Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > SOSYALİZM OKULU > Sosyalizm Nedir > Teorik Yardım

Sol Gazete

Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Farkları ne? /silahlı mücadele/
Cevaplar
17
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
605
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 15.Temmuz.2018, 16:36   #1
 
OrthodoxCommunist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
OrthodoxCommunist
Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Temmuz.2018
Üye No: 55446
Mesajlar: 7
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
4 Mesajına 5 Teşekkür Aldı
Standart Farkları ne? /silahlı mücadele/

Merhaba arkadaşlar,

Teorik bilgim zayıftır, bundan dolayı cevaplarınızın konu dışına fazla çıkmamasını ve o konuda çok detaya girilmemesini rica edeceğim.

Stalin'in yazılarını, Stalin'e sempati duyan yazarları okuduğumda Troçki'ye edindiğim ana fikir, Troçki'nin dünya devrimi takıntısından/bahanesinden dolayı ulusal/yerel devrim girişimlerini baltalaması. Keza Stalin'in tek ülkede sosyalizm gibi bir takıntısının olamayacağı, kendisinin de dediği gibi sosyalizmin uluslararası alanda hala başaralı olamayacağı, Tek Ülkede Sosyalizm görüşünün, Troçkistler tarafından ''Salt Tek ülkede sosyalizm inşa edelim'' olmadığını anladım/okudum.

Keza Troçkistleri okuduğumda da onlar tek tek ülkelerde devrim yapılabileceğini savunuyor ve başarının dünya arenasında belirleneceğini söylüyor, aslına bakılırsa aynı şeyi Stalin de söylüyor? Farkları ne? Ben büyük bir çelişki göremiyorum...

Bir de bu sorulara ek olarak, tüm dünyada tüm silahlı sol hareketler kendilerini marksist-leninist veya ek olarak maoist olarak tanımlarken, kendisini troçkist olarak tanımlayan bir silahlı hareket göremedim, var mıdır? yoklarsa neden silahlı mücadeleden uzaklar? Hatta kendisini troçkist/salt marksist/ olarak tanımlayanlar -en azından Türkiye'de- eşcinsellik, türban özgürlüğü, kemalizm vs vs yan konulara daha çok duruyorlar.

Umarım anlatabilmişimdir, cevaplarınızı merak ediyorum.
OrthodoxCommunist isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
OrthodoxCommunist Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 2 Kisi:
Alt 15.Temmuz.2018, 22:14   #2
 
Kazcynski - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kazcynski
Emekçi
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 05.Nisan.2008
Üye No: 7057
Bulunduğu yer: Yeryüzü
Mesajlar: 2,395
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 983
834 Mesajına 1,973 Teşekkür Aldı
Standart

Fark falan yok. İktidar tatlıdır...
______________________________________________________
'Şiddet her zaman kötü değildir. Kötü olan şiddete duyulan tutkudur.' Jim Morrison

Kazcynski isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Kazcynski Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 2 Kisi:
Alt 15.Temmuz.2018, 23:39   #3
 
İ.Seçil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İ.Seçil
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 27.Mart.2011
Üye No: 35150
Mesajlar: 1,594
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 259
501 Mesajına 835 Teşekkür Aldı
Standart

Teorisini (devrim ihracı) Troçki, pratiğini de Stalin (kızıl orduyla zorla) yaptı.
Evet, tek sorun iktidarın tatlı oluşu.
İ.Seçil isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
İ.Seçil Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 16.Temmuz.2018, 20:10   #4
 
OrthodoxCommunist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
OrthodoxCommunist
Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Temmuz.2018
Üye No: 55446
Mesajlar: 7
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
4 Mesajına 5 Teşekkür Aldı
Standart

Tatmin edici bir cevap verecek var mı? 2 sosyalist figüre başka cepheden -anarşist cepheden- bakış, genel teşhisi koyuyor /doğru teşhis/ ama ben daha teorik kısmıyla ilgileniyorum.
OrthodoxCommunist isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 16.Temmuz.2018, 23:55   #5
 
Mazino - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mazino
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 11.Ocak.2018
Üye No: 55378
Mesajlar: 311
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 190
181 Mesajına 314 Teşekkür Aldı
Standart

Şu bölümden Troçki ve Stalin kısımlarına göz gezdirsen belki aradığını bulabilirsin.
https://www.sosyalistforum3.net/forumdisplay.php?f=347
Mazino isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 17.Temmuz.2018, 01:25   #6
 
Gudrun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gudrun
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 03.Ocak.2009
Üye No: 16650
Mesajlar: 1,762
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 495
375 Mesajına 1,023 Teşekkür Aldı
Standart

Troçkistlerde devrim kelimesi reforma tekabül ediyor,devrimle alakaları yok.

Sürekli reform hareketi talep içeririr,talep kabul içerir.

Bolşevik ihtilali gerçerkleşince,Lenin ve Bolşeviklerin beklentileri çok bilimsel Marx ve Engelsin belirttiği gibi ''ileri'' kapitalist ülkelerden devrim kıvılcımının çakacağı devrimler gerçekleşeceği önergesinin hayat bulması ümidi ile Almanya ve çehresi ülkelerde devrim arandı,bulunamadı.''Gelişmiş'' kapitalist ülkelerde devrim umudu bulunamayınca ümitler ezilmiş uluslara, doğuya yöneldi.

Bilimsel zırvalıklar hayat bulmayınca elde edinilmiş kazanımları korumaya yönelik geliştirilen bir teoridir, bir dizi ülke SSCB'ye dahil oldu ne tek ülkesi.

Troçkistlerin devrim ve devrimci mücadele ile alakaları yoktur dolayısıyla silah ile alakalarıda yoktur.Brükselde polis tarafından korunan merkezlerinde devrimci pratik zırvalarını tartışırlar!

MR-13 örgütü Guatemalada faaliyet gösteren örgüt içinde hizipin başı olan bir troçkist şahıs var bu şahısta kuvvetle muhtemel CIA tarafından fişeklenmekteydi,kendisi tipik troçkistler gibi varlık sahibi ve varlığını mücadele için kullanan bir şahısta,aman ne devrimci!.
Bu hizipçi örgütün silahlı mücadeleyi bırakması için çabalamış durmuştur.

Bir silahlı troçkistte Arjantinde var ,bu şahısta sendikal faaliyet yürütmek için para bulma ihtiyacından dolayı silah gereksinimi duyduuğu için karakol basıp silah kamulaştıramadan eylemi sonlandırıyor.Sonrası silah ve mücadele ile ilgisi kalmıyor.

Troçkistlerin devrim anlayışı budur ötesi değil.
Gudrun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 17.Temmuz.2018, 01:33   #7
 
Korçagin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Korçagin
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 20.Mart.2015
Üye No: 52104
Mesajlar: 86
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 77
29 Mesajına 48 Teşekkür Aldı
Standart

konuyu anlamak için bence önce -ki ben de anladığımı iddia etmiyorum- rusya devrim tarihini nesnel bir yazardan -mümkünse stalinci veya troçkist olmayan- okumak lazım.
sonra iki tarafın da yani stalin'in ve troçki'nin bizzat konu üzerine yazdıklarını okumak, 1920ler ve sonrasında çıkan polemiklerini okumak lazım. sscb ve sbkp tarihini bilmek lazım. o dönemki tartışmaları: NEP, endüstrileşme, kolektifleşme gibi problemlere karşı farklı hiziplerin takındıkları tutumları bilmemiz lazım. bunları bilmeden ne konusabiliriz ki.
benim okuduğum -ki yüzeysel biliyorum- kadarıyla zurnanın zırt dediği yerler sscb'deki endüstrileşme ve kolektivizasyondaki görüş ayrılıklarıdır. (bunların ayrıntılarını bilmiyorum ama köylülük konusunda bi sıkıntı var. bir taraf köylüler üzerinden kenti geliştirelim diyor diğer taraf köylülere bu kadar yüklenmyelim diyor vb şeyler. )
sonra da diğer ülkelerdeki devrim stratejisi konusundaki ayrılıkları var. (trocki avrupadan bir devrim beklentisi içinde sanırsam daha radikal bir dış siyasetten yana, her yere karışalım, ayaklanma cıkaralım diyor. stalin dah temkinli pragmatik) bir de stalin Halk Cephesi fikrini savunuyor, gerci belli tarihsel zamanlarda belli farklı tutumlar var mesela almanyadaki sosyal-demokratlara stalin sosyal-faşist demiş; trockistler diyor ki sscbnin bu dışlayıcı tutmu faşizmin önünü açmıştır, antifaşist ittifak olanağın kapatmıştır. yani tüm olayların hepsine tek tek bakmadan bir şey diyemeyiz.
bi de gördüğüm kadarıyla stalinciler halkçı olur, troçkistler ise işçicidir. stalinciler vatansever olur, trockistler vatanseverliğe karşıdırlar.
yani ben de konunun cahiliyim
______________________________________________________
Fakat Malcolm X'in dehası neydi? (...) Haydi, köklerimizi yeniden keşfedelim; Hayır! Deha X harfinde gizliydi. X, bizim köklerimiz yok, köklerimiz elimizden alındı demekti. Peki, bu durum, bizim, beyaz adamınkinden daha evrensel bir topluluk kurmamızı sağlayacak bir özgürlükse? Bu yaratıcılık, ortada olanı ve köklerinden kopartılmanın yol açtığı aile bağları ve göreneklerden yoksunluğun, travmanın yeni bir özgürlüğün yolunu açabileceğini görebilmektir. (Zizek)
Korçagin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Korçagin Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 18.Temmuz.2018, 08:48   #8
 
OrthodoxCommunist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
OrthodoxCommunist
Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Temmuz.2018
Üye No: 55446
Mesajlar: 7
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
4 Mesajına 5 Teşekkür Aldı
Standart

cevaplar için teşekkür ederim, mesajlarınıza teşekkürler eklemek isterdim ama olmuyor ben de buradan yazayım dedim, sağolun. araştırcağım zamanım yettiğince, bir şeyler kafamda oturursa buraya yazarım ben de. Varolun.
OrthodoxCommunist isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
OrthodoxCommunist Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 18.Temmuz.2018, 12:47   #9
 
Gudrun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gudrun
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 03.Ocak.2009
Üye No: 16650
Mesajlar: 1,762
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 495
375 Mesajına 1,023 Teşekkür Aldı
Standart

Korçagin arkadaş,Orthodox arkadaş

Troçkideki görüş,köylülüğü devrimin özne grubu kabul etmez köylüler proleterleşmesi gereken sınıftır.Rusya köylü popülasyonun çok yüksek olduğu ülkedir o tarihte.Devrim aşamaları diye bir durum var Marksistlerde.Kapitalizm gelişmiş olacak bunun koşulu proleterleşme,bunun koşulu feodalizmin tasfiye edilmesi nicelik olarak proleterlerin diğer sınıflardan yoğun olmaı.

Bu yüzden demokratik devrim tezi var, Burjuvazi gelişecekki proleterleşme hızla artsın sosyalizmin yolu açılsın.

Ülkemiz iki grup çelişki göstermektedir. Birinci grup, proletarya ile köylülük arasındaki iç çelişkileri içerir; öteki, sosyalist ülke olarak bizim ülkemizle, kapitalist ülkeler olarak kesinlikle bütün öbür ülkeler arasındaki dış çelişkileri içerir. (Stalin)

Birinci durumun çözümünde kazanılmış bir bölge,ülke neyse mevcut bunu sosyalizm yolunda ilerletme var, mutlak kazanım ise ikinci durumda gerçekleşecektir.

Troçki proleter kitleleri baz aldığı için devrim aradığı yer UK,Almanya,Fransa gibi onların tabiriyle ''gelişmiş ülkeler''.Dolayısıyla Stalinin tezini reddiye var.Köylülüğü yok edilmesi gereken bir sınıf devrimin düşmanı olarak görüyor.Bir insan ancak ülkesine bukadar yabancı olabilir,batı avrupa köylülüğü ile rusya komünlerini aynı forma sahip görüyor.

Batı avrupa köylülüğü iskana uğramış,çitleme vb yasalar ile yerlerinden edilmiş ,türlü vergilendirme iskan,kilise yasaları ile merkez şehir sonra devlete bağlanmış esneklik alanı olmayan başkaldırıya girişme şartları ezilmiş bir sınıf.Rusya'nın köylerinin durumu çok özel,Marxın şaşırması normal kendisi dünyanın bölgelerini batı avrupa gibi sanıyordu.

İki taraftada Askeriyenin devrime dahiliyeti (kitlesel olarak) hesaba katılmamış bir olgu,Bolşevikler bunu değerlendirmiş tek hesap edilmişliği budur.


Yani sürekli devrim, sosyalizm için bir dizi sosyolojik,ekonomik olarak konjonktürel durum gerektirmektedir.Bu sebep ile sosyalizme geçiş için burjuva devriminin geliştirilmesi gerekiyor ,devrim dedikleri şey sosyalizmle özdeş kılınabilecek reformların aşamalı gerçekleştirilmesidir bununda reelize edilebilmesinin nesnel koşulu batı-avrupada mevcut diyor Troçki.Çünki kafası nesnel çalışıyor aşkınlığı yok.

Rusyada ise Burjuva demokrasinin öncelik olarak geşilip feodalizmin tasfiyesi hızla proleterleşme ve sosyalizme geçiş görüsü var.

Hasımlarımız, sosyalizmi, kültür bakımından yeteri kadar gelişmemiş bir ülkede yerleştirmek isteyerek akılsızca bir işe giriştiğimizi birçok kez bize söylediler. Ama onlar yanıldı. Biz, işe, teoriye göre (her cinsten ukalaların ileri sürdüğü teoriye göre) başlanılması gereken yerden başlamadık; bizde siyasal ve toplumsal devrim, şimdi başarmakla görevli bulunduğumuz kültür devriminden önce gelmiştir.
Bugün, tam anlamıyla sosyalist bir ülke olmak için bu kültür devrimini tamamlamamız yetecektir." (Lenin)



Bir tek ülkede burjuva iktidarını devirmek ve proletarya iktidarını kurmak demek, henüz sosyalizmin tam zaferini sağlamak demek değildir. Sosyalizmin başlıca görevleri -Sosyalist üretimin örgütlendirilmesi henüz geleceğin sorunudur. Bu sorun çözüme bağlanabilir mi, birçok ileri ülkenin proleterlerinin ortak çabaları olmadan bir ülkede sosyalizmin kesin zaferine ulaşılabilir mi? Hayır, ulaşılamaz, burjuvaziyi devirmek için bir tek ülkenin çabaları yeter, devrimimizin tarihi buna tanıklık eder. Sosyalizmin kesin zaferi için, sosyalist üretimin örgütlendirilmesi için bir tek ülkenin, özellikle Rusya gibi bir köylü ülkesinin çabaları yetmez; bunun için birçok ileri ülke proleterlerinin çabaları gerekir.(Stalin) lenininzmin ilkeleri.

Devrimin bir tek ülkede zaferini olanak dahilinde görmek gerekir, çünkü emperyalizm koşulları içinde çeşitli kapitalist ülkelerin birbirine eşit olmayan sıçramak gelişmesi, emperyalizmin bağrında kaçınılmaz savaşlara neden olan felaketli çelişkilerin gelişmesi, bütün dünya ülkelerinde devrimci hareketin büyümesi, bütün bunlar, proletaryanın tek tek ülkelerde zaferini yalnız olanaklı değil hatta zorunlu kılmakladır.(stalin leninizmin ilkeleri)


İktisadi ve siyasal gelişmenin eşitsizliği, kapitalizmin mutlak bir yasasıdır. Bundan şu sonuç çıkar ki sosyalizmin zaferi, ilkin küçük bir sayıdaki kapitalist ülkede ve hatta yalnızca tek bir kapitalist ülkede olanaklıdır. Bu ülkenin muzaffer proletaryası, kapitalistleri mülksüzleştirdikten ve ülkesinde sosyalist üretimi örgütledikten sonra, öteki ülkelerin ezilen sınıflarını kendine çekerek, onları kapitalistlere karşı ayaklandırmaya özendirerek, hatta zorunluluk durumunda sömürücü sınıflara ve onların devletlerine karşı askeri güç de kullanarak, kapitalist dünyanın geri kalan bölümünün karşısına dikilecektir." lenin

Sonuç olarak Troçkistlerin görüşlerinin hayatta karşılığı yoktur,sanki Bolşevik ihtilali kitabi olarak yapılmışta, kitabi teorilere göre hayat işliyorda,Stalin geldi tüm işi bozdu.Şimdi elde tek ülkede yok.

Konu Gudrun tarafından (18.Temmuz.2018 Saat 12:58 ) değiştirilmiştir..
Gudrun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19.Temmuz.2018, 10:16   #10
 
OrthodoxCommunist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
OrthodoxCommunist
Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Temmuz.2018
Üye No: 55446
Mesajlar: 7
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
4 Mesajına 5 Teşekkür Aldı
Standart

Gudrun, kapsamlı cevabın, bilgilendirici tavrın için teşekkürler ediyorum.

Troçkistlerin karşı çıktığını gördüğüm -Troçki ne düşünüyordu bilmiyorum- NEP'e karşılar çünkü kapitalistlerin elini güçlendirdiğini vs. söylüyorlar, oysa bu proleterya diktasının altında gelişen bir piyasadır, bu burjuva iktidarında gelişen piyasadan daha iyidir. Burjuva devrimi yerine sosyalizm içinde de piyasa ekonomisi kontrollü şekilde yürütülebilir, şu an bence Çin'de de kısmen olan budur.

Keza Komünist Manifesto'nun 1882 Rusça baskısına önsözünde sanayileşmenin diğer avrupa ülkelerine göre en az olduğu/köylülüğün baskın olduğu Rusya'da devrimin başlayıp, Batı proleteryasını tetikleyebileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

Troçki, Leninizm'in tam karşısında duran bir konumda gibi.

Bazen Troçkizmin anarşizme daha yakın olduğunu zannediyorum. Bürokrasi, gerekli bir kötülüktür, silah gibi. Troçkistlerin anlattığı şey özyönetim gibi bir şey, tek tek sovyetler / şehirdevletleri, kendi içinde doğrudan demokrasi uygulayacak vs. vs. bunun pratiği ne kadar oturur bunun deneyimi var mı? Yunan tarihinde olduğu gibi, demokrasiyi korumak için bir Titan gerekir savaş zamanlarında, bu Stalin'dir bu dönemde.

Kafam çok karışık dostlar... Cevaplar için sağolun
OrthodoxCommunist isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
OrthodoxCommunist Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 20.Temmuz.2018, 18:12   #11
 
ÖzgürToplumsallık - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ÖzgürToplumsallık
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 11.Ocak.2016
Üye No: 54673
Mesajlar: 390
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 96
159 Mesajına 252 Teşekkür Aldı
Standart

Dostum,Troçkistlerin neye karşı olup olmadıklarını göstermek için ortaya bir alıntı koyup onun üzerinden tartışman daha doğru olur.Troçki nin yazılarını internetten de bulabilir ve paylaşabilirsin.

Mesela ben sana soracağım.

1-Troçkistlerin NEP e karşı olduğunu nereden çıkardın.NEP in içeriğine ve nasıl devam edeceğine ilişkin eleştirileri muhakkak vardır.Ancak Troçki nerede,ne zaman NEP olmamalıydı demiş bunu paylaşırsan onun üzerinden konuşuruz
2-Troçkistlerin anarşizme yakın olduğunu nereden çıkarıyorsun? Bürokratizme Stalini sahiplenenlerde karşı çıkarlar.Ve dahi Sovyet revizyonizmini eleştirenlerde eleştirdikleri sistemin "bürokratikleştiğini" iddia ederler.Kısacası bürokratizm politik bir eleştiridir.Altını doldurmadığın vakit bir şey ifade etmez.

Misal Troçki nerede "şehir devletleri" ya da "öz-yönetim" ya da doğrudan demokrasi(ne yani Stalin doğrudan demokrasiye karşı mı?) istemiş?

Misal Kronştad komünü bir öz-yönetimdir,Troçki neden onun üstüne gitti ve onu yıktı.

İlk yazında sormuşsun mesela.Troçkist "silahlı bir hareket" var mı? Ama sorduğun sorunun ne anlama geldiğini bilmen gerekir önce.

Silahlı bir hareket derken halk savaşı ve gerilla savaşı anlamında diyorsan bu stratejiyi ortaya koyanlar fark edeceğin gibi "troçkist" değiller.

Troçki zamanında "bireysel terör" anlamında Narodnik ve anarşist akımların silahlı eylemlerini eleştirdi.Buna karşı kitlesel ayaklanma ve iç savaş önerdi.Buda haliyle silahlı bir süreçtir,Biliyorsun ki Troçki Kızıl Ordunun başlarındandı.

Hatta Kızıl Muhafızların seçime dayalı sistemini dağıtan ve atamaya dayalı ordu kurulmasını öneren kişi Troçki dir.Yani senin "anarşizme yakın" Troçki

böyle dediğime bakma.çok akıllıca sorular soruyorsun.ama alıntılar üzerinden sorsan daha net cevap verebilirim.
ÖzgürToplumsallık isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
ÖzgürToplumsallık Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 20.Temmuz.2018, 19:56   #12
 
OrthodoxCommunist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
OrthodoxCommunist
Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Temmuz.2018
Üye No: 55446
Mesajlar: 7
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
4 Mesajına 5 Teşekkür Aldı
Standart

NEP ile beraber Troçki'nin etkisi azalmaya başlıyor. Ki zaten kendisi köylülüğü proleterya ile büyük bir çelişki olarak görme eğiliminde. Devrimi salt proleterya/gelişmiş batı ülkelerinin işçilerinin tekelinde tutuyor. Troçki, salt savaş komünizminin adamıydı: köylüyle beraber direnmek yerine, onu zor yoluyla kamulaştırdığını düşünüyordu /bunlar gulaglar değildi, birkaç köylü-feodal isyanı dışarıda tutmak gerekir/

troçkist sitelerde NEP'in hoyratça eleştirildiğini biliyorum -stalin ve onun bürokrasine karşı yazılmış yazılarda, paragraf aralarında, bundan ötürü hemen bulamadım, okudukça karşılaşıyorum, doğrudan NEP'e sallayan yazıları yok tabii-

2) Troçki ile Anarşizmin alakası yoktur kitap üzerinde buna bir şey demiyorum, sadece 'bana göre' dedim, 'bürokrasi=devlet'tir. Zamanında krasnodar'da anarşistleri kesmiş Troçki'nin, daha sonra bürokrasiyi eleştirmesi zaten komik.

Hiçbir sosyalist doğrudan demokrasiye teoride karşı değildir elbette. Ama devletin olduğu yerde doğrudan demokrasi değil, temsili demokrasi olur. Tüm sovyet bireyleri başkent meclisinde fikir beyan edebilecek değil ya...

Doğrudan demokrasiye çok takıntılıysak, Bakuninin dediği ve Mahno'nun ukraynada uyguladığı gibi küçük bir alanda, bir tane mitralyözle - o dönem mitralyöz, büyük bir güçtü, günümüzde o tür bir silah var mı bilmiyorum- ve kaybedecek hiçbirşeyi olmayan adamlarla başarılabilir, ama o mitralyöz tanklara işlemez ve kaybedersiniz. Birincil önemde olan, herkesin fikrini doğrudan alabilmek yerine, vatanı(devrimi korumak için hızlıca karar verebilmektir ve işe koyulmaktır. Bu da bürokrasi denilen şeyi yaratacaktır.

Keza Marx ile Bakunin Proleterya diktatörlüğünde anlaşmazlık yaşamazlar, Marx bu diktayı devlet aygıtı ile yürütürken Bakunin bunu salt proleteryaya devreder.

Troçki, bir sosyalistse 'bürokrasi' denilen şeyin zorunlu bir kötülük olduğunu kabul etmelidir.


senin silahlı mücadele-troçkizm hakkında dediklerim zihnimi daha da açtı.
Türkiye solunda en çok Troçkistler Arap Devrimi'ne hayranlıkla yaklaşıyordu, ama bu devrimin başında doğru düzgün bir örgüt, lider kadro göremiyorduk, isyan vardı, iyi hoştu...Ama iktidarı alan müslüman kardeşler olmuştu mısırda, ağlayan müslüman kardeşler sokakta anarşist protestocuları /isyancı bile değil/ keskin nişancı tüfekleriyle çatıdan avlıyordu. Ki Mursi'nin seçildiği zaman bile seçime katılım çok azdı, demek ki sistem-dışı alternatif arayan bir kitle varmış, örgütsüzlükten dolayı o devrim girişimi doğmadan öldü.
Şimdi bir idea etrafında birleşip ülkelerinde isyan eden Araplar, Libyada suriyede birbirlerini kesiyorlar, hem de isyan ettiklerine karşı değil, kendilerine karşı silahları yönlendirdiler, hatta islama dair çok güzel(!) , bilgilendirici tartışmalar ortaya çıkmaya başladı.

Böyle -kendiliğinden,örgütsüz, salt tarihsel yasalardan/ekonomiden- ötürü bir dünya devrimi mi bekliyor troçkistler, ki zaten böyle bir dünya devrim dalgası olsa Devlet'e de gerek kalmazdı ki.....

Anarşistlerin eylemciliğini, troçkistlerin kaderciliğine tercih ederim. Tarihsel yasalar bu halkı ne zaman isyan ettirecek diye bekleyeceğiz ve parti/örgüt olmadan iktidarı almalarını umut edeceğiz...

@Özgürtoplumsallık, yazdığın yazıdan sonra beynimde çok eskiden düşünüp bir kenara attığım düşünceler ortaya çıktı bir anda..
OrthodoxCommunist isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
OrthodoxCommunist Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 20.Temmuz.2018, 22:53   #13
 
Kazcynski - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kazcynski
Emekçi
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 05.Nisan.2008
Üye No: 7057
Bulunduğu yer: Yeryüzü
Mesajlar: 2,395
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 983
834 Mesajına 1,973 Teşekkür Aldı
Standart

Lenin ne idiyse Stalin de Troçki de oydu. Sonuna "-ist" eki getirince bunlara ayrı bir anlam yüklemek ancak zorlama olur.

NEP konusunda Troçki farklı birşey dememiştir, demez. Buna itiraz anarşistlerden gelmişti. Bir de bunların "menşevik" dedikleri farklı kesimlerden.

Kronştadt'ta hepsi beraberdi. Buzdan baltaları hep birlikte taşıdılar.
"Hepsini tavşan gibi avlayacağız" diyen, dönemin Kızıl Ordu komutanı ise Troçki idi.

Şimdi daha birçok çarpıklıktan sonra hangi anarşist ile Troçki veya Troçkist yakın imiş? Böyle iddia mı olur yaw?

Anarşistler için Lenin de Stalin de Troçki de birdir.

Sosyalizm açısından Mahno/Malatesta/Durruti ile Lenin/Stalin/Troçki arasındaki farkları araştırmak lazım.

Buralara eğilmişken Kropotkin de es geçilmez hani...
______________________________________________________
'Şiddet her zaman kötü değildir. Kötü olan şiddete duyulan tutkudur.' Jim Morrison

Kazcynski isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Kazcynski Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 21.Temmuz.2018, 00:24   #14
 
OrthodoxCommunist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
OrthodoxCommunist
Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Temmuz.2018
Üye No: 55446
Mesajlar: 7
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
4 Mesajına 5 Teşekkür Aldı
Standart

@Kazcynski, ülkücülere veya diğer faşistlere göre de anarşist, leninist, 'devrimci marksist' vs. arasında bir fark yok, hepsi moskof köpeğidir/haindir.

Bir şeyi anlamlı kılan 'fark'tır, birbirinden farklı olmayan bir şey yoktur. Anarşistlere göre tüm sosyalizm akımları aynıdır, çünkü birbirlerinden 'iktidar' hususunda ayrışırlar.

Bireyci+primitivist anarşistler ile toplumcu anarşistler arasındaki fark ne kadar keskinse, leninistler ve 'troçkistler' arasındaki fark da o kadar keskindir. Kazcynski* , medeniyeti, teknolojiyi hatta Zerzan dil ve sayı'yı -kısacası uygarlık ve onu yansıtan, insan ürünü olan- her şeyi reddediyor. Şimdi sen, Murray Boockhin/Kropotkin/Bakunin ile Zerzan/Ted/Stirner arasında bir fark yok diyebilir misin? Hatta toplumcu ve bireyci+ilkelciler bile kendi içinde ayrılabilir, keza Bakunin, birçok anarşist tarafından 'otoriter' olmakla bile suçlanmakta...

Senin saydığın anarşistler/anarkokomunistler, anarşizmin sosyalizme en yakın koludur. anarşizmin diğer kollar (özellikle postyapısalcılıkla birlikte) insan kavramının bile içini boşaltmakta ve kimliksizleşme siyasetine batmaktadır.

Sorunumuz, iktidarın meşruluğu sorunu değil. Bir anarşistle tartışacak olsaydım, stalin/troçki çelişkisinin birincil önemi olmayacaktı, bir anarşistle sosyalist tartıştığında birincil tartışma konusu 'iktidar'dır, ama bir leninist ile kendisine 'devrimci marksist' /yani troçkist/ diyen birisiyle tartışıldığında iktidar kavramı üzerinde tartışılmaz, o ortak paydadır.

Senin bahsettiğin farklara inersek, tartışma sosyalizm içindeki bir meselenin tartışılmasından ziyade, iktidar kavramının tartışılması olacak ve bu konu dışına çıkmaya iter.
OrthodoxCommunist isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21.Temmuz.2018, 02:52   #15
 
ÖzgürToplumsallık - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ÖzgürToplumsallık
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 11.Ocak.2016
Üye No: 54673
Mesajlar: 390
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 96
159 Mesajına 252 Teşekkür Aldı
Standart

Burada Troçkist bir arkadaş olsaydı ve o senin kendi çıkarımlarına yanıt verseydi daha iyi olurdu.Ben çıkarımlarını paylaşmana karşı değilim fakat dediğim gibi bir söz üzerinden kendi çıkarımını ifade etsen daha iyi olur.Burada sana benim Troçki adına karşı çıkmam biraz tuhaf kaçıyor.Fakat fikir vermek adına bir kaç şey yazacağım.

NEP ile beraber Troçki'nin etkisi azalmaya başlıyor. Ki zaten kendisi köylülüğü proleterya ile büyük bir çelişki olarak görme eğiliminde. Devrimi salt proleterya/gelişmiş batı ülkelerinin işçilerinin tekelinde tutuyor. Troçki, salt savaş komünizminin adamıydı: köylüyle beraber direnmek yerine, onu zor yoluyla kamulaştırdığını düşünüyordu /bunlar gulaglar değildi, birkaç köylü-feodal isyanı dışarıda tutmak gerekir/

Troçki NEP sürecinin başlamasıyla devre dışı bırakılmıyor.Stalin-Buharin yaklaşması ve sağ-sol muhalefetin oluşması süresinde devre dışı bırakma meselesi başlıyor.Bu da NEP in başlangıcı değil Lenin sonrası gelişen süreçtir.NEP in nasıl devam edeceği üzerine yapılan tartışmalardır.

Troçki sürekli devrim ön görmüştür.Bugünki kavramlarla DHD ya da MDD.O dönem için işçi-köylü iktidarı önermeleri Troçki de yoktur.Köylü destekli proletarya diktatörlüğü der.Tabii ki bunun gerçekleşmesini de dünya çapındaki bir devrime bağlar.

Sosyalizm tek bir ülkede inşa edilemez demek.Özellikle pre-kapitalist yapıların egemen olduğu Rusya gibi ülkelerde sosyalizmin inşasının dünya devrimine bağlı olduğunu ifade etmek demektir.

Troçki demokratik devrime karşıdır.Yani geniş köylü kitlelerin olduğu bir ülkede işçi-köylü iktidarı önerisine karşıdır.Fakat sosyalist programın yani köylülerin tümden mülksüzleştirilmesinin de hızlı bir kollektifleştirme süreciyle gerçekleştirilmesini eleştirmiştir.Sosyalist devrimi dünya devrimine bağlı ele alan bir anlayış için,sosyalist programın işletilmesini de ona göre önerir.


Hatırlarsan başlangıçta sol muhalefetin başı olarak Stalin ve Buharine karşı sanayileşme ve zengin köylülerin ayrıcalıklarını koruması açısından eleştirileri vardı.Sonraki süreçteki hızlı sanayileşme ve kollektivizasyon süreçlerini ise "maceracılık" olarak görüp eleştirmiştir.Sovyetler bir geçiş toplumu,dünya pazarından bağımsız değil ve sosyalizm tek bir ülkede inşa edilemeyeceğine göre bu geçiş sürecinde atılacak adımlar da ağır ve dünya devrimine bağlı şekilde olmalıdır.

Doğrudan demokrasiye çok takıntılıysak, Bakuninin dediği ve Mahno'nun ukraynada uyguladığı gibi küçük bir alanda, bir tane mitralyözle - o dönem mitralyöz, büyük bir güçtü, günümüzde o tür bir silah var mı bilmiyorum- ve kaybedecek hiçbirşeyi olmayan adamlarla başarılabilir, ama o mitralyöz tanklara işlemez ve kaybedersiniz. Birincil önemde olan, herkesin fikrini doğrudan alabilmek yerine, vatanı(devrimi korumak için hızlıca karar verebilmektir ve işe koyulmaktır. Bu da bürokrasi denilen şeyi yaratacaktır.

bunlara ilişkilenme biçimleri denir.Anarşistler küçük bir bölgede doğrudan-demokrasi falan önermezler.Ve her temsil sistemine de temsili demokrasi değildir.

Anarşistler federasyon önerirler.Karar alıp verme aşağıdan-yukarıya doğrudur.Böylece doğrudan-demokrasi aşağıdan yukarıya doğru işler.

Fakat devletler(her türlü merkeziyetçi örgütlenme) böyle değildir.İşleyiş tarzları üstten aşağıyadır.Bazılarında doğrudan katılım vardır fakat karar mercii değildirler.Karar mercii seçilen organlardan.Alt örgütler üst örgütlere tabii dir,özerk değildirler.

Devrimin bekaası illaki bürokrasi gerektirir ifadesini de ben tartışırım.Düşün ki bir ordu da komutanın ne yaptığını,nasıl yaptığını,iyi-ya da kötü yaptığı tartışamıyorsun.Bu bir ordu için felakettir.Bürokratikleşmiş bir yapı,yerel yapıların görüşleri ve aldığı kararlar olmadan ne kadar düzgün bir işleyişe sahip olabilir.

Komutan tabii ki savaş anında karar mercii dir.Anarşistler de bunu red etmiyorlar.Fakat komutanın sorgulanması,savaş birliklerinin eylem planı,ordunun eylem planı aşağıdan yukarıya örgütlenerek gerçekleşir.Gizlilik koşullarında ne ölçüde gerçekleşebiliyorsa öyle.Unutma senin öncü örgütün geleceğin toplumunun çekirdeği olmalı.

Keza Marx ile Bakunin Proleterya diktatörlüğünde anlaşmazlık yaşamazlar, Marx bu diktayı devlet aygıtı ile yürütürken Bakunin bunu salt proleteryaya devreder.

Bakunin Proletarya diktatörlüğü demez.Bırak dikta demeyi,Anarşizmi sadece proletarya ile de sınırlandırmaz.Köylüler,zanaatkarlar,işsizler,lümp enler,kadınlar,ezilen halklar,ekoloji...bütün ezilenlerin ortaklaşmasını önerir.

Böyle -kendiliğinden,örgütsüz, salt tarihsel yasalardan/ekonomiden- ötürü bir dünya devrimi mi bekliyor troçkistler, ki zaten böyle bir dünya devrim dalgası olsa Devlet'e de gerek kalmazdı ki.....


devletin varlığı ile dünya devriminin bir bağlantısı yok.Devlet bir örgütlenme biçimidir ve dünya çapında da bir devlet olabilir ki Troçkistler bunu öneriyorlar.Çünkü devletin varlığının maddi koşullar olduğunu diğer Marksistler gibi savunuyorlar.

Bunları sadece kafanda bir fikir olması için yazıyorum.Sevgilerimle.
ÖzgürToplumsallık isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21.Temmuz.2018, 13:41   #16
 
Kazcynski - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kazcynski
Emekçi
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 05.Nisan.2008
Üye No: 7057
Bulunduğu yer: Yeryüzü
Mesajlar: 2,395
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 983
834 Mesajına 1,973 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Anarşistlere göre tüm sosyalizm akımları aynıdır
Böyle birşey yok. Burada sosyalist diye belirtilenler Engels&Marks'tan sonrası ve Reel Sosyalizm deneyimi ise evet çoğunlukla böyle yaklaşılır ama Kropotkin, eserlerinde Marks öncesi ve sonrasındaki farklı sosyalist eğilimleri över. Marksizm'e ise "ekonomik metafizik" der. Tüm sosyalizm akımları aynı diye düşünülse enternasyonal'in kongrelerinde yer almazlardı herhalde.

Her düşünür, devrimci demek degildir. Stirner ile mesela bir Kropotkin arasında fark vardır.

Devrimcinin derdi kendi düşünsel devinimleriyle eğlenmek, doyum sağlamak değildir. Toplumun derdine ve geleceğine dair planları olmayana ne sosyalist ne de anarşist denmez.

Alıntı:
Senin bahsettiğin farklara inersek, tartışma sosyalizm içindeki bir meselenin tartışılmasından ziyade, iktidar kavramının tartışılması olacak ve bu konu dışına çıkmaya iter.
Sosyalizm'de iktidar bir azınlığın veya bir ulusun elinde olmaz. İşte Lenin/Stalin/Troçki ile Sosyalizm arasında farklara eğilmek lazım. "İktidar Sovyetler'e" diyenler de vardı. Rusya deneyimini salt reel sosyalizm açısından değerlendirmek eksik bir yaklaşım. Rusya'daki Mahno, Kropotkin, Neçayev gibi farklı isimler ve İtalya'daki Malatesta, İspanya'daki Durruti gibi çağdaşlarını birlikte değerlendirdiğimizde anlamlı farklılıklar çıkarabiliyoruz.

İktidarı kaybetmeden, sürgüne yollanmadan önceki Troçki ile Stalin arasında fark yoktur. Sonra ne yaptığının da bir anlamı yoktur. Bugün kendilerine Troçkist diyenler, onun bahsedilen sürgün hayatındaki muhalefetini çekici bulmuşlardır herhalde.

Yaklaşık 10 yıl önce Nestor mahlaslı üyemiz vardı. O da Troçki muhalefeti ile Makhno arasında bir sentez kurmuş gibiydi. Stalinizm diye bir tartışma konumuz vardı. O başlıkta anarşistlerden daha fazla tartışıyordu Stalinist, Troçkist geçinenlerle. İlgili başlığı bulup takip edelim derim.

Şu başlıkta ortalardaki ve sonlardaki mesajlar okunmaya değer: https://www.sosyalistforum3.net/showthread.php?t=13595
______________________________________________________
'Şiddet her zaman kötü değildir. Kötü olan şiddete duyulan tutkudur.' Jim Morrison

Kazcynski isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21.Temmuz.2018, 19:13   #17
 
OrthodoxCommunist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
OrthodoxCommunist
Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Temmuz.2018
Üye No: 55446
Mesajlar: 7
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
4 Mesajına 5 Teşekkür Aldı
Standart

Konu baya anarşizme evrildi, sanıyorum ki, anarşizmedair bilgi birikimim, Marksizme dair birikimimden daha fazladır.

Öncelikle şunu söyleyeyim ki: Bakunin'de ekoloji diye bir husus yoktur, ekoloji hususunda yazan çizen, bu konuda duyarlılık gösteren Gustavo Landauer'dir.

Keza devrim/evrim hususunda bile anarşistler(toplumcu) arasında çelişkiler vardır. Proudhon, Landauer(özellikle Landauer) kapitalist toplumdan dönüşü, bu toplumdan bağımsız komünler, ilişkiler kurarak başarmaya çalışır, Bakunin ise içinde hiyerarşi bulunduran, alt-üst ilişkisinin olduğu bir örgütle ve 'yıkma' yoluyla başarmaya çalışır. Landauer ise silah'ı da devlet'i eleştirdiği gibi eleştirir.
Proudhon da adım adım ademimerkezileşme/federalleşme vs. ile devletin etkinliğinin adım adım azaltılacağına inananlardandı, bu konuda Bakunin ile zıtlar.

Keza anarşistlerin, eğitim hususundaki görüşleri, özellikle Bakunin'in ''çocukları özgürlüğe hazır hale getirme'' düşüncesi, sizce de devletçi bir düşünce değil midir? Bakunin Devlet ve Din yerine toplumun baskısını savunur.

Ben de şunu soruyorum anarşistlere, anarşistlere göre ''ulus''u üreten aygıt devlet değil midir? Eğitim, din, hatta medya aracılığıyla? Bakunin, bireyleri eğitim ile kendi kafasındaki 'insan'a hazırlamak istemiyor mu? Bu devletçilik değil mi veya bunu yapabilmesi için bir devlete ihtiyaç duyulmuyor mu? Bakunin, bayrağı olmayan bir devlet fikrindedir. Özünde bakıldığında nasıl Stalin/Troçki arasında büyük bir çelişki bulamıyorsa anarşistler, ben de Marx/Bakunin arasında bir çelişki bulamıyorum İktidar hususunda. Birisi iktidarı Devlet'e, diğeri ''Toplum''a -eğitim vs tarafından yeniden üretilmiş topluma- devretmiştir. Bunda bir sakınca görmüyorum, ama bu eğitim'i de kurgulayan şey Devlet denilen şey değil midir aslında? -bunu gören günümüz anarşistlerinin eleştirileridir bunlar aynı zamanda, Bakunin, Anarşizm'in Stalin'idir. -

Keza, ekoloji hususunda söylediğim gibi, Bakunin'in ekoloji diye bir duyarlılığı yoktu, aksine Stalin'de hatta tüm devletçi düşüncelerde olduğu gibi üretimden, daha fazla üretimden, bunun gelişmesi için de üretimin, endüstrinin geliştirilmesi, ''birlik''ler halinde örgütlenmesini, merkezileşmesini ister, keza devrimi yapacak örgüt de hiyerarşik, merkezidir. Keza şu slogan bile ''herkesin emeğine göre'' bir merkeziyetçiliktir, bunun Stalin'in aşırı merkezi planlamacılığından çok farkı var mı?

Daha çok yazmak isterdim, işlerimden ötürü yazamıyorum. Abdullah Öcalan'ın etkilendiği Murray Bookchin eski leninistti ve o leninizmini anarşizme baya yansıtmıştı.

Anarşizm diyorsunuz, hangi anarşizm? Anarşistler sözde devlete karşılar ve bu konuda her anarşist ortak, silah hususunda (bakunin/proudhon+landauer vs.) , eğitimin örgütlenmesi hususnda vs. vs. ayrışmalar var değil mi?

Ben de diyorum ki, sizin dediğiniz gibi 'ulus' devlet tarafından üretilir, devletin olmadığı yerde toplum yoktur ve aslında eğitim aygıtının kullanıldığı yerde de ''devlet'' vardır, bu açıkça ilan edilsin veya ilan edilmesin.


*Acele yazdım, cümle hataları olabilir, daha detaylı yazacağım yakında.
OrthodoxCommunist isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21.Temmuz.2018, 19:47   #18
 
Kazcynski - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kazcynski
Emekçi
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 05.Nisan.2008
Üye No: 7057
Bulunduğu yer: Yeryüzü
Mesajlar: 2,395
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 983
834 Mesajına 1,973 Teşekkür Aldı
Standart

Bakunin, düşünsel yaşantısının yarısında anarşist değildi. Slav Birliği ile başlamış, bu birliğin sosyalist, devrimci bir amaç uğruna faaliyet gösterdiğine inanmıştır. Hatta bir döneminde antisemitist olduğu iddiaları bile var. Slav Birliği'nin faaliyetleri içinde böyle bir duruma düşmüş olabilir.

Godwin, Proudhon ise anarşizm kuramcılığı için epey erken örnekler diyebiliriz. Ama bize aktarılabilen anarşizm ve sosyalizm külliyatı çok çok eksik. Bu konuda sosyalistlerin de anarşistlerin de kuramcı ve eserleri hakkında çok fazla açığımız var.

Kropotkin anarşizm için en sistemli kuramcı bana göre. Bookchin de daha çok Kropotkin ile örtüşen fikirlerle külliyat oluşturdu. Son zamanlarında anarşizme de eleştirileri oldu ama fikri birikimini ortaya koyan eserlerinin genelinde Kropotkin etkisi veya benzerliği baskın şekilde görünüyor.

Kropotkin'in "Çağdaş Bilim ve Anarşi" kitabında hem anarşist hem de Marks, Reel Sosyalizm dışı külliyata dair bilgiler var. Eserlerin çoğunun çevirisini bulamadım ama takipteyim. İllaki çevrilir yavaş yavaş.
______________________________________________________
'Şiddet her zaman kötü değildir. Kötü olan şiddete duyulan tutkudur.' Jim Morrison

Kazcynski isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 2 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 2 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Çark Dönecek Çekiç Vuracak Sosyalist İktidar Kurulacak!
Saat...


Powered by vBulletin | Hosted by Linode.com