır.

Sonra?
"Baharı bekleyen kumrular gibi"
Kapitalizm krize girecek de bizim Marksistler Devrim yapacak.

Hadi "kapitalizm krizde" ?





1 2 tane bilgi atmışssın konuyu kapatmışın madem iddaa ediyorsun kapitalizimin yıkılmayacağını şartları ve olabilecekleri sular seller gibi ezberlemişindir attığın iddia yı bir kanıtla bakalım.
cometa1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
cometa1 Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 2 Kisi:
Alt 09.Haziran.2017, 13:03   #17
 
Apé Che - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Apé Che
İŞÇİ...
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 13.Temmuz.2007
Üye No: 4
Mesajlar: 8,183
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 6,368
2,072 Mesajına 5,893 Teşekkür Aldı
Standart

Sevgili Hasan, Yazımı tane tane eleştirmişsin,birde ekim Devrimini getirip yine ekonomizme bağlamışsın.
Güzel de...
Ekim Devrimi kapitalizmin ekonomik buhranından değil,bölge coğrafyasındaki koşullar nedeniyle başarı sağladı,Çanakkaleyi geçselerdi,Lenin'in Almanlarla anlaşmaları olmasaydı Ekim Devrimi olmayacaktı.
O zaman da "Geri kapitalist ülkeydi tabi ki Devrim olamazdı" mı diyecektin?

250 yıldır nedense her krizde kendisini tamir edebilen sistem,aklım erdi ereli bir türlü Devrim çıkaramıyor,verdiğim "meme" örneği; sürekli bizlere (Sizlere) "bekleyin nasılsa her on yılda bir kriz yaşanıyor,kendiliğinden sosyalizme teslim olacak" mı deniyor?
Sana bakılırsa görünen bu,az daha emeceğiz anamızın memesini emer gibi.

Yanlışın önde gideni konumuna düştüğünü fark etmemişsin. Diyorsunki; "... O anlamda Leninciyim. Ancak 21. Yy da yaşıyoruz. Düşüncelerimiz 21. Yy gerçekleri üzerinden tezahür etmektedir

İşte bizde bunu diyoruz. Lenin için 21. yüzyıl koşulları saptaması yapan Marksistin neden Marksizm konusunda böyle bir çıkarımı olmuyor?
Teoride yıkıp kuran ama pratikte hiçbir harbiyeti olmayan teorilerle Lenin kılıç mızrakta kaldı ama ekonomizm (Marksizm anla) geleceğin mücadele biçimi öylemi?
Sonra da "Ben asla Kautsky ile yan yana gelmedim"

"Elin Kürdü" cümlesini yanlış anlamışsın. ya da benmi yanlış anlattım bilemedim ancak Komünist düşüncede olan biriyim ve Coğrafya derken salt Türkiyeyi kast etmeyeceğimi bilirsin.
Kimin kimi kıskandığı çokta önemli değil benim için. "Haticeye değil neticeye" bakarım.
"Elin Kürdü" Türkiye'de kooperatifler falan kurmuyor,dayanışma ve Komün yaşam zaten genlerinde var. okurken işaret parmağıma bakmayıpta özünü anlasaydın,ortadoğu coğrafyasında Komünist Devrimin ayak seslerini kulağının dibinde duyacaktın.
Ancak her Marksist gibi "Önce vatan" diyenlerden olduğun,"yasalar çerçevesinde" yaşam sürdüğün için olaylara değil,teoriye bakıyorsun.

"Anlaşıldı siz eski çağlara geçmek istiyorsunuz. Eskiden kürt erkekleri beyaz entari giyerdi. Şimdi giydir bakalım giydirebilecek misin?"

Söyleyecek laf bulamıyorum. bu nasıl bir anlatımdır yahu?

Ahlaktan yoksun,burjuvazinin Komünistler için attığı iftiraların ta kendisi.
sen kafanımı yedin kardeşim,Marks'ı,Marksizmi göstererek alttan alta anti Komünist propaganda mı yapmaya çalışıyorsun?
"Eskiden kürt erkekleri beyaz entari giyerdi. Şimdi giydir bakalım giydirebilecek misin?"

Hayır Hasan Karataş. Her mahallenin her sokağında apartman kerhaneler kuruldu,fahişelik yaşı 11-12'ye indi,uyuşturucu kullanımı ve yaşını hiç söylemiyorum biliyorsun,ensest ilişkiler,karşı cinsle cinsel ilişkiyi bırakıp körpe erkek çocuklara yapılan cinsel tacizler vs. Say say bitmeyen şeyler. Pratikte önlemi başka türlü alınırken bu ve buna benzer şeyleride Ekonomizmle açıklayıp beklemeye geçersen ahlaksızın önde gidenisindir,farkında değilsindir. savunduğun teori "Ses çıkarmayıp,bekleme moduna geçerek" işte bu tip ahlaksızlıkları içinde barındırıyor Hasan Karataş.
Bir tık sonrası Marksizmde aile konusu olur ki. bunun tartışması yıllar önce forumda yapıldı.

Evet arkadaşım bizler toplumu geri götürmek için varız. Toplumları kapitalizmin ahlakına "ekonomik kriz çıkacak,buradan da devrim çıkacak" diyerek teslim eden sizlere karşı "Etek giymeye" dünden razı toplumu aile moduna geri götürmeye çalışıyoruz. Biliyoruzki Komünizmin nüvesi,çekirdeği sağlıklı aile yapısından başlıyor.

"Acele etme, her istenilen zaman da devrim olmaz" diyorsun.
Acelemiz var diye birşey söylemedim ki. bunu nerden çıkarıyorsun?
Bizler Devrimci Komünistleriz,aldığımız teorik formasyonu öncelikle aile denen laboratuarda test ederiz. Karışım uymazsa patlama olur, laboratuar da düzen bozulur,belkide yıkılır.
Uyarsa zaten bende devrim olmuştur,birliğe gitmede acele ederim.

Suriye'de enternasyonal taburları var,72,5 milletten yüzlerce savaşçı arenada "imparatorluğun" gladyatörleriyle savaşıyor. "bir gezi hiçbir zaman olamadı" söz konusu arena ama sözünü ettiğin gezide bir hiç uğruna işkencelerde tırnakları sökülen Ulaş Bayraktaroğlu orada şahadete erdi.
gezi hiçbir zaman ulaş yaratamadı ama ulaş'lar,ayşe deniz'ler dünya'ya kaç tane gezi yaratılacağını gösterdiler.

Ekim Devriminden kapitalizmin krizini çıkarıp sosyalizm narası atanların,şimdilerde gezi ile avunmaları ironik.
Sıkıyorsa "geziyi" bir daha deneyin. Hemi bak Türk kapitalizmi Katar olayı nedeniyle krizede girdi,hastanın başı yastıkta,tam zamanı,Taksim sizi bekliyor.
Deneyin de görün ananınızın örekesini.

Rosa nerde Rosa... (Rosa'da sıkı bir geziciydi Hasan yoldaşım)
O da aynen senin gibi söylüyordu. Bir gece ansızın kafasına sıkılan kurşunlarla hem kendi,hemde Engelsin lütfettiği "Alman Komünistliği" ortadan kalktı.
Lenin uyarmıştı demiyim, o zaten millete entari giydirmiş bir gericiydi

Teori kasmak,teoride yıkıp kurmak kolay. Pratikte yapanları suçlamak ta ama unutmayın,önderler bir kenara,teoride yaptığınız tahrifatlar insanlık için korkunç sonuçlar doğuruyor.

----------------------------

"1 2 tane bilgi atmışssın konuyu kapatmışın madem iddaa ediyorsun kapitalizimin yıkılmayacağını şartları ve olabilecekleri sular seller gibi ezberlemişindir attığın iddia yı bir kanıtla bakalım." "cometa1"

Yazımı iyi okumamışsın. Kapitalizm yıkılmaz demiyorum,yöntemsizlikle saplantılar kapitalizmi yıkmaz diyorum.
Kapitalizm teoride yıkılmaz,kapitalizm karşı devrimi yapılamaz diyorum.

Kapitalizmi yıkmanın bina yıkmakla eşdeğer olduğunu,teoride binanın nasıl yıkılacağı olur ama yıkma işlemini pratik yapar.
Enkazınıda un ufak edersinki bir daha ortaya çıkamaz.

Bak Hasan Karataş Ekim Devriminde kapitalizmi yıktı,yerine Sosyalizmi getirdi ve seni keriz sanıyor ki Politbüro da Vera zasuliç'i yazmadı

Yine kapitalizmin krizine dem vurarak on milyon devrimler yaptı ama 1927-1931 büyük kıtlığı es geçiverdi.
Sizler bunu sormazsınız da ben soruverdim,her kriz bağrından Devrim doğuruyorsa neden Stalin sovyetlerinde Ukrayna kaynaklı karşı devrim olmadı?

Yazımda söylediğim; "Kapitalist sistemi okumak,dönüp bir daha okumak ve bundan fayda sağlamak iyide "Devrim çıkarmak" nasıl birşey?" cümlemde anlatmaya çalıştığım,bu işin pratiğinin hiçbir zaman olmadığıdır, pratik savaşın her zaman elzem,bir o kadarda geçerli olduğudur.










______________________________________________________


TARİHTE ZORUN ROLÜNÜ EN DOĞRU OLARAK KAVRAYARAK DEVRİMCİ ŞİDDETİ PROLETARYANIN HİZMETİNE ÖRGÜTLÜ OLARAK VERENLERİZ.

Bu büyük devrimci komünistin çalışma biçimini zamanımızın sınıflar mücadelesine en uygun ve en doğru cevabı olarak kabul ettiğimiz için BİLİMSEL SOSYALİZMin kurucuları tarafından da tastik edildiği için

Bizler
BLANQUİST Devrimci Komünistleriz !




Apé Che isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Apé Che Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 2 Kisi:
Alt 09.Haziran.2017, 16:10   #18
 
cometa1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cometa1
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 16.Aralık.2016
Üye No: 55167
Mesajlar: 39
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 77
19 Mesajına 25 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Apé Che Nickli Üyeden Alıntı
Sevgili Hasan, Yazımı tane tane eleştirmişsin,birde ekim Devrimini getirip yine ekonomizme bağlamışsın.
Güzel de...
Ekim Devrimi kapitalizmin ekonomik buhranından değil,bölge coğrafyasındaki koşullar nedeniyle başarı sağladı,Çanakkaleyi geçselerdi,Lenin'in Almanlarla anlaşmaları olmasaydı Ekim Devrimi olmayacaktı.
O zaman da "Geri kapitalist ülkeydi tabi ki Devrim olamazdı" mı diyecektin?

250 yıldır nedense her krizde kendisini tamir edebilen sistem,aklım erdi ereli bir türlü Devrim çıkaramıyor,verdiğim "meme" örneği; sürekli bizlere (Sizlere) "bekleyin nasılsa her on yılda bir kriz yaşanıyor,kendiliğinden sosyalizme teslim olacak" mı deniyor?
Sana bakılırsa görünen bu,az daha emeceğiz anamızın memesini emer gibi.

Yanlışın önde gideni konumuna düştüğünü fark etmemişsin. Diyorsunki; "... O anlamda Leninciyim. Ancak 21. Yy da yaşıyoruz. Düşüncelerimiz 21. Yy gerçekleri üzerinden tezahür etmektedir

İşte bizde bunu diyoruz. Lenin için 21. yüzyıl koşulları saptaması yapan Marksistin neden Marksizm konusunda böyle bir çıkarımı olmuyor?
Teoride yıkıp kuran ama pratikte hiçbir harbiyeti olmayan teorilerle Lenin kılıç mızrakta kaldı ama ekonomizm (Marksizm anla) geleceğin mücadele biçimi öylemi?
Sonra da "Ben asla Kautsky ile yan yana gelmedim"

"Elin Kürdü" cümlesini yanlış anlamışsın. ya da benmi yanlış anlattım bilemedim ancak Komünist düşüncede olan biriyim ve Coğrafya derken salt Türkiyeyi kast etmeyeceğimi bilirsin.
Kimin kimi kıskandığı çokta önemli değil benim için. "Haticeye değil neticeye" bakarım.
"Elin Kürdü" Türkiye'de kooperatifler falan kurmuyor,dayanışma ve Komün yaşam zaten genlerinde var. okurken işaret parmağıma bakmayıpta özünü anlasaydın,ortadoğu coğrafyasında Komünist Devrimin ayak seslerini kulağının dibinde duyacaktın.
Ancak her Marksist gibi "Önce vatan" diyenlerden olduğun,"yasalar çerçevesinde" yaşam sürdüğün için olaylara değil,teoriye bakıyorsun.

"Anlaşıldı siz eski çağlara geçmek istiyorsunuz. Eskiden kürt erkekleri beyaz entari giyerdi. Şimdi giydir bakalım giydirebilecek misin?"

Söyleyecek laf bulamıyorum. bu nasıl bir anlatımdır yahu?

Ahlaktan yoksun,burjuvazinin Komünistler için attığı iftiraların ta kendisi.
sen kafanımı yedin kardeşim,Marks'ı,Marksizmi göstererek alttan alta anti Komünist propaganda mı yapmaya çalışıyorsun?
"Eskiden kürt erkekleri beyaz entari giyerdi. Şimdi giydir bakalım giydirebilecek misin?"

Hayır Hasan Karataş. Her mahallenin her sokağında apartman kerhaneler kuruldu,fahişelik yaşı 11-12'ye indi,uyuşturucu kullanımı ve yaşını hiç söylemiyorum biliyorsun,ensest ilişkiler,karşı cinsle cinsel ilişkiyi bırakıp körpe erkek çocuklara yapılan cinsel tacizler vs. Say say bitmeyen şeyler. Pratikte önlemi başka türlü alınırken bu ve buna benzer şeyleride Ekonomizmle açıklayıp beklemeye geçersen ahlaksızın önde gidenisindir,farkında değilsindir. savunduğun teori "Ses çıkarmayıp,bekleme moduna geçerek" işte bu tip ahlaksızlıkları içinde barındırıyor Hasan Karataş.
Bir tık sonrası Marksizmde aile konusu olur ki. bunun tartışması yıllar önce forumda yapıldı.

Evet arkadaşım bizler toplumu geri götürmek için varız. Toplumları kapitalizmin ahlakına "ekonomik kriz çıkacak,buradan da devrim çıkacak" diyerek teslim eden sizlere karşı "Etek giymeye" dünden razı toplumu aile moduna geri götürmeye çalışıyoruz. Biliyoruzki Komünizmin nüvesi,çekirdeği sağlıklı aile yapısından başlıyor.

"Acele etme, her istenilen zaman da devrim olmaz" diyorsun.
Acelemiz var diye birşey söylemedim ki. bunu nerden çıkarıyorsun?
Bizler Devrimci Komünistleriz,aldığımız teorik formasyonu öncelikle aile denen laboratuarda test ederiz. Karışım uymazsa patlama olur, laboratuar da düzen bozulur,belkide yıkılır.
Uyarsa zaten bende devrim olmuştur,birliğe gitmede acele ederim.

Suriye'de enternasyonal taburları var,72,5 milletten yüzlerce savaşçı arenada "imparatorluğun" gladyatörleriyle savaşıyor. "bir gezi hiçbir zaman olamadı" söz konusu arena ama sözünü ettiğin gezide bir hiç uğruna işkencelerde tırnakları sökülen Ulaş Bayraktaroğlu orada şahadete erdi.
gezi hiçbir zaman ulaş yaratamadı ama ulaş'lar,ayşe deniz'ler dünya'ya kaç tane gezi yaratılacağını gösterdiler.

Ekim Devriminden kapitalizmin krizini çıkarıp sosyalizm narası atanların,şimdilerde gezi ile avunmaları ironik.
Sıkıyorsa "geziyi" bir daha deneyin. Hemi bak Türk kapitalizmi Katar olayı nedeniyle krizede girdi,hastanın başı yastıkta,tam zamanı,Taksim sizi bekliyor.
Deneyin de görün ananınızın örekesini.

Rosa nerde Rosa... (Rosa'da sıkı bir geziciydi Hasan yoldaşım)
O da aynen senin gibi söylüyordu. Bir gece ansızın kafasına sıkılan kurşunlarla hem kendi,hemde Engelsin lütfettiği "Alman Komünistliği" ortadan kalktı.
Lenin uyarmıştı demiyim, o zaten millete entari giydirmiş bir gericiydi

Teori kasmak,teoride yıkıp kurmak kolay. Pratikte yapanları suçlamak ta ama unutmayın,önderler bir kenara,teoride yaptığınız tahrifatlar insanlık için korkunç sonuçlar doğuruyor.

----------------------------

"1 2 tane bilgi atmışssın konuyu kapatmışın madem iddaa ediyorsun kapitalizimin yıkılmayacağını şartları ve olabilecekleri sular seller gibi ezberlemişindir attığın iddia yı bir kanıtla bakalım." "cometa1"

Yazımı iyi okumamışsın. Kapitalizm yıkılmaz demiyorum,yöntemsizlikle saplantılar kapitalizmi yıkmaz diyorum.
Kapitalizm teoride yıkılmaz,kapitalizm karşı devrimi yapılamaz diyorum.

Kapitalizmi yıkmanın bina yıkmakla eşdeğer olduğunu,teoride binanın nasıl yıkılacağı olur ama yıkma işlemini pratik yapar.
Enkazınıda un ufak edersinki bir daha ortaya çıkamaz.

Bak Hasan Karataş Ekim Devriminde kapitalizmi yıktı,yerine Sosyalizmi getirdi ve seni keriz sanıyor ki Politbüro da Vera zasuliç'i yazmadı

Yine kapitalizmin krizine dem vurarak on milyon devrimler yaptı ama 1927-1931 büyük kıtlığı es geçiverdi.
Sizler bunu sormazsınız da ben soruverdim,her kriz bağrından Devrim doğuruyorsa neden Stalin sovyetlerinde Ukrayna kaynaklı karşı devrim olmadı?

Yazımda söylediğim; "Kapitalist sistemi okumak,dönüp bir daha okumak ve bundan fayda sağlamak iyide "Devrim çıkarmak" nasıl birşey?" cümlemde anlatmaya çalıştığım,bu işin pratiğinin hiçbir zaman olmadığıdır, pratik savaşın her zaman elzem,bir o kadarda geçerli olduğudur.










Komünistlerin ne yaptığının çokda bir önemi yok , çoğunlukla kapitalizmin kendi çelişkileri kapitalizmi açmazlara götürüyor.Hadi emek -sermaye çelişkisi olmayan yerde örgütleninde göreyim sizi.Kürt hareketiyle alakası olmayan bayaaa "sömürülmeyen" kürt tanıyorum gayette biliyor kürt hareketini acaba neden s.kinde olmuyor?
cometa1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09.Haziran.2017, 16:23   #19
 
Apé Che - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Apé Che
İŞÇİ...
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 13.Temmuz.2007
Üye No: 4
Mesajlar: 8,183
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 6,368
2,072 Mesajına 5,893 Teşekkür Aldı
Standart

"sermaye çelişkisi olmayan yerde örgütleninde göreyim sizi"

Siz?

______________________________________________________


TARİHTE ZORUN ROLÜNÜ EN DOĞRU OLARAK KAVRAYARAK DEVRİMCİ ŞİDDETİ PROLETARYANIN HİZMETİNE ÖRGÜTLÜ OLARAK VERENLERİZ.

Bu büyük devrimci komünistin çalışma biçimini zamanımızın sınıflar mücadelesine en uygun ve en doğru cevabı olarak kabul ettiğimiz için BİLİMSEL SOSYALİZMin kurucuları tarafından da tastik edildiği için

Bizler
BLANQUİST Devrimci Komünistleriz !




Apé Che isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09.Haziran.2017, 17:00   #20
 
İbrahim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İbrahim
TROÇKİST
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 19.Mart.2017
Üye No: 55239
Mesajlar: 97
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 130
32 Mesajına 45 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Hasan Karataş Nickli Üyeden Alıntı
İbrahim arkadaş, sahte değer tanımına katılmıyorum. Zira Pazar sahte değeri kabul etmez. Her ürüne ödenen para gerçek değeri ifade eder. Ancak kimi ürünler vardır ki gerçek değerlerinin çok üzerinden fiyatla değer elde ederler. Bu fazladan elde edilen değerler, gerçek değer taşıyan ürünlerin fiyatlarındaki eksilme sayesinde gerçekleşmektedir. Yani pazarda değer hırsızlığı gerçekleşmektedir. Pazara sahte değer gelmez. Değersiz mal gelir, değerli mallardan değer çalar ve değerli mal olarak pazardan ayrılır. Değerli mallar da değersizleşerek pazardan ayrılır.
Artık pazarları tekeller kontrol ediyor üstad (bu ilk başta bahsettiğim eğilimlerin geçerliliğini değiştirmiyor çünkü tekeller arasında da bir rekabet var). Fiyatları hiçbir sınırlama olmadan düzenleyebiliyorlar ki senin dediğin doğru olsa bile benim bu bahsettiğim çelişkilerin doğruluğunu değiştirmiyor. En nihayetinde de ikimiz de aynı sonuca varıyoruz. Bu konuda hemfikir miyiz? O hâlde yeni sorumuz şudur: Bu çelişkilere dayanarak bir buhranın yaklaştığını bildiğimize göre kapitalizm bu buhrandan nasıl çıkabilir veya çıkabilmesi mümkün müdür? Bu tartışmamızın devamı için çok kritik bir sorudur ve dikkatli bir şekilde cevaplamalıyız.

Ayrıca benim başlığa yazdığım 5. giriyi tekrar okumanızı tavsiye ederim, birkaç düzenleme yaptım.
______________________________________________________
--

DÜNYANIN BÜTÜN EZİLEN SINIF VE HALKLARI, BİRLEŞİN!
İbrahim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
İbrahim Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 09.Haziran.2017, 18:38   #21
 
BORGA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BORGA
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 08.Şubat.2011
Üye No: 34310
Mesajlar: 5,015
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,293
1,186 Mesajına 3,181 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
cometa1 Nickli Üyeden Alıntı
Komünistlerin ne yaptığının çokda bir önemi yok , çoğunlukla kapitalizmin kendi çelişkileri kapitalizmi açmazlara götürüyor.Hadi emek -sermaye çelişkisi olmayan yerde örgütleninde göreyim sizi.Kürt hareketiyle alakası olmayan bayaaa "sömürülmeyen" kürt tanıyorum gayette biliyor kürt hareketini acaba neden s.kinde olmuyor?
Belki de tanıdığın o Kürtler kadındır.
______________________________________________________
Ni Dieu, Ni Maitre !
Ne Tanrı, Ne Efendi !

rağmen yaşa

BOLŞEVÎZM WÊSERKEWE
Bolşevizm Tekrar Kazanacak !
BORGA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
BORGA Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 2 Kisi:
Alt 09.Haziran.2017, 21:18   #22
 
Apé Che - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Apé Che
İŞÇİ...
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 13.Temmuz.2007
Üye No: 4
Mesajlar: 8,183
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 6,368
2,072 Mesajına 5,893 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
BORGA Nickli Üyeden Alıntı
Belki de tanıdığın o Kürtler kadındır.
Hiçbir şey yapmayım diyorum ama birileri provokasyona anında geldiğimi biliyor olmalı ki "elinde olması gerekeni" dilinde gezdiriveriyor.

Şoven damarın kabarması böyle birşey.

Neyse her konuda bir ya da birkaç ban mevzusu olmasın.





______________________________________________________


TARİHTE ZORUN ROLÜNÜ EN DOĞRU OLARAK KAVRAYARAK DEVRİMCİ ŞİDDETİ PROLETARYANIN HİZMETİNE ÖRGÜTLÜ OLARAK VERENLERİZ.

Bu büyük devrimci komünistin çalışma biçimini zamanımızın sınıflar mücadelesine en uygun ve en doğru cevabı olarak kabul ettiğimiz için BİLİMSEL SOSYALİZMin kurucuları tarafından da tastik edildiği için

Bizler
BLANQUİST Devrimci Komünistleriz !




Apé Che isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10.Haziran.2017, 06:25   #23
 
Hasan Karataş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hasan Karataş
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Kasım.2009
Üye No: 26927
Mesajlar: 2,598
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,571
837 Mesajına 1,573 Teşekkür Aldı
Standart

O hâlde yeni sorumuz şudur: Bu çelişkilere dayanarak bir buhranın yaklaştığını bildiğimize göre kapitalizm bu buhrandan nasıl çıkabilir veya çıkabilmesi mümkün müdür? İbrahim.

Hayır, ortak düşünmüyoruz. Bir, buhranın yaklaştığını söylemiyorum. Ekonomik toplumsal sistemlerin çözülmekte ve çökmekte olduğunu söylüyorum. Buhran dönemleri atlatılabilir ama çözülme ve çöküş dönemi atlatılamaz. Buhrandan çıkış söz konusudur. Çözülme ve çöküş döneminden çıkış söz konusu değildir.

Buhran dönemleri, devrim ve karşı devrim ikilemi ile karşı karşıyadır. Çözülme ve çöküş dönemlerinde ise karşı devrimci dönüşümlerle çöküş ötelenmektedir. Örneğin Sovyet sosyalizmi, karşı devrimci dönüşümlerle terk edilmiş ve devletin çöküşü ötelenmiştir. Ayni şekilde Trump’ın gelişi sonrası, karşı devrimci dönüşümlerle ABD’nin çöküşü ötelenmektedir. Her karşı devrimci dönüşüm sonrası çöküş bir süreliğine de olsa ötelenmektedir. Ayni zamanda AB ve Japonya’yı da yeni karşı devrimci dönüşümler beklemektedir. ÇHC karşı devrimci dönüşümleri sosyalist kabuk içinde gerçekleştirmiştir.

Marks, dünya komünist devrimi için,“dünyanın en ileri halklarının eş zamanlı kalkışmasıdır” demektedir. Ancak dünya karşı devrimci dönüşümler çağındadır. Yani en ileri halkların devrimci kalkışması için halkların özgür iradeleri gerekmektedir. Küresel egemenlik halkların özgür iradelerini esir etmiştir. Yalnız yeni bir şeyler görüyoruz. Nasıl ki Sovyet karşı devrimi, karşı devrimci dünyanın önünü açtıysa ABD’nin karşı devrimci reformu da dünya komünist devriminin önünü açacaktır. Zira devletler birbirlerinden ayrılmaya başladı. Küresel hegomanya parçalanmaya başladı. O nedenle karşı devrimci dönüşümler, devrimci mücadele engeline takılacaktır.

Önceleri, Fransa halkı devletini tartışmak isteyecek, tam bu zamanda diğer devletler Fransa devletinin koluna giriyordu. Fransa devletinin yalnız olmadığını gören Fransa halkı, ister istemez tartışmadan geri çekiliyordu. Şimdi durum böyle değil. Marine Le Pen devletin içinden destek alıyor ve bir an önce Fransa devletinin kendi başına olmasını savunuyordu. Fransa devletini yalnız gören Fransa halkı özgür iradesini geliştirecek ve devrimci müdahaleyi gündemine alacaktır. 2015 yılında dünya devletleri Paris caddelerinde kol kola yürürken, 2017 yılında, Fransa devleti diğer devletlerden kopmayı öneren adayı öne çıkarıyordu. Burada Fransa’yı örnek olarak verdim. Küçük devletler, büyük devletlere sığınmak isterken, büyük devletler ise kendi başına devlet olmak isteyecekler. Örneğin Türkiye devleti de kendi başına devlet olmaya çalışmaktadır. Erdoğan’ın bağımsız ve millici tavırları bununla ilgilidir.

Dünya komünist devrimi için gerekli olan temel iki koşuldan birisi, halkların bağımsız iradesidir ve bunun nesnel koşullarının oluşmakta olduğunu görüyoruz. Diğeri ise yıkım koşullarıdır. Yıkım koşullarını daha sonra anlatacağım.
______________________________________________________
"Docendo discitur"
Hasan Karataş isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Hasan Karataş Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 10.Haziran.2017, 13:19   #24
 
BORGA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BORGA
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 08.Şubat.2011
Üye No: 34310
Mesajlar: 5,015
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,293
1,186 Mesajına 3,181 Teşekkür Aldı
Standart

Psiko-Sosyal bir canlı olan insanda, diğer canlılardan farklı olarak, yüksek yoğunluklu KABUL EDİLME eğilimi vardır. Ve egemenler, esir kuşaklar arasındaki bu eğilimi lehlerine kullanırlar. Devletin iyi öğrendiği şeylerden biri budur. Bu nedenle iki eli vardır ; demirden ve kadifeden.

Şurada bir tartışma var ve birileri ısrarla, üstelik sosyalizm, komünizm, devrim ve benzeri adına, egemenlere diyor ki, BİZİ DUYUN ! Biz ki, sizin dertlerinizle yatıp kalkıyoruz.

Oportunizm genel bir haldir ve bunun bireydeki hali, PİÇLEŞMİŞ BEYİNDİR. Bu beyin devrimci akılla yıkanmadıkça, kendine baba arar. Bazı arkadaşların çabaları bundandır. Bunda, geçtikleri tedrisatın yani aldıkları eğitimin de tabiki etkisi vardır ama durum salt bu eğitimle açıklanamaz.

Marks, dünya komünist devrimi için,“dünyanın en ileri halklarının eş zamanlı kalkışmasıdır” demektedir.


İşte beynin picine iyi bir örnek. Hayır Marks böyle demedi. Ama piç kafa böyle okur işte. dünyanın en ileri halklarının değil, EGEMEN HALKLARIN dedi. Bunu değiştirince gerisi geliyor. halkların özgür iradeleri Halk ve özgürlük kavramları Marksın aklına gelmemiş mi. Yada o zaman bu kavramlar yok mu idi.

Özne olmayanın özgürlüğü mü olur. Öznenin ayakları sabundan mı. Bir türlü bastığı yeri de durduğu yeri de tanımlayamıyorsunuz.

Kelimeleri piç etmenizin sebebi de aynı.
______________________________________________________
Ni Dieu, Ni Maitre !
Ne Tanrı, Ne Efendi !

rağmen yaşa

BOLŞEVÎZM WÊSERKEWE
Bolşevizm Tekrar Kazanacak !
BORGA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
BORGA Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 10.Haziran.2017, 19:00   #25
 
Hasan Karataş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hasan Karataş
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Kasım.2009
Üye No: 26927
Mesajlar: 2,598
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,571
837 Mesajına 1,573 Teşekkür Aldı
Standart

sen bunları alamazsın. kendini boşuna yorma. senin kafan bu anlatılanları kaldırmaz. sen git kelimeciklerle oyna.
______________________________________________________
"Docendo discitur"
Hasan Karataş isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Hasan Karataş Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Çark Dönecek Çekiç Vuracak Sosyalist İktidar Kurulacak!
Saat...


Powered by vBulletin | Hosted by Linode.com